Meta CEO’su Mark Zuckerberg, ABD’nin Los Angeles kentinde görülen davada jüri karşısına çıktı. Davanın merkezinde, kimliği baş harfleriyle K.G.M. olarak açıklanan 20 yaşındaki bir genç kadın yer alıyor.
Davacı, çocuk yaşta YouTube ve Instagram kullanmaya başladığını, bu platformların öneri algoritmaları, otomatik oynatma ve “sonsuz kaydırma” gibi özelliklerle kasıtlı olarak bağımlılık yaratacak şekilde tasarlandığını savunuyor. K.G.M., sosyal medya kullanımının kendisinde kaygı bozukluğu, beden algısı sorunları ve intihar düşüncelerine yol açtığını öne sürüyor.
“Dijital kumarhane” benzetmesi
Davacının avukatı Mark Lanier, platformları “dijital kumarhaneler” olarak nitelendirerek, dopamin salınımını tetikleyen tasarım unsurlarının özellikle küçük yaştaki kullanıcıları hedef aldığını iddia etti.
Mahkemeye sunulan şirket içi yazışmalarda, genç kullanıcılarla “ergenlik öncesi dönemde bağ kurmanın” stratejik hedef olarak belirlendiği ve kullanıcıların platformda geçirdiği sürenin artırılmasının istendiği ileri sürüldü.
Meta ve Google suçlamaları reddediyor
Meta, davacının sosyal medya kullanmadan önce de ruh sağlığı sorunları yaşadığını savunuyor. YouTube’un bağlı olduğu Google ise iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Mahkeme kayıtlarına göre K.G.M.’nin bazı dönemlerde YouTube’u günde 6–7 saat kullandığı, 16 yaşındayken bir gün Instagram’da 16 saatten fazla zaman geçirdiği ifade edildi. Geçen hafta ifade veren Instagram CEO’su Adam Mosseri, günde 16 saatlik kullanımın “problemli” olabileceğini kabul etti ancak bunun “klinik bir bağımlılık” anlamına gelmediğini söyledi.
Başlangıçta dava kapsamında yer alan TikTok ve Snap ise yargılama başlamadan önce uzlaşmaya gittikleri için mevcut duruşmada taraf değil.
Karar emsal olabilir
Uzmanlara göre dava, bireysel bir tazminat talebinin ötesinde sonuçlar doğurabilir. Olası bir mahkûmiyet kararı, sosyal medya şirketlerine karşı açılmış binlerce davanın seyrini etkileyebilir ve platformlara hukuki koruma sağlayan mevcut yasal düzenlemelerin yeniden tartışılmasına yol açabilir.
Dava, küresel ölçekte artan düzenleme baskısıyla da paralel ilerliyor. Avustralya’nın ardından İspanya 16 yaş altına sosyal medya yasağını gündeme alırken; Fransa ve Türkiye de benzer yaş sınırlamalarını tartışıyor.
Zuckerberg’in jüri önünde ifade vermesi, bir teknoloji milyarderinin çocuklara yönelik bağımlılık iddiaları kapsamında ilk kez doğrudan yargı sürecine dahil olması anlamına geliyor. Mahkemenin vereceği karar, sosyal medyanın gençler üzerindeki etkisine ilişkin yıllardır süren tartışmayı etik zeminden çıkarıp hukuki sorumluluk alanına taşıyabilir.





