Hastaneden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Oğuzhan Öztürk, İBH'nin genç yaşlarda da sık görülebildiğine dikkat çekerek, erken tanının bağırsakta kalıcı hasar oluşmasını önlemede kritik rol oynadığını aktardı.

İBH'nin, bağışıklık sisteminin sindirim sistemine karşı geliştirdiği anormal yanıt sonucu ortaya çıkan kronik hastalıklar olduğuna ve çoğunlukla Crohn hastalığı ve ülseratif kolit şeklinde görüldüğüne değinen Öztürk, söz konusu hastalıkların benzer belirtiler gösterse de farklı olduğunu vurguladı.

Öztürk, "Crohn hastalığı ağızdan anüse kadar sindirim sisteminin herhangi bir bölümünü tutabiliyor ve bağırsak duvarının tüm katmanlarını etkileyebiliyor. Ülseratif kolit ise genellikle kalın bağırsak ve rektumda görülüyor, bağırsak yüzeyinde iltihaplanmaya yol açıyor. Her iki hastalık da kronik seyrediyor ve ataklarla ilerleyebiliyor." ifadelerini kullandı.

Hastalık belirtilerinin zaman zaman şiddetlenip sakinleşebildiğini aktaran Öztürk, şunları kaydetti:

10 kiloluk çocuktan 3 kilo tümör çıktı!
10 kiloluk çocuktan 3 kilo tümör çıktı!
İçeriği Görüntüle

"Uzun süren ishal, karın ağrısı, dışkıda kan, kilo kaybı, halsizlik ve iştahsızlık en sık karşılaştığımız belirtiler arasında yer alıyor. Bazı hastalarda eklem ağrıları, ağız yaraları ve cilt problemleri de görülebiliyor. Şikayetlerin dönem dönem azalması, hastalığın geçtiği anlamına gelmez."

"Tedavi süreci hastalığın şiddetine göre değişiklik gösteriyor"

İBH'nin özellikle genç erişkinlerde sık görülmeye başladığını vurgulayan Öztürk, "Son yıllarda yaşam tarzı değişiklikleri, düzensiz beslenme, stres ve çevresel faktörlerle hastalığın görülme sıklığında artış gözlemliyoruz. Aile öyküsü olan bireylerde risk daha yüksek olabiliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Öztürk, aylarca devam eden bağırsak şikayetlerinin normal kabul edilmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Erken dönemde yapılan kolonoskopi ve gerekli tetkikler sayesinde hastalık kontrol altına alınabiliyor. Geciken tanı ise bağırsakta kalıcı hasar, daralma ve cerrahi gereksinime yol açabiliyor." açıklamasını yaptı.

Tedavi sürecinin hastalığın şiddetine göre değiştiğini belirten Öztürk, "İlaç tedavileriyle bağırsaktaki iltihabı kontrol altına almayı hedefliyoruz. Bazı hastalarda biyolojik tedaviler gerekebiliyor. Bunun yanında beslenme düzeni, sigaranın bırakılması ve düzenli takip de tedavinin önemli bir parçasını oluşturuyor." bilgisini paylaştı.