Ankara’da bir otelde düzenlenen “Çin’in 15. Beş Yıllık Planı ve Küresel Fırsatlar” başlıklı tanıtım toplantısına; Çinli ve Türk bürokratlar, iş insanları, akademisyenler ve siyasetçiler katıldı.
Toplantıya, Çin ile diğer ülkeler arasında ticaret, yatırım ve teknoloji alanlarında geliştirilebilecek yeni iş birliği imkanları masaya yatırıldı. Toplantıda konuşmacı olarak Çin Halk Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin’in yanı sıra, Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Mali ve Ekonomik İşler Komitesi Ofisi Başkan Yardımcısı Han Wenxiu yer aldı.
“Çin’in önümüzdeki beş yıllık gelişimi için gerekli planlar yapıldı”
Açılış konuşmasını yapan Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Çin’in 15’inci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın ülke ekonomisi ve dünya ticareti açısından büyük önem taşıyacağını ifade etti.
Xuebin, "Çin'in önümüzdeki 5 yıllık gelişimi için gerekli planlar yapılmıştır. Bu toplantı, uluslararası toplumların dikkatini çekmiş ve Türkiye'de de büyük ilgi görmüştür" dedi.
Çin'in ekonomik hacmi 140 trilyon dolara ulaştı
Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Mali ve Ekonomik İşler Komitesi Ofisi Başkan Yardımcısı Han Wenxiu ise, toplantıda yaptığı konuşmada, Çin’in ekonomik gelişimine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Han, beş yıllık planların Çin tarzı modernizasyonu ilerletmeyi hedeflediğini belirterek, 2021–2025 dönemini kapsayan planın ülkeyi sosyal ve ekonomik açıdan önemli ölçüde ileri taşıdığını söyledi.
1953’ten bu yana beş yıllık planların uygulandığını ve bugüne kadar 15 kez hayata geçirildiğini vurgulayan Han, son beş yılın pandemi ve dış yaptırımlar gibi zorluklara rağmen istikrarlı biçimde yönetildiğini ifade etti. Bu süreçte Çin’in yoksulluk sorununu büyük ölçüde çözdüğünü, gıda ve barınma güvenliğini sağladığını ve müreffeh bir toplum inşa ettiğini dile getirdi.
Han, 2025 yılı itibarıyla Çin’in ekonomik hacminin yaklaşık 140 trilyon dolara ulaştığını, ortalama büyümenin yüzde 5,4 seviyesinde gerçekleştiğini ve ortalama yaşam süresinin 79 yıla yükseldiğini aktardı. Önümüzdeki beş yılın ise geçmiş ile gelecek arasında bir köprü niteliği taşıyacağını ve sosyalist modernizasyon sürecini hızlandıracağını kaydetti.
Yeni dönemde hane halkı gelirlerinin artırılmasının, tüketimin teşvik edilmesinin ve özel sektör yatırımlarının payının yükseltilmesinin öncelikler arasında yer aldığını belirten Han, teknolojik ve endüstriyel inovasyonun bütünleştirileceğini söyledi. Havacılık, uzay, enerji, yeni enerji teknolojileri, 5G ve biyomedikal gibi alanlarda gelişmekte olan ülkelerle işbirliğine açık olduklarını ifade etti.

“Çin ve Türkiye’nin sektörleri birbirini tamamlıyor”
Türkiye ile ilişkiler konusuna da değinen Han, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik liderliğinde Çin–Türkiye ilişkilerinin istikrarlı biçimde geliştiğini vurguladı. Ağustos ayında Şanghay İşbirliği Örgütü Tianjin Zirvesi marjında iki lider arasında varılan mutabakatların hayata geçirilmesi için Çin tarafının hazır olduğunu söyledi.
Han, “Çin ve Türkiye’nin sektörleri birbirini tamamlıyor ve bu alanda çok büyük bir işbirliği potansiyeli var” diyerek; enerji, altyapı, demiryolu taşımacılığı ve sanayi alanlarında ortak projelere açık olduklarını belirtti. Çin’in, Türkiye demiryolunun güney koridorunu geliştirmeye hazır olduğunu ve bunun iki ülke ticaretine ivme kazandıracağını ifade etti.
Enerji, yeşil dönüşüm ve ticarette Türkiye-Çin işbirliği vurgusu
Yeni enerji, yeşil dönüşüm ve 2060 karbon nötr hedefi kapsamında Türkiye ile işbirliğinin önemine işaret eden Han, jeotermal enerji açısından güçlü olan Türkiye ile bu alandaki ortaklığın ileri düzeyde olduğunu söyledi. Ayrıca deprem mekanizmaları, fay izleme ve depreme dayanıklı yapı teknolojileri konusunda işbirliğinin sürdüğünü aktardı.
Han, Çin’in dışa açılma politikasını daha da genişleteceğini, serbest dolaşımı teşvik eden ve düzenli bir piyasa sistemi inşa edeceklerini belirtti. Türkiye menşeli fındık, incir, yün ve halı gibi ürünlerin Çin’de ilgi gördüğünü kaydeden Han, ticaret derinleştikçe Türk ürünlerinin Çin pazarında daha geniş yer bulacağını söyledi.
Kültürel ve beşeri ilişkiler stratejik ortaklığın temel ayağı
Kültürel ve beşeri ilişkilerin stratejik ortaklığın önemli bir ayağı olduğunu vurgulayan Han, Çin’de Türkiye araştırma merkezleri açıldığını, Türkiye’de ise üniversitelerde Çince bölümlerinin yaygınlaştığını ifade etti. Son olarak, Çin’in kalkınma vizyonunun Türkiye Yüzyılı hedefleriyle örtüştüğünü belirterek, iki ülke arasındaki stratejik işbirliğinin güçlenerek süreceğini dile getirdi.
Toplantı, katılımcıların yönelttiği soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Çin’in yeni planında empati ve denge vurgusu
Türkiye’nin eski Pekin Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa, toplantıya ilişkin CGTN Türk’e yaptığı değerlendirmede, Çin’in 15’inci Beş Yıllık Kalkınma Planı ve sunduğu küresel fırsatlara dair sunumu “son derece kapsamlı ve dikkat çekici” bulduğunu söyledi.
Çin’in yeni kalkınma yaklaşımında işsizliğin azaltılması, nitelikli iş gücünün teşvik edilmesi ve dışa açılmanın derinleştirilmesi gibi başlıkların öne çıktığını vurgulayan Musa, bu sürecin yalnızca ihracatla sınırlı olmadığını, ithalatın da teşvik edildiğinin altının çizildiğini ifade etti. Musa, bu yaklaşımı, Çin’in dış dünyayla ilişkilerinde karşı tarafın koşullarını da gözeten empati temelli bir anlayış olarak değerlendirdi.

Han Wenxiu’nun konuşmasında özellikle dikkatini çeken noktanın, “görünmeyen el” ile “görünen elin” eşgüdüm içinde çalışması vurgusu olduğunu söyleyen Musa, bunun piyasa ekonomisi ile devletin yönlendirici rolünün dengeli biçimde birlikte işletilmesini hedefleyen bir kalkınma modeli anlamına geldiğini belirtti.
Orta Koridor, Türkiye–Çin iş birliğinin ana başlıklarından biri
Türkiye-Çin ilişkilerine verilen önemin de açık şekilde ortaya konulduğunu ifade eden Musa, Kuşak ve Yol Girişimi ile Orta Koridor’un uyumlaştırılması, demir yolları, kara yolları ve altyapı projeleri başta olmak üzere birçok alanda iş birliği mesajlarının öne çıktığını kaydetti. Ayrıca ihracatın artırılması, enerji ve yeşil enerji alanlarında ortak çalışmalar ile iki ülkenin Birleşmiş Milletler ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi uluslararası platformlardaki iş birliğine verilen önemin vurgulandığını söyledi.
Musa, değerlendirmesini, “Bu tür üst düzey temasların Türk kamuoyunu, iş dünyasını ve medya çevrelerini doğrudan bilgilendirmesi son derece faydalı. Etkinliği oldukça yararlı buldum” sözleriyle tamamladı.





