Almanya Başbakanı Friedrich Merz, bu sabah uçakla Beijing Başkent Uluslararası Havalimanı'na vararak resmi Çin ziyaretine başladı. Bu, Merz'in göreve başlamasından sonra Çin'e yaptığı ilk ziyaret olma niteliği taşıyor. Merz, At Yılı'nda Çin'in ağırladığı ilk yabancı lider oldu.
Almanya Başbakanı Merz Çin ziyareti sırasında, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ile bir araya gelecek. Çin Başbakanı Li Qiang ile de görüşecek olan Merz, ikili ilişkiler ve her iki tarafı ilgilendiren ortak konular üzerinde fikir alışverişinde bulunacak.
Merz, Pekin'de Çin'in eski imparatorluk sarayı Yasak Şehir'i ve Alman otomotiv devi Mercedes Benz ile rüzgar türbini üreticisi Siemens Energy'nin merkezlerini ziyaret edecek.
Pekin'in ardından Hangcou şehrinde geçecek olan Merz, burada Çinli robotik firması Unitree'nin merkezini gezecek.
Rekor düzeyde iş dünyası heyeti
Merz'e, Mercedes-Benz, BMW, Volkswagen, Bayer, Siemens ve Adidas gibi Almanya'nın önde gelen şirketlerinden yaklaşık 30 üst düzey yönetici eşlik ediyor.
Heyete katılma talebinin mevcut kontenjanın çok üzerinde olduğu bildiriliyor. Bu heyet, Angela Merkel döneminden bu yana bir Alman Şansölyesi'ne yurtdışı gezisinde eşlik eden en büyük iş dünyası heyeti olma özelliğini taşıyor.
"Çok gecikmiş bir ziyaret"
Birçok Alman medya kuruluşu ziyareti "çok gecikmiş" olarak nitelendirdi.
Geçen yıl Mayıs ayında göreve gelen Merz, Çin'i ziyaret etme niyetini defalarca dile getirmiş, gözlemciler ziyaretin geçen sonbaharda gerçekleşmesini bekliyordu.
Ancak çeşitli nedenlerle ertelenen ziyaret, son dönemde Avrupalı liderlerin Çin'e gerçekleştirdiği ziyaret dalgasıyla birlikte Almanya'da bir aciliyet duygusu yarattı.
Ticarette rekor ve güçlü bağlar
Son yıllarda "sistemik rakip" ve "risk azaltma" gibi söylemler Almanya'nın Çin politikasını zaman zaman karmaşık hale getirse de Alman iş dünyasının ilgisi ve eylemleri siyasi söylemlerden daha güçlü dile getiriliyor.
Almanya Federal İstatistik Ofisi verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında geçen yıla oranla %2,1 artarak 251,8 milyar euroya (296,6 milyar dolar) ulaştı. Bu rakamla Çin, ABD'yi geride bırakarak Almanya'nın en büyük ticaret ortağı konumunu pekiştirdi.
İkili ticaretin son yıllarda istikrarlı şekilde 200 milyar doların üzerinde seyrettiği, karşılıklı yatırım stokunun ise 65 milyar doları aşarak toplam Çin-AB hacminin dörtte birine yaklaştığı belirtiliyor. Bu somut veriler, "risk azaltma" söylemlerine karşı Çin-Almanya ekonomik bağlarının güçlü iç ivmesini gözler önüne seriyor.
Stratejik çevrelerden "Akıllı Çin Stratejisi" çağrısı
Merz'in ziyaretiyle eş zamanlı olarak, Almanya'nın stratejik çevrelerinde "akıllı bir Çin stratejisi" geliştirilmesi ve olumlu, pragmatik ikili ilişkilerin teşvik edilmesi yönünde sesler yükseliyor.
Çin'deki Alman Ticaret Odası'nın anketine katılanların %64'ü, Alman hükümetinin Çin'in Almanya'daki imajını iyileştirmesini bekliyor. Alman Sanayi ve Ticaret Odası'ndan üst düzey bir yetkili ise Çin'i "güvenilir bir ekonomik ortak" olarak nitelendirerek, "ABD Başkanı Donald Trump'ın tutarsız davranışları göz önüne alındığında, Çin şu anda daha öngörülebilir bir ortak" değerlendirmesinde bulundu.
Bazı Alman akademisyenler de sözde "risk azaltma" politikasının çok az şey başardığını savunarak, Almanya'yı "sistemik rakip" çerçevesinden uzaklaşmaya ve ortak öncelikli alanlarda işbirliğini genişletmeye çağırıyor. Bu görüşler, Almanya ve Avrupa genelinde jeopolitik gürültü yerine somut işbirliği fırsatlarına odaklanma eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor.
Değişen dünya düzeninde Çin-Almanya ilişkileri
Uluslararası ortamın derin bir dönüşümden geçtiği, ABD'nin tek taraflılık ve korumacılık politikalarının Avrupa ülkelerini dış ilişkilerini yeniden değerlendirmeye ittiği bir dönemde, Çin-Almanya ilişkileri daha geniş bir perspektiften ele alınıyor.
Dünyanın ikinci büyük ekonomisi ve serbest ticaretin güçlü savunucusu olarak Çin ile yapıcı işbirliğinin, daha adil ve eşitlikçi bir küresel yönetim sistemine katkı sağlayacağı vurgulanıyor. İki ülkenin, karşılıklı saygı ve ortak zemin arama ilkelerine bağlı kalarak tek taraflılığa karşı durması ve kazan-kazan işbirliğini geliştirmesi, AB ve tüm Batı dünyası için büyük önem taşıyor.
Geleceğe bakış: Hangzhou ziyareti ve yeni bir sayfa
15. Beş Yıllık Plan'ın başlangıcı olan bu yıl Çin, yüksek kaliteli kalkınmayı teşvik ediyor ve yüksek düzeyde dışa açılımını genişleterek Alman şirketlerine önemli pazar fırsatları sunuyor. Merz'in, Çinli robotik şirketlerini ziyaret etmek üzere Hangzhou'ya özel bir gezi yapacak olması, Çin'in gelişimini daha yakından anlama niyetinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Sürekli diyalog ve etkileşimin, gerçek, çok boyutlu ve kapsamlı bir Çin algısı için gerekli olduğu vurgulanıyor. Çin tarafı, Alman tarafının Çin'in gelişimini daha iyi anlamasıyla birlikte, ikili yatırım işbirliği için daha fazla politika desteği sağlanmasını ve Çinli işletmelere yönelik adil, şeffaf bir iş ortamı oluşturulmasını bekliyor.
Çalkantılı değişimlerin yaşandığı bir dünyada diyalog ve kazan-kazan işbirliğinin sıfır toplamlı rekabetten daha kalıcı ve değerli olduğu yönündeki değerlendirmeler ağırlıkta. Şansölye Merz'in ziyareti, yalnızca Çin-Almanya ilişkilerinin yeniden şekillenmesinde değil, aynı zamanda değişen koşullar altında Çin-Avrupa ilişkilerinin yeniden düzenlenmesinde de önemli bir adım olarak görülüyor. Ziyaretin, iki ülke arasındaki kapsamlı stratejik ortaklıkta yeni bir sayfa açması ve dünya ekonomisinin istikrarlı büyümesine katkıda bulunması bekleniyor.




