Japonya yeninin değer kaybını durdurmak amacıyla ABD ile koordineli döviz müdahalesine gitmesi, Tokyo’nun ekonomi politikasındaki çıkmazını yeniden gündeme getirdi. Nikkei Asia’da yayımlanan yazısında gazeteci Shigesaburo Okumura, müdahaleyi Japonya açısından bir “yenilgi” olarak değerlendirdi ve hükümetin yenin değerini desteklemek için makroekonomi politikasını değiştirmesi gerektiğini belirtti.

Okumura, 1998’deki Asya finansal krizi sırasında Japonya ile ABD’nin gerçekleştirdiği ortak müdahaleyi hatırlattı. O dönemde yen, dolar karşısında 110 seviyelerinden 146’ya kadar gerilemiş; 17 Haziran 1998’de Washington ve Tokyo yen alıp dolar satarak para biriminin düşüşünü durdurmaya çalışmıştı. ABD, karşılığında Japonya’dan bankacılık sistemindeki batık kredileri hızla temizlemesini istemişti. Ancak Japon hükümeti gerekli adımları atmakta gecikmiş ve ülke daha sonra uzun süreli deflasyon dönemine girmişti.

Yazar, 28 yıl sonra benzer bir tablonun ortaya çıktığını belirtti. Yenin dolar karşısında 160 seviyesinin üzerine çıkmasının ardından Japon hükümetinin sözlü müdahaleleri sonuç vermedi ve Tokyo, Temmuz sonunda 1998’den bu yana ilk kez ABD ile koordineli bir döviz müdahalesine başvurdu. Okumura’ya göre bu durum, Japonya’nın yenin değer kaybını kendi ekonomi politikalarıyla tersine çeviremediğini ve ABD’nin desteğine ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.

İran’dan ABD’nin kara saldırısı iddialarına yanıt: “Hayal ürünü”
İran’dan ABD’nin kara saldırısı iddialarına yanıt: “Hayal ürünü”
İçeriği Görüntüle

ABD Başkanı Donald Trump’ın müdahaleye ilişkin açıklamaları da iki ülke arasındaki güç dengesine işaret etti. Trump, Japonya’nın yen zayıfladığı için biraz yardım istediğini söylerken, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de Japonya’nın yenin “daha normal bir denge fiyatına” dönmesini sağlayacak politikaları uygulamaya devam etmesini beklediklerini belirtti. Okumura ise müdahalenin yarattığı “fırsat penceresinin” ekonomi politikasında köklü bir değişiklik için kullanılması gerektiğini vurguluyor.