ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı Danimarka’dan satın alma fikri, aslında Amerikan tarihinin uzun ve çok da bilinmeyen girişimlerinden sadece biri. İç Savaş dönemine kadar uzanan süreçte Washington yönetimi, bu stratejik adayı radarına almış ve bir dönem Grönland için 100 milyon dolarlık altın teklifi dahi sunmuştu.

Beş soruda Venezuela dosyası
Beş soruda Venezuela dosyası
İçeriği Görüntüle

ABD'nin Grönland'ı satın alma arzusu, Donald Trump'la başlamadı. Bu hedef, Amerikan dış politikasında uzun süredir var olan ancak kamuoyunda fazla bilinmeyen stratejik bir arayışın parçası.

ABD'nin ilk girişimi: “Doğal kaynaklar açısından zengin”

Dönemin ABD Dışişleri Bakanı William Seward, sınırları genişletme hedefiyle Grönland’ın satın alınması fikrini ilk kez gündeme getirdi. Seward, özellikle kömür olmak üzere yer altı kaynakları bakımından zengin olan bu bölgenin stratejik değerine dikkat çekti. Ancak o dönem Kongre, bu öneriye ilgi göstermedi.

Toprak takası önerisi Danimarka’dan döndü

ABD’nin 27. Başkanı William Howard Taft döneminde, Amerikalı diplomatlar Grönland’ın devri karşılığında Filipinler'deki Mindanao Adası ile Danimarka Batı Hint Adaları arasında bir toprak takası teklif etti. Ancak Danimarka, bu öneriyi kesin şekilde reddetti.

Truman'dan 100 milyon dolarlık altın teklifi

Soğuk Savaş’ın başladığı dönemde, dönemin Başkanı Harry Truman, Grönland’ın stratejik önemine dikkat çekerek Danimarka'ya 100 milyon dolar değerinde altın teklifinde bulundu. Danimarka bu teklifi de reddetti. Ancak ABD, bu süreçte bölgedeki askeri erişimini sürdürmeye devam etti.

Masadaki seçenekler: Satın alma ve askeri kontrol

Beyaz Saray’a göre, Avrupa ülkeleri Grönland'ın ABD kontrolüne geçmesine karşı çıkıyor. Ancak askeri bir eylem seçeneği hâlâ masada. Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump’ın Grönland’ı satın alma planının ulusal güvenlik önceliği olduğunu ve Arktik bölgesindeki rakipleri caydırmak açısından hayati önem taşıdığını açıkladı.

Grönland, Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge olarak ABD’nin ilhak ya da satın alma girişimlerine kesin bir şekilde karşı çıkıyor. Adanın yönetimi, bu tür tekliflerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini belirtiyor. Trump döneminde yeniden gündeme gelen bu fikir, hem Danimarka’da hem de Avrupa başkentlerinde ciddi diplomatik tepkilere neden olmuş durumda.

"NATO içinde kırılma yaratabilir"

Avrupa Birliği ülkeleri, Grönland'ın geleceğine yalnızca adanın yerli halkı ve Danimarka hükümetinin karar verebileceğini vurgularken, bu konuda Danimarka'ya açık destek verdi. Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve Birleşik Krallık yetkilileri, herhangi bir dış müdahalenin kabul edilemez olduğunu belirtti.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Grönland’a yönelik olası bir Amerikan saldırısının NATO içinde bir kırılma yaratabileceğini ve ittifakın geleceğini tehlikeye atabileceğini ifade etti. Frederiksen’e göre, böyle bir eylem ittifak ruhuyla bağdaşmayacak kadar tehlikeli sonuçlar doğurabilir.