ABD Adalet Bakanlığı, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’ya karşı hazırlanan iddianamedeki “Güneşler Karteli” lideri ifadelerini revize ederek çıkardı.
"Örgüt ifadesi" iddianamaden kaldırıldı
Güncellenen iddianamede, Maduro’nun sözde kartelin lideri olduğuna dair önceki ifadelere yer verilmezken, bu yapı artık örgüt olarak gösterilmedi.
Yeni versiyonda, eski 2020 tarihli iddianamede “Güneşler Karteli” terimi 32 kez geçerken, güncellenmiş belgede bu ifade sadece birkaç kez geçiyor ve örgüt yapısından ziyade, devlette nüfuz sahibi grupların uyuşturucu gelirlerinden faydalandıkları bir patronaj sistemi olarak betimlendi.
Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) destek vermedi!
Trump yönetimindeki ABD Hazine Bakanlığı ve ardından Dışişleri Bakanlığı, 2025 yılı Şubat ayında 'Güneşler Karteli'ni Yabancı Terör Örgütü olarak tanımlamıştı. Ancak bu tanım, Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA), Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) ile Avrupa Birliği'nin teknik raporlarında herhangi bir destek bulmadı. Söz konusu kurumların hiçbirinin uyuşturucu kaçakçılığına ilişkin yıllık değerlendirme raporlarında bu gruba dair herhangi bir atıf yer almadı.
DEA raporunda dikkat çeken detay: "Önemli bir uyuşturucu geçiş bölgesi değil"
ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA), 2025 Ulusal Uyuşturucu Tehdit Değerlendirmesi raporunda Amerika kıtasındaki uyuşturucu kaçakçılığı rotalarını doğru bir şekilde detaylandırıyor, ancak Venezuela'yı önemli bir geçiş ülkesi olarak göstermiyor ve "Güneşler Karteli"nden de hiçbir bölümde bahsetmiyor . Aynı durum BM ve Avrupa Uyuşturucu ve Bağımlılık İzleme Merkezi raporlarında da geçerli.
Güneşler Karteli anlatısı nereden geliyor?
Yaygın anlatıya göre Güneşler Karteli ifadesi Kolombiya ve Meksika kartelleriyle ittifak halinde uyuşturucu kaçakçılığına karışmış bir Venezuelalı generaller ağını içeriyor. 2015 yılında Güneşler Karteli'nin varlığının bir kamuoyunda yer bulmasıyla birlikte Venezuela'nın ismi uyuşturucu kaçakçıluğuyla anılmaya başladı.
Bununla birlikte, uluslararası raporlar ve uzman değerlendirmeleri, Venezuela hakkındaki uyuşturucu üretimi, kaçakçılığı ve tüketimiyle ilgili bazı yaygın iddiaların büyük ölçüde abartıldığını veya çelişkili olduğunu gösterdi.
Latin Amerikalı araştırmacı Fernando Casado’ya göre, bu tür suçlamalara ilişkin kanıtlar “gözle görülür derecede yetersiz” olup, büyük ölçüde güvenilirliği tartışmalı tanık ifadelerine dayanıyor.
DEA raporlarında "geçiş noktası" olarak anılmadı!
Trump'ın iddiasının aksine Venezuela hiçbir zaman resmi raporlarda narko-devlet olarak geçmedi. Tam tersine DEA raporlarında şu ifade kullanıldı:
Kokain; Kolombiya, Peru ve Bolivya’da üretilmekte, ardından Meksika kartelleri tarafından Orta Amerika üzerinden karayoluyla ya da deniz yoluyla Porto Riko ve Dominik Cumhuriyeti gibi Karayip adalarına taşınmaktadır. Ele geçirilen uyuşturucuların büyük bölümü ise Meksika sınırındaki California eyaletinde yakalanmaktadır.
Birleşmiş Milletler de ABD'nin anlatısını yalanladı
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) son verileri de bu tanımı çürüttü.
UNODC, yasa dışı uyuşturucu kaçakçılığıyla ilgili küresel olaylara ait çok kaynaklı bir veri seti kullanır; bu veriler tespit ve gözetim gibi istihbarat verilerinin yanı sıra, uyuşturucuya müdahale ve kolluk kuvveti uygulama verilerinden derlenir.
UNODC verileri Transit Bölgesi üzerinden bilinen yasa dışı uyuşturucu akışını tahmin etmek için mevcut en güvenilir yetkili kaynaktır.
"15 yıldır bölgede uyuşturucu bulunmuyor"
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin 2025 Dünya Uyuşturucu Raporu, Venezuela’yı küresel uyuşturucu üreticisi veya önemli bir kaçakçılık merkezi olarak raporlamayarak, iddia edilen “Güneş Karteli” efsanesine yönelik uluslararası veri tabanındaki güçlü kanıt eksikliğini ortaya koydu.
BM Uyuşturucu ve Suç Ofisi'ne (UNODC) göre, Venezuela son 15 yılda koka yaprağı yetiştiriciliği, esrar ve kokain işleme faaliyetlerinden arındırılmış bir bölge olarak kendini sağlamlaştırmayı başardı.




