İsrail “öldü” dedi, Laricani’den imzalı mesaj geldi
İsrail “öldü” dedi, Laricani’den imzalı mesaj geldi
İçeriği Görüntüle

ABD’de gerçekleştirilen yeni bir akademik araştırma, toplumda “kıyamet” inancının giderek yaygınlaştığını ortaya koyarken, bu durumun bireylerin küresel riskleri algılama biçimini doğrudan etkilediği değerlendiriliyor.

Araştırmaya göre, söz konusu düşünce artık marjinal bir görüş olmaktan çıkarak geniş kesimlere yayılmış durumda.

Araştırma sonuçları dikkat çekti

Kanada’daki British Columbia Üniversitesi ile ABD’deki California Üniversitesi Irvine tarafından yürütülen çalışmada, 1.400’den fazla Amerikalı ile görüşmeler yapıldı. Elde edilen verilere göre katılımcıların yaklaşık yüzde 29 ila yüzde 39’u, içinde bulunulan dönemin “son zamanlar” olduğuna inanıyor.

Araştırmada, bu inancın yalnızca dini gruplarla sınırlı olmadığı; seküler kesimler ve teknoloji çevrelerinde de benzer eğilimlerin görüldüğü belirtildi.

Kıyamet inançları farklı nedenlere dayanıyor

Araştırmacılar, kıyamet algısının tek tip olmadığını vurguladı. Buna göre:

  • Bazı katılımcılar, dünyanın sonunun iklim krizi, nükleer tehditler ve kontrolsüz teknoloji nedeniyle geleceğini düşünüyor

  • Bazıları ise bu süreci ilahi bir planın parçası olarak değerlendiriyor

Bu kapsamda geliştirilen ölçekte; sonun yakınlığı, nedeni, bireysel kontrol algısı ve bu sürecin korkulacak mı yoksa kabul edilecek bir gelişme mi olduğu gibi başlıklar öne çıkıyor.

Risk algısını doğrudan etkiliyor

Araştırma, kıyamet inancının bireylerin küresel tehditlere yaklaşımını belirgin şekilde etkilediğini ortaya koydu. Verilere göre:

  • Tehdit algısındaki farklılığın yaklaşık yüzde 15’i

  • Risk alma eğiliminin ise yüzde 16’sı

bu inançla ilişkilendiriliyor. Bu oranların, siyasi görüş veya gelir düzeyi gibi faktörlerden daha yüksek olduğu belirtildi.

Özellikle dünyanın sonunun insan kaynaklı olacağını düşünen bireylerin, küresel riskleri daha ciddi ve acil gördüğü ifade edildi.