ABD’de sivil haklar mücadelesinin en tanınmış figürlerinden biri olan Jesse Jackson, Parkinson hastalığına benzer ilerleyici bir nöromüsküler rahatsızlık olan ilerleyici supranükleer palsi nedeniyle hayatını kaybetti. 12 Kasım’da hastaneye kaldırılan Jackson’ın hastalığı zamanla sesini zayıflatmış ve hareket kabiliyetini önemli ölçüde azaltmıştı.
Martin Luther King ile başlayan mücadele
1941 yılında Kuzey Carolina’nın Greenville kentinde doğan Jackson, 1960 yılında ayrımcılığa karşı düzenlenen bir protestoda gözaltına alınarak kamuoyunda tanınmaya başladı. Daha sonra Martin Luther King Jr. ile birlikte sivil haklar hareketine katıldı.
1965’te Selma’dan Montgomery’ye düzenlenen ve siyah seçmenlerin oy hakkını savunan tarihi yürüyüşte yer aldı. 1968’de King suikasta uğradığında Jackson olay yerinde yakın mesafedeydi.
Jackson, iki kez Demokrat Parti’den başkan aday adayı oldu ve ABD genelinde en etkili siyah aktivistlerden biri olarak öne çıktı. Şirketlere yönelik boykot çağrılarıyla daha fazla siyah çalışan istihdam edilmesi için kampanyalar yürüttü.
Uluslararası alanda da aktif rol üstlenen Jackson:
-
1983’te Suriye’de bir ABD pilotunun serbest bırakılması için temaslarda bulundu
-
1984’te Küba lideri Fidel Castro ile görüşerek 22 Amerikalı ve 26 siyasi tutuklunun salıverilmesini sağladı
-
1999’da Kosova Savaşı sırasında üç ABD askerinin serbest bırakılması için girişimde bulundu
“Ben de varım” sloganı
Jackson’ın mitinglerde sıkça kullandığı “I am Somebody” (Ben de varım) sloganı, özellikle genç kuşak aktivistler üzerinde kalıcı bir etki bıraktı.
2020’de polis şiddeti sonucu hayatını kaybeden George Floyd için Minneapolis’te düzenlenen anma törenine katılan Jackson, son yıllarda da ırksal ayrımcılık ve seçmen haklarına erişim konularında aktif duruşunu sürdürdü.
Bir dönemin sembol ismiydi
Jackson’ın vefatı, ABD’de beyaz milliyetçiliği ve oy hakkına erişim tartışmalarının yeniden yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. 2020’de hayatını kaybeden bir diğer sivil haklar öncüsü John Lewis’in ardından Jackson’ın ölümü, ABD’de sivil haklar mücadelesinin sembol isimlerinin art arda kaybı olarak değerlendiriliyor.





