MHP lideri Devlet Bahçeli, bölgedeki gelişmeler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye’nin krizleri büyüten değil gerilimi dengeleyen bir ülke konumunda olması gerektiğini vurguladı.

Erdoğan’dan Ortadoğu mesajı: “Okulları ve hastaneleri vuruyorlar”
Erdoğan’dan Ortadoğu mesajı: “Okulları ve hastaneleri vuruyorlar”
İçeriği Görüntüle

Bahçeli, Türkiye’nin uluslararası krizlerde sürüklenen bir aktör olamayacağını belirterek, “Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez. Türkiye yangının büyümesine hizmet eden bir aktör hâline gelemez; bilakis yangını sınırlayan, gerilimi dengeleyen ve bölgesel aklı yeniden inşa eden merkez ülke konumunu güçlendirmek zorundadır” dedi.

“İç cephe sağlam olmalı”

Türkiye’nin iç dayanıklılığının önemine dikkat çeken Bahçeli, iç cephenin güçlü olması durumunda dış baskıların etkisinin azalacağını ifade etti. Bahçeli, “Türkiye’nin iç cephesi sağlam olursa dış baskılar anlamını yitirir. İç dayanıklılık güçlenirse bölgesel krizler Türkiye için tehdit olmaktan çıkar, yönetilebilir risklere dönüşür” değerlendirmesinde bulundu.

İran uyarısı

Bahçeli, İran’da yaşanabilecek olası bir kırılmanın yalnızca Tahran’ı ilgilendiren bir mesele olmayacağını belirterek, bu durumun Türkiye’ye çeşitli alanlarda yansıyabileceğini söyledi. Bahçeli, “İran sahasında doğabilecek ağır bir kırılmanın etkisi yalnızca Tahran’ı ilgilendiren bir hadise olarak kalmaz; dalga dalga Türkiye’nin doğu sınırlarına, güvenlik mimarisine, göç hareketlerine, ekonomik dengelerine ve iç istikrarına kadar uzanabilecek bir sarsıntı üretir” ifadelerini kullandı.

Sınır güvenliği vurgusu

Bahçeli ayrıca Türkiye’nin sınır güvenliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, özellikle İran hattında doğabilecek risklere karşı çok katmanlı hazırlık yapılması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısında pasif bir tutum takınamayacağını vurgulayan Bahçeli, Ankara’nın artık yalnızca sınır komşuluğu yapan bir ülke gibi değil, bölgesel istikrarın sorumluluğunu taşıyan güçlü bir aktör olarak hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.