Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeler askeri çatışmanın çok ötesine geçmiş durumda. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından boğazda deniz trafiği fiilen durma noktasına gelirken, 700'ün üzerinde gemi bölgede beklemeye alındı. Katar'ın LNG üretimini durdurmasıyla enerji piyasalarında şok dalgaları yaşanırken, ABD Başkanı Donald Trump'ın sigorta ve askeri eskort planı tartışma yaratıyor.

Mavi Vatan'ın isim babası Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz'in sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmeye göre, Hürmüz Boğazı'nda oluşan tablo küresel enerji güvenliği açısından tarihi bir dönüm noktasına işaret ediyor .

Gürdeniz, güncel denizcilik verileri ve sektör raporlarına göre boğazın her iki tarafında yüzlerce geminin beklediğini aktardı. Tanker sayımlarında en az 150 büyük petrol ve LNG tankerinin demirde olduğunu, daha geniş sayımlarda ise bu rakamın 700’e yaklaştığını belirten Gürdeniz, konteyner gemileri de dahil edildiğinde etkilenen toplam gemi sayısının 700–750 seviyesine ulaştığını kaydetti.

“Bu sadece deniz trafiği sorunu değil”

Hürmüz Boğazı’nın dünya petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik bir geçiş noktası olduğuna dikkat çeken Cem Gürdeniz, yaşananların basit bir deniz trafiği sorunu olarak görülemeyeceğini vurguladı.

Boğazda bekleyen tankerlerin “denizde depolanan enerji” anlamına geldiğini belirten Gürdeniz, yüklenmiş petrol ve LNG’nin varış limanlarına ulaşamaması halinde birkaç gün içinde fiziksel arz sıkışması ve fiyat şoklarının yaşanabileceğini ifade etti.

Navlun ve sigorta maliyetleri yükseldi

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, krizle birlikte deniz taşımacılığı maliyetlerinde de sert artışlar yaşandığını belirtti. Savaş riski sigortalarının hızla yükseldiğini, bazı hatların sigorta kapsamı bulamadığı için sefer iptallerine gittiğini aktaran Gürdeniz, VLCC tanker navlunlarının birkaç gün içinde ciddi şekilde arttığını kaydetti.

Ayrıca ABD, İngiltere ve İsrail bağlantılı gemiler için savaş sigortası primlerinin diğer gemilere kıyasla yaklaşık üç katına çıktığını belirten Gürdeniz, bunun ticari taşımacılık maliyetlerini daha da yukarı çektiğini ifade etti.

Katar’ın LNG kararı kritik

Gürdeniz paylaşımında, Katar’ın LNG üretimi ve ihracatını durdurmasının krizi daha da derinleştirebileceğini belirtti.

Dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından biri olan Katar’ın küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sini sağladığını hatırlatan Gürdeniz, özellikle Avrupa ve Asya için ciddi bir enerji şoku riski oluştuğunu vurguladı.

Trump’tan devlet destekli garanti ve eskort mesajı

Cem Gürdeniz, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın Körfez’den geçen deniz ticaretinin güvenliği için yeni adımlar açıkladığını da aktardı. Buna göre ABD Uluslararası Kalkınma Finans Kurumu’nun (DFC), Hürmüz’den geçen gemilere siyasi risk sigortası ve finansal garanti sağlayacağı belirtildi.

Trump’ın ayrıca gerekirse ABD Donanması’nın petrol tankerlerine Hürmüz geçişinde eskort verebileceğini söylediğini aktaran Gürdeniz, bu durumun 1980’lerdeki İran-Irak Tanker Savaşı’na benzer yeni bir “tanker savaşı” dönemine işaret edebileceğini ifade etti.

“Kriz küresel boyuta ulaşabilir”

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, 25 mil genişliğindeki boğazda Amerikan savaş gemilerinin karşı karşıya kalabileceği tehditlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Yaşananların klasik bir askeri çatışmanın ötesine geçtiğini ifade eden Gürdeniz, deniz trafiğinin tıkandığını, enerji akışının kesintiye uğradığını ve küresel ticaret zincirinin en kritik geçiş noktalarından birinin risk altına girdiğini kaydetti.

Krizin sürmesi halinde etkilerin yalnızca bölgesel kalmayacağını vurgulayan Gürdeniz, küresel enerji ve finans piyasalarında ciddi dalgalanmalar yaşanabileceğini belirtti. Nitekim Güney Kore borsasında KOSPI endeksinde yaşanan sert düşüş sonucu yaklaşık 270 milyar dolarlık piyasa değerinin silindiğini hatırlattı.

Erdoğan: "Siyonist tahrikle İran'a saldırıldı"
Erdoğan: "Siyonist tahrikle İran'a saldırıldı"
İçeriği Görüntüle

Gürdeniz, özellikle Rus gazının devre dışı kaldığı ve Katar gazının kesildiği bir senaryoda Avrupa Birliği’nin en kırılgan bölge olabileceğini belirterek, enerji krizinin daha da derinleşebileceği uyarısında bulundu.