İran'a yönelik 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail saldırılarında bir ilk yaşandı. İran'a yakınlığıyla bilinen Yemen'deki Husiler'in savaşa dahil oldu.

İsrail basını, Yemen'deki Husiler tarafından İsrail'in güneyine atıldığı ileri sürülen füzenin önlendiğini aktardı.

İsrail ordusu Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "İsrail ordusu Yemen'den Eilat'a doğru bir füze fırlatıldığını tespit etti, hava savunma sistemleri tehdidi önlemek için harekete geçti" dedi.

Husiler doğruladı

Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, sosyal medya hesabından görüntülü mesaj yayımladı.

Husilerin savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana ilk kez, İsrail'e füze fırlattığını belirten Seri, mesajında, "İşgal altındaki Filistin'in güneyinde İsrail'e ait hassas askeri hedefleri balistik füzeyle hedef alarak, ilk askeri operasyonları gerçekleştirdik." ifadesini kullandı.

Saldırının İran ve Lübnan’daki Hizbullah tarafından gerçekleştirilen saldırılarla eş zamanlı olarak yapıldığını ve başarıya ulaştığını dile getiren Seri, "Daha önceki açıklamalarda belirtildiği gibi, İran ve Lübnan, Irak ve Filistin'deki direniş cephelerine destek amacıyla doğrudan askeri müdahale hedeflerine ulaşılıncaya ve tüm direniş cephelerine yönelik saldırılar durduruluncaya kadar operasyonlarının devam edeceğini" kaydetti.

İran'a dair iddialarını sürdüren Trump, bir kez daha Küba'yı tehdit etti
İran'a dair iddialarını sürdüren Trump, bir kez daha Küba'yı tehdit etti
İçeriği Görüntüle

Stratejik bölgeleri kontrol ediyorlar

29 günlük savaşta çatışmalara dahil olmayan Husiler Yemen'in kuzey bölgelerini, stratejik Kızıldeniz kıyı şeridini ve ülkenin önemli bir kısmını kontrol ediyor.

Açıklama yapmışlardı

Husilerin Sözcüsü Yahya Saree, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Doğrudan askeri müdahale için tetikteyiz" dedi.

ABD ve İran'ın saldırısına başka hangi ülkelerin destek vereceğine, Kızıldeniz'in "düşmanca operasyonlar yürütmek için kullanılmasına" ve İran'a karşı gerginliğin tırmanmaya devam edip etmeyeceğine bağlı olarak Husilerin çatışmaya dahil olacağını söyleyen Saree, bunun "Amerikan ve İsrail düşmanının İran İslam Cumhuriyeti'ne, Filistin ve Gazze'ye, Irak ve Lübnan'a karşı devam eden saldırganlığına" bir yanıt olduğunu belirtti.