CGTN Türk Dış Haberler Servisi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İran’a dönük başarısız saldırıların faturasını müttefiklerine kesmeye devam ediyor. Hürmüz Boğazı için NATO’dan beklediği desteği bulamayan ABD Başkanı Donald Trump, “kağıttan kaplana” benzettiği ittifaktan ayrılma sinyali verdi. Trump’ın NATO’dan ayrılmasının Trans-Atlantik hattında büyük kopuşu tetikleyebileceğini tartışanların yanı sıra bu hamlenin doğrudan Türkiye’yi hedef alacağını savunanlar da dikkat çekiyor.

İran’a karşı askeri saldırıların ABD’nin ulusal çıkarlarına aykırı biçimde İsrail’in baskısıyla yapıldığını itiraf ederek istifasını sunan eski Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Jeo Kent sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada “Ne yazık ki bize yabancı karmaşalardan kaçınmak için NATO’dan ayrılmayacağız. Türkiye ve İsrail’in Suriye sahasında çatışması sırasında İsrail’in yanında yer alabilmek için NATO’dan ayrılacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail'in hedefi Türkiye

Suriye’de Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından başkent Şam’ın yaklaşık 20 km yakınına kadar işgalini genişleten İsrail’in Doğu Akdeniz’de son dönemlerde Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile kurduğu Türkiye karşıtı ittifak dikkat çekiyor.

İsrail eski başbakanı Naftali Bennet’in “Yeni İran, Türkiye’dir” ifadesini kullandığı dönemde elinde bulundurduğu maddi imkanlar aracılığı ile Amerikan seçimlerinin ve siyasetinin belirleyicileri arasında kabul edilen Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef almıştı.

İsrail, Beyrut’u yerle bir etti: CGTN Türk Lübnan’daki yıkımı görüntüledi!
İsrail, Beyrut’u yerle bir etti: CGTN Türk Lübnan’daki yıkımı görüntüledi!
İçeriği Görüntüle

ABD saldırısında hayatını kaybeden İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üzüntülerini belirtmesini gündeme getiren AIPAC, ABD’nin Türkiye’ye F-35 satışına izin vermemesi gerektiğini öne sürmüştü.

ABD, NATO üyesiyken Türkiye karşıtı değil mi?

Donald Trump’ın ikinci dönemi ile Ankara-Washington hattında “bahar havası” yaşanmasına karşın NATO üyesi ABD’nin ittifak içindeki ortağı Türkiye’ye karşı düşmanlığı ise yeni değil. Suriye’de terör örgütü PKK ile bağlantılı yapılara destek veren, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin egemenlik haklarını hiçe sayan ABD’nin adı geçmişte 12 Eylül darbesi ve 15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte anılmıştı.

Türkiye’nin çok kutuplu dünya gerçeklerine uygun olarak aldığı ekonomik ve askeri kararların ardından yaptırım uygulamaktan çekinmeyen ABD yönetimi aynı zamanda Türkiye’deki seçimlere müdahale ile gündeme gelmişti.

E. Tümamiral Gürdeniz: Türkiye yeni kurulan dünyada yerini alır

ABD’nin NATO’dan ayrılacak Türkiye’yi hedef alabileceği yönündeki iddialar Türkiye’ye de tartışmaya devam ediyor. E. Tümamiral Cem Gürdeniz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Washington’ın Türkiye’ye düşmanlık için NATO’dan çıkmasına gerek olmadığını belirtti. Böylesine bir düşmanlığın Türkiye’nin yeni dünya düzeninde yerini almasını kolaylaştıracağının altını çizen Gürdeniz şunları kaydetti:

“ABD’nin İsrail-Türkiye çatışmasında NATO Antlaşması’nın 5. maddesini uygulamamak ve İsrail’in yanında Türkiye’ye saldırmak için NATO’dan çıkmasına ihtiyacı yok ki. ABD bunu istediği şekilde zaten yapabilir zaten yapıyor da. Hele Trump döneminde bunu yapmak çok daha kolay. Diplomatik Görüşmeler devam ederken görüştüğü ülkeye saldıran bir ülke NATO Antlaşması’na uyar mı?

Türkiye’de pek çok kurum ve kişi NATO ve ABD gerçeğini görmezden gelmeye devam ediyor. ABD ve İsrail, Türkiye’de ancak şunları yapabilir: Ekonomik dengemizi bozabilir, Siyasete müdahale edebilir, kumpas kurabilir ve son tahlilde savaşta havadan ateş gücü yağdırabilir. Ancak sonuçta elde edecekleri kayıplar çok ama çok büyük olur. Böyle bir süreçten sonra Türkiye yeni kurulan dünyada jeopolitik perspektifte yerini çok daha sağlam alır.

Kısacası 100 yıl önce çöken imparatorluk İngiltere, Yunanistan’ı kullanarak Anadolu’da sonuç almaya çalıştı ve başarısız oldu. Bugün ABD İsrail üzerinden benzer bir strateji izliyor. Bu iki tablo birçok açıdan örtüşüyor ve en çok da sonuçları itibarıyla örtüşecek. O dönemde İngiltere geriledi, yerini ABD aldı. Bugün ise ABD geriliyor, Çin yükselmeye devam ediyor, Rusya ve İran direnç gösteriyor. ABD ve İsrail ise sahada sonuç alamayan, büyük ölçüde havadan vuran bir çizgiye sıkışmış durumda, sadece çöküşlerini hızlandırıyorlar. Bir hatırlatma yapalım: Tarihte Anglosakson hegemonyaya tokat atabilen en büyük ulus Türkler olmuştur. Çanakkale’den Kut ül Amare’ye Kurtuluş Savaşından Lozan’a yokluklar içinde bile olsak onları yendik. Yeter ki biz içeride adam olalım, birlik olalım ve Mustafa Kemal’in rotasını takip edelim. Tanrı kimseyi Türklerle savaştırmasın.”