Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Edirne’de “Selimiye Camii’nin Restorasyon Sonrası Yeniden İbadete Açılışı ile Yapımı Tamamlanan Tesis ve Projelerin Toplu Açılışı ve Anahtar Teslim Töreni”ne katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
"Selimiye Camii'ni bugün yeniden ibadete açtık"
Edirne asırlar boyunca Balkanlar'a açılan kapımız, fetihlerin karargahı; ilmin, sanatın ve mimarinin merkezidir. İşte bugün tarihin huzurunda, ecdadın gölgesinde Edirne'ye, Osmanlı'nın kadim payitahtına, Balkanlar'ın mütevazi ama başı dik kapısına, sultanlar şehrine birbirinden güzel eserler kazandırmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.
Sevgili Edirneliler, çok değerli kardeşlerim; tören alanımıza gelmeden evvel Selimiye Camii'ndeydik. Selimiye, Mimar Sinan'ın yüksek sanat dehasının taşa, mermere, zamana ve mekana işlendiği muhteşem bir eserdir. Gökyüzüne uzanan o dört zarif minaresiyle bu toprakların ebediyen Türk-İslam yurdu olduğunu gösteren tapu senedimizdir. Mimar Sinan'ın "ustalık eserim" dediği Selimiye'yi, bakınız merhum Arif Nihat Asya nasıl tarif ediyor: "Selimlerden kalma muhteşem miras, Sinanlardan kalma şanlı hediye, kuvvetin tuğrası, sanatın mührü, kubbeler kubbesi bir Selimiye... Kükreyen, şahlanan, koşan, atılan, o mutlu yiğitler, o mutlu iman; sınırlar aşmayı kuşlardan değil, öğrenirdi senin ezanlarından..."
Şu anda karşımda muhteşem bir katılım var. Emniyetten aldım, "katılım ne kadar" diye. Ne dersiniz? Neyse, ben emniyetten aldığımı söyleyeyim: 32 bin kişi şu anda karşımda.
Sadece Türk-İslam mimarisinin değil, aynı zamanda dünya mimarisinin de en estetik eserlerinden biri olan Selimiye Camii'ni aslına uygun şekilde restore ederek, hamdolsun bugün yeniden ibadete açtık. Dört yıl süren restorasyon sürecimiz Selimiye'nin 450 yıllık mazisindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu. Camiimizin restorasyonu, seçkin isimlerin yer aldığı bilim kurulumuzun rehberliğinde, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütüldü. Kalem işlerinden taş dokusuna, iç mekan düzenlemelerinden çevre ihyasına kadar her adımda eserin aslına sadık kalınması esas alındı.
"2027 yılının sonuna doğru Edirne Sarayı'nın açılışını yapacağız"
Burada şu müjdeyi de vermek istiyorum: Şehrimizin bir diğer sembolü 93 Harbi'nde infilak ettirilmek suretiyle yıkılan tarihi Edirne Sarayı'ydı. Yıllarca ihmal edilen ve hayvanların otlak alanı olarak kullanılan Edirne Sarayı'nı ve bahçelerini inşallah yeniden ayağa kaldırıyoruz. Talimatım doğrultusunda Milli Saraylar Başkanlığımız çalışmalara başladı. Avrupa'nın en büyük ihya projesiyle inşallah 2027 yılının sonuna doğru Edirne Sarayı'nın açılışını yapacağız. Saray'ın ihyasıyla inanıyorum ki Edirne yeni bir çehreye bürünecek, 150 yıl önceki ihtişamına yeniden kavuşacak.
Kardeşlerim, sizin aşkınız, sizin coşkunuz hiçbir yere benzemez. Mehter marşımızdan rahatsız olan tarih bilmez, ecdat bilmez şuursuzlara rağmen tarihi ve mimari yadigârlarımıza sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz.
"Türkiye'nin artık gereksiz tartışmalarla kaybedecek tek bir saniyesi yok"
Sevgili Edirneliler, bakın biz şuna gönülden inanan, çok samimi olarak inanan bir kadroyuz. Türkiye'nin artık gereksiz tartışmalarla kaybedecek tek bir saniyesi yok. Bu aziz milletin ana muhalefetin koltuk kavgalarıyla heba edecek tek bir anı, boşa harcayacak tek bir günü yok. Etrafımızda olan bitenler muhalefetin gündeminde olmasa da inanıyorum ki sizler hadiseleri takip ediyorsunuz. Henüz bir kriz çözülmeden bakıyorsunuz ertesi gün yenisi başlıyor. Füze ve bomba seslerinin çocuk çığlıklarını bastırdığı günler yaşıyoruz. Yarın ne olacağını, nerede silahların patlayacağını kimse kestiremiyor.
İşte görüyorsunuz. Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden şimdi bölgemiz İran'a yönelik saldırıların ağır ekonomik faturasını ödüyor. Gazze ve Lübnan'da siyonist katiller her türlü hukuku, kuralı, ilkeyi ayaklar altına alarak kan dökmeye devam ediyor.
Karadeniz'de sorunlar devam ederken Doğu Akdeniz'de yeni tezgahlar kurulduğunu, yeni oyunlar oynandığını görüyoruz. Bölgemiz ve dünyamız belki de İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki en kritik gelişmelere şahit oluyor. İktidar ve Cumhur İttifakı olarak hem Türkiye'yi bu ateş çukurundan uzak tutmaya hem de hizmet ve eser siyasetimizi sürdürmeye çalışıyoruz.
Terörsüz Türkiye sürecimizle ise ülkemizin yarım asırlık bir sorununu kalıcı biçimde çözmenin gayretindeyiz. Terörün karanlık gölgesini önce ülkemizin, sonra bölgemizin üzerinden tamamen kaldırmak istiyoruz. Bu hedefe giden yolda şimdiye kadar çok önemli mesafe katettik. İnşallah tempomuzu biraz daha artıracağız.
"Bizim tek bir hedefimiz vardır; o da Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır"
Bizim tek bir derdimiz vardır; o da 86 milyonun huzuru ve güvenliğidir. Bizim tek bir hedefimiz vardır; o da Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Bizim tek bir arzumuz vardır; o da milletimizin duasına mazhar olmaktır.
23 yıldır hep Hakk'ın rızasını umarak halkımız için çalıştık, çabaladık, ter döktük, mücadele ettik. Türkiye'yi ilklerle tanıştırdık. Türkiye'yi devler ligindeki bir ülke konumuna yükselttik. Bütün engellere rağmen, bütün engellemelere rağmen iç politikada, dış politikada, demokratikleşmede kelimenin tam anlamıyla devrim yaptık.
İnşallah daha fazlasını yapacağız. Millet olarak hep birlikte çok daha güzel günler göreceğiz. Kayıkçı kavgalarının asla tarafı olmayacak, 86 milyon için eser üretmeye, hizmet üretmeye devam edeceğiz.
"Bu ülkenin ana muhalefeti adına inanın biz üzülüyoruz"
Şunu burada altını çizerek ifade ediyorum: Biz başkalarıyla değil kendimizle yarışıyoruz. Biz başkalarının iç meseleleriyle değil milletin sıkıntılarıyla ilgileniyoruz. Buna rağmen haberlere baktıkça Türk siyaseti adına, bu ülkenin ana muhalefeti adına inanın biz üzülüyoruz.
Millet işi gücü bıraktı, aksiyon filmi izler gibi her gün CHP'yi izliyor. Siyasi parti değil, sanki dövüş kulübü. Herkes bir başkasına yumruk atmanın, bir başkasına çelme takmanın, tuzak kurmanın peşinde. Herkes bir ucundan tutmuş, Gazi Mustafa Kemal'in partisini oradan buraya çekiştiriyor. Hatta bazıları çıkmış sırf kaybettikleri koltuklarını korumak için topyekün ayaklanmaktan bahsediyor. Hırsları boylarını aşan bu şahsiyetlere sormak lazım: Hayırdır, siz milletvekili misiniz yoksa militan mısınız?
Ne zamandan beri anarşi muhalefetin politika aracı haline geldi? Ne zamandan beri sokakları karıştırmak siyaset oldu, hak arama oldu? Kimse kusura bakmasın. Hangi bahane ile olursa olsun bu aziz milletin huzuruna kastedilmesine AK Parti olarak biz müsaade etmeyiz.
Ben de sizlerle gurur duyuyorum. Ve bu gururumuzu bugün burada paylaşmak üzere sizinle beraberim. Sağ olun. Var olun. Rabbim yar, yardımcımız olsun. Hep söylüyorum: Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Sağ olun, var olun.





