CGTN Türk Dış Haberler Servisi
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Gazze başta olmak üzere uluslararası ihtilaf ve çatışmaları çözme iddiasıyla kurulmasını önerdiği Barış Kurulu’nun imza töreni Davos’ta yapıldı. Uluslararası basında yer alan bilgiye göre, yeni yapılandırmada "Barış Kurulu", "Barış Yönetim Kurulu" ve "Gazze Yönetim Kurulu" şeklinde 3 ana organ bulunuyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı temsilen törene katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yanı sıra 18 ülkenin devlet ve hükümet başkanları, üst düzey temsilcileri, Barış Kurulu Şartı'na imza attı. Bu liderler arasında Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Paraguay Devlet Başkanı Santiago Pena, Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subiato yer aldı.
ABD'nin başta Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve İspanya gibi kilit müttefikleri imza törenine katılım göstermedi. Fransa, kurulun tüzüğünün Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve Gazze kararlarıyla çeliştiğini gerekçe göstererek sürece dahil olmayacağını bildirdi. Benzer şekilde Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da BM'nin halihazırda asli barış kurulu olduğunu vurgulayarak yapıya mesafeli durdu. AB kanadında sadece Bulgaristan ve Macaristan imza atarken; Rusya ve Çin davete rağmen henüz resmi bir yanıt vermedi.
Çin’den BM’ye destek
Davos’ta düzenlenen imza töreninde konuşan Trump’ın Barış Kurulu’nın en etkin uluslararası kurum olacağını söylemesi Birleşmiş Milletler’e (BM) alternatif olarak yorumlandı. Trump, önceki gün de Davos Zirvesi sırasında yaptığı açıklamada bitirdiğini öne sürdüğü savaşları sıralamış ve BM’nin beklentileri yerine getirmediğini söylemişti.
Trump’ın Barış Kurulu’nun gündeme gelmesi üzerine Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Caikun, başkent Pekin’de düzenlendiği toplantıda Barış Kurulu’na katılp katılmayacakları yönündeki soruyu yanıtsız bıraksa da BM’ye verdikleri desteği yineledi. Çin'in daima çok taraflılıktan yana olduğunu ifade eden Sözcü Guo, "Uluslararası manzara nasıl değişirse değişsin, Çin, merkezinde BM'nin olduğu uluslararası sisteme, BM Şartı'nın amaç ve ilkelerine ve uluslararası hukuka dayalı düzene daima bağlı kalacaktır." dedi.
“Çin ve Rusya boğun eğmeyecek”
ABD Başkanı Donald Trump’ın Barış Kurulu’na Avrupalı devletler büyük oranda olumsuz yanıt verirken kıta basını da Washington yönetiminin BM’yi etkisiz kılma planlarına dikkat çekiyor. Almanya’nın önde gelen gazetelerinden Taz, Trump’ın Barış Kurulu’nın esas olarak BM’ye alternatif üretmek olduğunun savunarak “Trump'ın asıl niyeti ne zamandır gözüne batan BM dahil olmak üzere eski dünya düzenini yıkıp yenisini inşa etmek. Üstelik kendi mutlak liderliğinde. Bu konseyde son söz başkana yani elbette Trump'a ait. Hangi devletlerin üye olabileceğine ve hangilerinin üye kalabileceğine de o karar veriyor.” diye yazdı. Gazete, Barış Kurulu’na katılan devletlerin ortak noktasının olmaması ve Trump’ın egosu nedeniyle platformun dağılacağı öngörüsünde bulundu.
Almanya’nın önde gelen bir başka gazetesi Frankfurter Allgemeine Zeitung da Trump’ın asıl niyetinin BM’yi zayıflatmak olduğunu ancak Çin ile Rusya’nın buna direneceğini aktararak şunları kaydetti:
“Başta Barış Kurulu, Gazze Şeridi'ndeki barış sürecine eşlik etmek üzere kurulacaktı. Ancak tüzüğün giriş bölümü, Trump'ın niyetinin paralel bir örgüt kurarak Birleşmiş Milletler'i zayıflatmak olduğuna dair hiç şüphe bırakmıyor. Bu durum, Trump'ın 'Barış Kurulu' önemli güçlerden kabul görmese dahi zaten kırılgan olan uluslararası düzeni daha da aşındırabilir. Şurası muhtemel: Rusya ve Çin, Trump'a boyun eğmeye pek hevesli olmayacaklardır. Avrupalılar da buna 'hayır' demeli.”




