Aslı Ağırdil

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, yıllardır “rüya şehir” olarak pazarlanan Dubai’nin imajını sarstı ve yerini hızla tedirginliğe bıraktı.

2025’te 19,59 milyon uluslararası ziyaretçi ağırlayan Dubai’de, Jumeirah sahillerinde influencer’ların poz verdiği, çocukların dev şişme deniz araçlarında eğlendiği ve jet ski’lerin ufukta dolaştığı o hareketli manzara, bugün yer yer “hayalet şehir” hissi veren bir sessizliğe bürünmüş durumda.

Çatışmalar yalnızca görüntüyü değil, işleyişi de vurdu. Hava trafiği aksadı, uçuşlar iptal edildi, turist akışı kesintiye uğradı. Kısacası Dubai’nin yıllardır özenle inşa ettiği “kusursuz cazibe merkezi” hikayesi, ilk ciddi krizle birlikte çatlamaya başladı.

Güvenlik endişesi turizmi vurdu

Bölgedeki yabancılar, telefonlarına gelen olası füze tehdidi uyarılarıyla günlük yaşamını sürdürmeye çalışırken, bu durum yalnızca psikolojik bir baskı yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda ekonomik kırılmayı da derinleştiriyor.

Yetkililere göre ülkeye 2400’den fazla füze ve insansız hava aracı yöneltilirken, bunların yüzde 90’dan fazlası imha edildi. Ancak engellenemeyen bazı füze parçalarının Dubai’de konutlara, otellere ve hatta havaalanı çevresine düşmesi, güvenlik endişelerini somut bir risk haline getirerek şehirdeki tedirginliği daha da artırdı.

Misillemeler indirim getirdi

Tatil için yoğun talep gören rezervasyon sitelerinde kiralık dairelerin gecelik fiyatlarının 500 liraya kadar gerilediği görülürken, ünlü oteller de doluluk oranlarını koruyabilmek için gelecek haftalara yönelik indirim kampanyalarına yöneldi.

Bu tablo, yalnızca turizm amaçlı konaklamayı değil, otelcilik sektörünün tamamını etkiledi. Konferans ve etkinliklerin iptal edilmesiyle birlikte özellikle iş otellerinde doluluk oranları rekor seviyede düştü.

Bir zamanlar “yer bulunamayan” şehirde bugün fiyatların hızla aşağı çekilmesi, talepteki sert düşüşün en somut göstergesi olarak öne çıkıyor.

Rüya bitti: Dubai’de emlak piyasası sert çakıldı

Turizmde yaşanan bu gerileme, Dubai ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan emlak sektörünü de sürükledi. Otellerde doluluk oranlarının düşmesi ve şehir genelinde hissedilen sakinlik, kısa süreli kiralamalara olan talebi zayıflatırken, fiyatlarda da ciddi bir geri çekilmeye yol açtı. Bir dönem yoğunluk nedeniyle rezervasyon bulmanın zor olduğu bölgelerde bugün indirimlerin öne çıkması, “yüksek talep” üzerine kurulu ekonomik modelin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi.

Bu zincirleme etkinin en somut yansıması ise gayrimenkul verilerinde görüldü. DXB Interact verilerine göre, 2 Şubat-1 Mart döneminde 17 bin 27 olan konut satış adedi, savaşın ardından geçen dört haftada (2-29 Mart) 11 bin 828’e geriledi. Böylece satışlardaki düşüş oranı ilk iki haftada yüzde 25 seviyesindeyken, aylık bazda yüzde 30,5’e yükseldi.

Aynı dönemde işlem hacmi de sert şekilde daraldı. Konut satışlarının toplam değeri yüzde 36 gerileyerek 16,53 milyar dolardan 10,58 milyar dolara düştü. Bu tablo, yatırımcıların piyasadan çekilmeye başladığını ve talepte hızlı bir soğuma yaşandığını ortaya koyuyor.

Buna paralel olarak, Dubai Financial Market Real Estate Index’in son bir ayda yüzde 21,23 değer kaybetmesi, yalnızca fiziki satışlarda değil finansal piyasalarda da güven kaybının derinleştiğini gösteriyor. Gayrimenkul şirketlerinin hisselerindeki bu düşüş, sektöre yönelik beklentilerin zayıfladığını ortaya koyarken, Dubai ekonomisinin lokomotiflerinden birinin ciddi bir baskı altında olduğunu da net şekilde gözler önüne seriyor.

Dubai'nin altın çağı durdu

Ortaya çıkan tablo, Dubai’nin yıllardır parlatılan “kusursuz cazibe merkezi” hikâyesinin aslında ne kadar hassas dengeler üzerine kurulu olduğunu açık biçimde gösteriyor. Turizmden emlağa, havacılıktan finans piyasalarına uzanan bu çok katmanlı daralma, aynı zamanda güven ve istikrar algısında da belirgin bir aşınmaya işaret ediyor.

Bir zamanlar “asla durmaz” denilen şehir, ilk büyük krizde ivme kaybederken; “rüya şehir” anlatısının ne kadarının gerçek, ne kadarının abartı olduğu da daha net ortaya çıkıyor.

“Ateşkes fırsatına değer verilmeli, kalıcı barış için diyalog gerçekleştirilmeli”
“Ateşkes fırsatına değer verilmeli, kalıcı barış için diyalog gerçekleştirilmeli”
İçeriği Görüntüle