ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü tarafından yayımlanan 2026 Yıllık Tehdit Değerlendirme Raporu, küresel güvenlik dengelerine ilişkin dikkat çeken tespitler içerirken, özellikle nükleer ve füze kapasitesi üzerinden bazı ülkelerin hedef alınması, uluslararası kamuoyunda tartışma yarattı.

Beş ülke “başlıca tehdit” olarak gösterildi

Raporda Çin, Rusya, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, İran ve Pakistan, ABD için en büyük tehditler arasında gösterildi.

Raporda bu ülkelerin gelişmiş füze sistemleri ve nükleer kapasite çalışmalarına devam ettiği iddia edilirken, 2035 yılına kadar füze sayılarının ciddi şekilde artabileceği öne sürüldü.

Füze ve İHA vurgusu öne çıktı

ABD raporunda, saldırı dronlarının yaygınlaşmasına rağmen söz konusu ülkelerin özellikle balistik ve gelişmiş füze teknolojilerine öncelik verdiği belirtildi. Bu yaklaşımın küresel güvenlik açısından risk oluşturduğu iddia edildi.

Türkiye detayı dikkat çekti

Raporda Türkiye’nin de yer aldığı bazı ülkeler için ayrı bir değerlendirme yapıldı. Türkiye ile birlikte Mısır, İsrail, Pakistan ve BAE gibi ülkelerin, bölgesel çıkarlarını korumak amacıyla askeri araçlar, vekil güçler ve çeşitli destek unsurları kullanabileceği öne sürüldü.

Bu değerlendirme, Türkiye’nin bulunduğu bölgede artan jeopolitik rolüne ilişkin Batılı analizlerin bir yansıması olarak yorumlandı.

Hizbullah’tan İsrail hedeflerine roketli saldırı
Hizbullah’tan İsrail hedeflerine roketli saldırı
İçeriği Görüntüle

Batılı raporlara yönelik eleştiriler sürüyor

Söz konusu rapor, ABD’nin küresel güvenlik yaklaşımını yansıtırken, bazı çevreler tarafından tek taraflı ve siyasi değerlendirmeler içerdiği yönünde eleştiriliyor.

Uzmanlar, bu tür raporların uluslararası ilişkilerde algı yönetimi ve stratejik yönlendirme aracı olarak da kullanılabileceğini belirtiyor.