Osman, BM Güvenlik Konseyi dönem başkanlığının Somali’ye geçmesi nedeniyle aylık programı açıklamak için basın toplantısı düzenledi. İsrail’in Somaliland’i tanıması ve bu adıma verdikleri tepkilerle ilgili açıklama yapan Osman İsrail’in, Somali’yi ülkenin kuzeybatısında “soykırım” yapmakla suçlamasını "şoke edici" olarak niteledi.
Dikkat dağıtmak için
Osman, "Bunu, İsrail işgal güçlerinin Filistin topraklarında masum insanların öldürülmesi, yerinden edilmesi ve sivillerin kasten aç bırakılmasından dikkati dağıtmak için yaptıklarına inanıyoruz." ifadesini kullandı.
Somali’nin tarihinde yaşanan çatışmaların hiçbir şekilde “soykırım” olarak nitelendirilemeyeceğini vurgulayan Osman, İsrail’in Gazze’den 1,5 milyon Filistinlinin Somaliland’e sürülmesine yönelik hedeflerini ise asla kabul etmeyeceklerinin altını çizdi.
"Yıkım amaçlıdır"
İsrail’in Somaliland’e ilişkin girişiminin, dünyanın dikkatini Filistin’den uzaklaştırmayı hedeflediğini belirten Osman, "Bu (Somaliland) fikir tamamen yıkım amaçlıdır; Gazze’deki Filistinlileri ortadan kaldırmaya çalışmak ve aynı zamanda dünyanın dikkatini Gazze ile Batı Şeria’da yaşanan vahşetlerden uzaklaştırmak amaçlanmaktadır." ifadelerini kullandı.
BM Güvenlik Konseyinin Kıbrıs konusundaki çalışmalarını, bu ay Genel Sekreterlik tarafından hazırlanacak rapor doğrultusunda yürüteceğini belirten Osman, her zaman BM çerçevesinde diyalogdan, ölçülü ve barışçıl bir yaklaşımdan ve müzakere yoluyla çözümden yana olduklarını kaydetti.
İsrail'in Somaliland'i tanıması
İsrail, 26 Aralık'ta Somaliland'i "bağımsız ve egemen bir devlet" olarak tanıdığını açıklamıştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından açıklanan bu kararla İsrail, Somaliland'i tanıyan tek ülke oldu. Somaliland, 1991 yılında Somali'den tek taraflı olarak ayrıldığını ilan etmiş ancak bugüne kadar uluslararası toplum tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınmamıştı.
Somali yönetimi ise Somaliland'i ülkenin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü vurgulayarak bölgeye ilişkin tüm uluslararası anlaşmaların yalnızca Mogadişu yönetiminin yetkisinde olduğunu savunuyor.




