CGTN Türk Dış Haberler Servisi

ABD’nin Batı Yarımküre’de etki arayışları, Washington’un “Donroe Doktrini” planıyla sürüyor. Latin Amerika’da ABD işbirlikçisi isimler, bir bir iktidara gelirken hem seçimlere müdahale hem de Washington’un kıtadaki “arka bahçe” politikaları yeniden gündemde.

ABD Başkanı Donald Trump’a hayranlığıyla bilinen El Salvador Devlet Başkanı Naib Bukele, Washington'a hizalı politikalarına rağmen Beyaz Saray'a yaranamıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkenin limanları kritik altyapısının “yabancı güçlerin etkilerinden” korunmasını istedi. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında doğrudan Çin’in adı geçmese de EFE, uyarının Pekin’i hedef alıyor olabileceğine dikkat çekti. Rubio ayrıca El Salvador’a, Birleşmiş Milletler’de Küba hükümetine karşı oy kullanması çağrısında da bulundu.


ABD Dışişleri Bakanlığı, El Salvador’dan BM’de ortak öncelikleri desteklemek üzere ABD ve benzer görüşlere sahip ülkelerle birlikte hareket etmesini de istedi.

BM Küba ambargosunu oylayacak

BM Genel Kurulu, Küba’nın ABD ablukasının sona erdirilmesi talebiyle her yıl sunduğu karar tasarısını 28 Ekim’de oylayacak. Tasarı, 2025’te 165 ülkenin desteğini alırken 7 ülke karşı oy kullanmış, 12 ülke ise çekimser kalmıştı. El Salvador, geçen yılki oylamaya katılmamıştı.

Bukele, Donald Trump yönetiminin ikinci başkanlık döneminin başlamasından bu yana ABD’nin Latin Amerika’daki başlıca müttefiklerinden biri oldu. İki ülke yönetimi, ABD’den sınır dışı edilen göçmenlerin El Salvador’daki Terörizmle Mücadele Merkezi (CECOT) adlı yüksek güvenlikli hapishaneye gönderilmesini öngören bir anlaşmaya da imza attı.

ABD neden rahatsız?

Rubio ise Çin’in Latin Amerika’daki etkisini sınırlandırmaya yönelik yoğun bir diplomatik strateji izliyor. Pekin, bölge genelinde altyapı projelerine yaptığı büyük yatırımlarla ekonomik ve siyasi nüfuzunu artırmış durumda.

Zelenskiy, Trump'ı hiçe saydı: Rus rafinerilerine saldırı emri!
Zelenskiy, Trump'ı hiçe saydı: Rus rafinerilerine saldırı emri!
İçeriği Görüntüle

Rubio, 2025’te ABD Dışişleri Bakanı olarak gerçekleştirdiği ilk yurt dışı ziyaretini Panama’ya yapmıştı. Ziyaret sırasında Panama yönetimine baskı uygulayan Rubio, ülkenin stratejik öneme sahip kanalının Çinli şirketlerle bağlarının kesilmesini istemişti.

2019’da Devlet Başkanı Nayib Bukele’nin Çin ziyareti sırasında ilişkilerin ekonomik boyutunu geliştirme hedefi öne çıktı. Çin, El Salvador’da altyapı ve turizm projelerine destek vermeye başladı. Çin, 2025’te ABD’nin ardından El Salvador’un ikinci büyük ithalat kaynağı oldu. El Salvador Çin’den cep telefonu, bilgisayar, araç, motosiklet ve sanayi girdileri gibi ürünler alıyor.

Washington’ın stratejisi, Çin’in Latin Amerika ekonomilerindeki konumu nedeniyle önemli sınırlarla karşı karşıya. Çin ile Latin Amerika ve Karayipler arasındaki ticaret 2024’te 500 milyar doların üzerine çıktı. Bölge ülkeleri Çin’e başta tarım ürünleri, madenler ve enerji kaynakları ihraç ederken Çin’den sanayi ürünleri, makine, elektronik ve teknoloji tedarik ediyor. Çin’in Latin Amerika’daki varlığı son yıllarda geleneksel hammadde ticaretinin ötesine de geçti. Enerji şebekeleri, yenilenebilir enerji, elektrikli araç üretimi, limanlar ve dijital altyapı yatırımları, Pekin’in bölgedeki ekonomik ilişkilerini çeşitlendirdi. Bu durum, ABD’nin yalnızca ticari kısıtlamalarla Çin’in etkisini azaltmasını daha da zorlaştırıyor.

Washington Küba'yı neden yalnızlaştırmak istiyor?

ABD, onlarca yıldır yürürlükte olan ticaret ve finans kısıtlamalarını kullanarak Küba hükümetini ekonomik açıdan baskı altında tutuyor. Son dönemde yakıt tedarikine yönelik baskılar da ülkenin enerji krizini ağırlaştırdı. Bu baskı araçlarıyla Trump yönetimi, Küba'da da kendi çıkarlarına hizmet edecek bir yönetim arayışında.

Trump yönetimi, Küba'nın ABD'nin bölgesel güvenlik çıkarlarıyla çatıştığını düşündüğü ilişkilerini de baskı politikasının parçası olarak ele alıyor. "Ulusal güvenlik" bahanesiyle baskı altında tuttuğu Küba'yı Latin Amerika'da yalnızlaştırmak isteyen ABD, bu sayede Havana'nın manevra alanını da kısıtlıyor.

Donroe Doktrini nedir?

“Donroe Doktrini“ Trump yönetiminin Batı Yarımküre’de ABD’nin siyasi, ekonomik ve güvenlik nüfuzunu yeniden güçlendirmeyi hedefleyen dış politika yaklaşımı. 19. yüzyıldaki Monroe Doktrini’ne atıf yapan bu yaklaşım, bölge dışı ülkelerin Latin Amerika ve Karayipler’deki etkisini sınırlandırmayı ve ABD’nin bölgedeki stratejik çıkarlarını daha doğrudan korumayı öngörüyor.