Putin, başkent Moskova'da düzenlenen Uluslararası Valday Tartışma Kulübünün yıllık toplantısında, Rusya ile Avrupa ülkeleri arasındaki gerilime ve Ukrayna'daki savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Rusya Dışişleri Bakanlığının Kaliningrad'a ilişkin açıklamasını ve bazı ülkelere gönderdiği mektuplardaki ifadeleri desteklediğini söyleyen Putin, "Rusya’ya Kaliningrad dahil doğrudan saldırı söz konusu olursa, ülkemizin sahip olduğu tüm silahların kullanılması meselesi kaçınılmaz olarak ve derhal gündeme gelecektir." diye konuştu.
Putin, hiçbir ülkeyi tehdit etmediklerini vurgulayarak, "Kimseyi korkutmuyoruz. Rusya Dışişleri Bakanlığının açıklaması ve bazı ülkelere gönderdiği mektuplar, gözdağı vermek değil, bize gözdağı verme girişimine yanıttır." ifadesini kullandı.
Avrupalı siyasi liderlerin kendi vatandaşlarını Rusya ile tehlikeli bir çatışmanın eşiğine sürüklediğini dile getiren Putin, açıklamalarının bağlamından koparılarak Rusya'nın nükleer silahlarla tehdit ettiği iddiası için kullanılabileceğine işaret etti.
Putin, bunun Avrupa ülkelerindeki vatandaşların dikkatini kendi yönetimlerinin Rusya'ya yönelik saldırgan politikalarından uzaklaştırmayı amaçladığını aktardı.
Kimseye saldırmayı planlamadıklarını vurgulayan Putin, "Ne 2029'da ne 2030'da ne de 2050'de planlıyoruz ancak saldırıyla karşılaşırsak yanıt vermek zorunda kalacağız. Avrupa ülkelerinin vatandaşları bunu açıkça anlamalı, bizim tutumumuzla ülkelerindeki bazı siyasi yöneticilerin tutumunu ayırt etmelidir." şeklinde konuştu.
Putin, Avrupalı siyasetçilerin 2029 veya 2030'da Rusya ile savaşa hazırlanılması yönünde açıklamalar yaptığını söyleyerek, Baltık Denizi'ndeki tatbikatları ve Rus gemilerini alıkoyma girişimlerini de gerilimi artıran adımlar olarak nitelendirdi.
Rusya'nın karşısında Rusya'nın nüfusunun iki katı nüfusa sahip, büyük ekonomik ve askeri potansiyele sahip bir taraf bulunduğunu anlatan Putin, bu tehdide karşı ellerindeki güç ve araçların sınırlı kalacağını, bu nedenle üstünlüklerini kullanmak zorunda kalacaklarını belirtti.
Putin, "Bugün Rusya'nın sahip olduğu silahlar başka kimsede yok. Bu bizim üstünlüğümüz." dedi.
Ukrayna'nın rafinerilere saldırılarının ekonomik etkisi
Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine saldırarak ekonomiye zarar vermeyi amaçladığını söyleyen Putin, "Amaçlarına kısmen ulaştılar. Buna karşılık aynı şekilde yanıt verdik. Ekonomileri için önemli tesislere saldırmaya başladık. Bunu biz başlatmadık." diye konuştu.
Putin, Rusya'nın Karadeniz'de askeri yük taşıyan gemileri hedef aldığına işaret ederek, vurulan gemilerde meydana gelen ikincil patlamaların bu yüklerin varlığını gösterdiğini kaydetti.
Ukrayna'nın ise haziran başında Rus tankerlerine ve sivil yük taşıyan diğer gemilere saldırmaya başladığını hatırlatan Putin, süreç boyunca 100'den fazla geminin zarar gördüğünü aktardı.
Rafineri saldırılarının sona ermesiyle Rusya'da daha fazla dizel yakıt üretilebileceğini ancak yaptırımların bu ürünlerin dünya pazarına ulaşmasını engellediğini dile getiren Putin, şöyle devam etti:
"Petrol ve petrol ürünlerimize yönelik yasaklar ve yaptırımlar uygulanıyor. Sigortacılığa yönelik yaptırımlar var, navlun maliyetleri artıyor. Yaptırımlar devam ederken dizelimiz dünya pazarına nasıl ulaşacak? Ulaşamayacak. Buna karşılık bizden, ekonomik açıdan hassas tesislerine yönelik saldırıları durdurmamız bekleniyor. Bunun mantıksız göründüğünü kabul edersiniz."
Putin, bu konuların karşılıklı çıkarlar temelinde görüşülebileceğinin, dünyanın tüm bölgelerinde seyrüsefer serbestisinin ve uluslararası deniz hukuku kurallarının korunmasından yana olduklarının altını çizdi.
İsrail'in Filistin'e saldırıları
Filistin meselesinin "en vahim ve hassas insani meselelerden biri" olduğunu vurgulayan Putin, "Gazze'de yaşanan trajediye gelince; durumun hepimiz gayet iyi farkındayız. Rusya’nın Filistin meselesine ilişkin tutumu herkesçe bilinmektedir ve bu tutum, değişken nitelikteki kısa vadeli siyasi mülahazalara tabi değildir." ifadelerini kullandı.
Putin, uzun vadeli bir çözümün olasılıkları ele alınırken, Filistin'e dair temel yaklaşımın Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu tarafından daha önce kabul edilmiş tüm kararlara dayanması gerektiğine dikkati çekerek, "Dahası, tam teşekküllü bir Filistin devletinin kurulması, böylesi bir çözümün mihenk taşı ve temeli olmalıdır." şeklinde konuştu.
İstanbul'da 2022'de yapılan müzakerelere de değinen Putin, Rusya ile Ukrayna'nın anlaşmaya vardığını belirterek, "İstanbul'da gerçekten anlaşmaya vardık. Orada Ukrayna müzakere heyetinin başkanının imzası var. Bu mutabakatları parafladı, demek ki Ukrayna genel olarak bunları kabul etti." dedi.
Putin, Ukrayna'nın "Batılı ortaklarının" önerisi üzerine bu mutabakatlardan da vazgeçtiğini söyleyerek, Ukrayna tarafının daha sonra İstanbul'daki anlaşmalar uygulanmış olsaydı "savaşın çoktan sona ermiş olacağını" kabul ettiğini kaydetti.




