İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum sel felaketinin yaşandığı İstanbul Ayazağa'da basın açıklaması yaptı.

Kurum, "Kayıp vatandaşlarımız için arama faaliyetleri sürüyor. Kalıcı çözümlere ilişkin istişarelerde bulunacağız. Vatandaşlarımızın neye ihtiyacı varsa biz buna hazırız. Hiçbir vatandaşımızın mağdur olmayacağı bir çözümü ortaya koyacağız" dedi.

"Değerli arkadaşlar, öncelikle tekrar İstanbul'umuza, tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. 83 yılın en yüksek yağışının alındığı, şu ana kadar yaklaşık 273 kilogram yağışın düştüğü büyük bir afetten bahsediyoruz. Afetin ilk anından itibaren devletimizin tüm birimleri, valimizin koordinasyonunda AFAD'ımızla, Kızılay'ımızla, tüm emniyet birimlerimizle ve yerel yönetimlerimizle birlikte bir çalışma sergiliyoruz. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Yakınlarına, sevenlerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

Bakan Çiftçi de, "Kaybolan bir vatandaşımız sağ bulundu diğer 4 vatandaşlarımızın araması devam ediyor" dedi.

CHP'nin İstanbul İl Başkanlığına Mehmet Ali Yüksel atandı
CHP'nin İstanbul İl Başkanlığına Mehmet Ali Yüksel atandı
İçeriği Görüntüle

"1942'den bu yana yaşanan en büyük sel felaketi"

Bakan Çiftçi Ayazağa'da açıklamalarda bulundu. Çiftçi "Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Dün Ankara'da AFAD koordinasyon merkezinde olayları yönetmeye gayret ettim. 14 Ekim'de MGM 42 ilde sarı 6 ilde de turuncu kod vermişti. Dün 36'ya turuncu 4'e düştü. Bugün de 26 ilde şu an sarı kod devam ediyor. Şu anda 4 vatandaşımız kayıp olarak aranıyor. Onlardan haber almaya çalışıyoruz. Uyarı verilen yerlerde 60 bine yakın personelimiz sahadalar. 1942 yılından beri yaşanan en büyük sel felaketini yaşıyoruz. 5 kayıptan biri kendi çıkıp geldi. Telefonunun şarjı bittiği için kayıp ihbarı verildiğini söyledi. Bu afetten dolayı bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hasar tespit çalışmaları devam ediyor. İstanbul'da 9 bin 850 ihbar alındı. Devletin tüm birimleri sahada. Bütün ekiplerimize teşekkür ediyorum" dedi.

Bakan Kurum'un açıklamasından öne çıkanlar ise şu şekilde:

"Tabii, afetin en yoğun yaşandığı yer burası. Birçok binanın alt katını su bastı. Vatandaşlarımızın altyapı işlerine ilişkin sıkıntılarını ve problemlerini burada hep birlikte değerlendirdik. Tabii şunu ifade etmek gerekir ki kentleşme ve planlı altyapı bugün için en önemli iş. Bu afetleri bundan sonra da daha sık yaşayacağımızı dün de ifade ettim. İklim değişiyor. İklim değişikliğinin etkileri, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şiddet ve sıklık açısından giderek artıyor. Dolayısıyla iklim değişikliğiyle mücadele etmek bir tercih değil, zorunluluk. Bu anlamda İstanbul'u depreme hazırlamak, İstanbul'u planlı kentleşmeyle birlikte inşa etmek, işte böylesi afetlere karşı tedbir almak demek. Bu manada vatandaşımızın, olayın içeriğine de baktığımızda, buradaki kapalı dere kesitinden kaynaklı su baskınlarının ve altyapının burada yetersiz olması, yine çarpık kentleşme diyeceğimiz yerleşimin burada mevcut olması sebebiyle bu sorunu yaşadığını gördük. Bu tespitleri yapacağız.

Önceliğimiz, bir afet yaşadık ve bu afet sonrasında vatandaşlarımızın ne ihtiyacı varsa devletimizin tüm birimleriyle birlikte bu ihtiyaçları öncelikle gidereceğiz. Barınma ihtiyacı olana barınma, gıda ihtiyacı olana gıda sağlayacağız. Binalardaki bu rüsubatın ve yine bodrum katlarda bilhassa yaşanan su baskını sorunlarının aşılmasına ilişkin valiliğimiz koordinasyonunda bu çalışmaları yapacağız. Önce bu afetin izlerini kaldıracağız. Acımızı yaşayacağız ama bir taraftan da kayıp vatandaşlarımız var. Kayıp vatandaşlarımızı bulmak için ekiplerimiz ve emniyet güçlerimiz arama faaliyetlerini hızlı bir şekilde yürütüyor. Ardından da burada kalıcı çözümlere ilişkin vatandaşlarımızla istişare edeceğiz. Bu istişare çerçevesinde Ayazağa'nın, Sarıyer'in, İstanbul'un neye ihtiyacı varsa bunu karşılamaya hazır olduğumuzu ifade ettik. Vatandaşımıza da bunu söylüyoruz.

Hiçbir vatandaşımızın mağdur olmayacağı bir çözümü burada hep birlikte ortaya koyacağız. Yarım kalan dere ıslahının devamı burada çok önemli. Buna ilişkin yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Belediye Başkan Vekilimiz ve Sarıyer Belediye Başkanımızla görüşmeler yaptık. Burada bu sorunun aşılmasına ilişkin yapılması gerekenleri birlikte yapmak üzere bir karar aldık. Dere ıslahının tamamlanması hem Ayazağa'da hem de Cendere'de çok çok önemli. Biz istiyoruz ki bundan sonraki afetlerde annelerimiz, babalarımız Ayazağa'da, Sarıyer'de aynı sorunu yaşamasın."