40 yılda çölü yeşerten Yin Yuzhen, BM'nin 100 kadın kahramanı arasında
40 yılda çölü yeşerten Yin Yuzhen, BM'nin 100 kadın kahramanı arasında
İçeriği Görüntüle

Sözcü Mao, bugün düzenlenen olağan basın toplantısında, Japonya Başbakanı’nın açıklamalarına ilişkin bir soruyu yanıtladı. Söz konusu açıklamaların Japonya’daki iktidarın giderek büyüyen nükleer silahlanma hırsını bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Mao, ülkenin uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerine bağlı kalması gerektiğini vurguladı.

Japonya’nın İkinci Dünya Savaşı’nda yenilen bir ülke olduğunu ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na nükleer silaha sahip olmayan bir devlet olarak taraf olduğunu hatırlatan Mao, ülkenin münhasıran savunma politikasının sınırlarını aşmaması ve nükleer silah edinmeme yükümlülüğüne bağlı kalması gerektiğini vurguladı. Mao, bunun uluslararası hukuk kapsamındaki bir yükümlülük olduğunun altını çizdi.

Japonya’daki mevcut yönetimin nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin uluslararası yükümlülüklerini göz ardı ettiğini söyleyen Mao, yönetimin nükleer silahlanmaya yönelik kısıtlamaları aşamalı olarak gevşetmeye ve müttefikleriyle “genişletilmiş caydırıcılık” düzenlemelerini güçlendirmeye çalıştığını kaydetti.

Mao, Japonya yönetiminin “üç nükleer karşıtı ilke”den vazgeçmeyi ve nükleer denizaltılar edinmeyi hedeflediğini, hatta ülkede nükleer silah konuşlandırılmasını gündeme getirdiğini belirterek, bu girişimlerin Asya’nın yanı sıra küresel barış ve istikrarı da ciddi biçimde tehdit ettiğini ifade etti.

Savaş sonrası uluslararası düzene uyma ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirme konusunda Japonya’nın herhangi bir “tartışma alanı” bulunmadığını vurgulayan Mao, Japonya’ya uluslararası toplumun kaygılarını ciddiye alma çağrısında bulundu.

Mao Ning, Japonya’nın militarist geçmişinde işlediği tarihi suçlarla derinlemesine yüzleşmesi, “yeniden askerileşme” ve nükleer silahlanma girişimlerinden tamamen vazgeçmesi gerektiğini belirterek, ülkeyi bir kez daha uluslararası toplumun karşısında yer almamaya çağırdı.