Aynı zamanda Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Büro Üyesi olan Wang Yi, dünya kamuoyunun yakından takip ettiği görüşmelerde iki liderin Çin-ABD ilişkileri ile dünya barışı ve kalkınmasını ilgilendiren konular üzerine samimi, derinlemesine, yapıcı ve stratejik düzeyde fikir alışverişinde bulunduğunu ve bir dizi önemli mutabakata vardığını söyledi.

Wang Yi, görüşmeleri, kendi kalkınma süreçlerinin kritik aşamasında bulunan iki büyük ülke arasında gerçekleştirilen önemli temaslar olarak nitelendirerek, bu görüşmelerin dünyaya “Çin milletinin yeniden şahlanışı” ile “ABD’yi yeniden büyük yapma” hedeflerinin birbirini destekleyebileceği ve küresel ölçekte olumlu sonuçlar doğurabileceği mesajını verdiğini ifade etti.

Görüşmelerin Çin-ABD ilişkilerinin yeni bir dönüm noktasına geldiği bir dönemde yapıldığına dikkat çeken Wang Yi, iki liderin geçen yıl ekim ayında Busan’da gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından yeniden Beijing’de bir araya geldiğini hatırlattı. Wang, Çin ile ABD’nin büyük devletler arasındaki ilişkilere örnek teşkil edip etmeyeceğinin uluslararası toplum tarafından yakından izlendiğini belirterek, Xi ile Trump’ın ikili ilişkilerin geleceğine yönelik stratejik yönlendirmelerde bulunduğunu ve bunun insanlığın geleceği üzerinde derin etkiler yaratacağını söyledi.

“Çin-ABD arasında stratejik istikrara dayalı yapıcı ilişki” anlayışı

Wang Yi, iki liderin görüşmelerde kapsamlı iletişim kurduğunu ve somut sonuçlar elde edildiğini belirtti. Trump’ın ziyareti kapsamında resmi görüşme ve karşılama yemeğinin yanı sıra dar kapsamlı görüşme ile çeşitli programların düzenlendiğini aktaran Wang, iki liderin toplam yaklaşık 9 saat yüz yüze görüştüğünü söyledi.

Resmi görüşmelerde, Çin ile ABD arasında “stratejik istikrara dayalı yapıcı bir ilişki” tesis edilmesi konusunda mutabakata varıldığını kaydeden Wang Yi, dışişleri, savunma, ekonomi, ticaret, sağlık, tarım, turizm ve beşeri temaslar gibi alanlarda iletişim ve işbirliğinin artırılması konusunda da fikir birliğine varıldığını ifade etti.

Wang Yi, “stratejik istikrara dayalı yapıcı Çin-ABD ilişkisi” anlayışının önümüzdeki 3 yılda hatta daha uzun vadede ikili ilişkilerin gelişimine yön vereceğini söyledi.

Çin ve ABD’nin dünyanın en büyük iki ekonomisi olduğuna işaret eden Wang Yi, iki ülkenin işbirliği yapması halinde hem ortak kazanç elde edebileceğini hem de dünyaya fayda sağlayabileceğini belirtti. Çin-ABD ilişkilerinin yalnızca rekabetle tanımlanmaması gerektiğini söyleyen Wang, rekabetin de adil olması gerektiğinin altını çizdi. İki tarafın politika sürekliliğini ve istikrarını korumasının önemine dikkat çeken Wang, ortak hedefler doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.

Barışın öngörülebilir ve kalıcı bir istikrar temelinde korunması gerektiğini vurgulayan Wang Yi, bu doğrultuda iki ülke arasında yayımlanan üç ortak bildirinin temel alınmasının, tarafların birbirlerinin toplumsal sistemi ile kalkınma yoluna saygı göstermesinin kritik önem taşıdığını söyledi.

Xi ve Trump, Çin diplomasisinin kalbi Zhongnanhai’da bir araya geldi
Xi ve Trump, Çin diplomasisinin kalbi Zhongnanhai’da bir araya geldi
İçeriği Görüntüle

Xi sonbaharda ABD’yi ziyaret edecek

Wang Yi, görüşmelerde varılan mutabakatlar kapsamında iki liderin yakın temasları sürdürme konusunda anlaşmaya vardığını ve Trump’ın daveti üzerine Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in sonbaharda ABD’ye ziyaret gerçekleştireceğini açıkladı.

İki liderin yetkilendirmesiyle siyasi ve diplomatik kanallar arasındaki temasların sürdürüldüğünü belirten Wang Yi, özellikle ekonomi ve ticaret ekipleri arasında çok sayıda müzakerenin yapıldığını kaydetti. Görüşmelerde genel olarak dengeli ve olumlu sonuçlar elde edildiğini ifade eden Wang, Ticaret Konseyi ile Yatırım Konseyi kurulması, tarım ürünlerinin karşılıklı pazar erişiminin artırılması ve eş zamanlı gümrük indirimi temelinde ikili ticaretin geliştirilmesi gibi konularda mutabakat sağlandığını bildirdi. Ayrıntılara ilişkin görüşmelerin ise sürdüğü belirtildi.

Wang Yi ayrıca, Çin’in ev sahipliğinde düzenlenecek APEC Zirvesi ile ABD’de yapılacak G20 Zirvesi için tarafların karşılıklı destek vereceğini söyledi.

Beşeri temasların önemine de değinen Wang Yi, Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in “Çin-ABD ilişkilerinin temeli halklarda, geleceği gençlerde, dinamizmi ise yerel yönetimlerde yatıyor” sözlerini hatırlattı. Wang, Xi ile Trump’ın daha fazla gencin karşılıklı ziyaretlerde bulunmasını teşvik etme konusunda mutabık kaldığını söyledi.

Wang Yi ayrıca, Xi ve Trump’ın Cennet Tapınağı’nı birlikte ziyaret ederek Çin medeniyetinin doğayla uyum anlayışını yerinde incelediğini ve iki halk arasındaki dostluğun güçlendirilmesinin önemini vurguladığını aktardı.

Cumhurbaşkanı Xi’nin “Çin’in dışa açılma kapısı daha da genişleyecek” mesajı verdiğini belirten Wang Yi, Başbakan Li Qiang’ın Trump’a eşlik eden ABD’li iş insanlarıyla da bir araya geldiğini söyledi. ABD’li iş çevrelerinin Çin ile işbirliğini güçlendirmeye istekli olduklarını ifade ettiği aktarıldı.

“Taiwan Boğazı’ndaki barış ve istikrar ortak çıkar”

Çin-ABD ilişkilerinin temelindeki Taiwan konusuna da değinen Wang Yi, Çin’in bu konudaki tutumunu açık şekilde yinelediğini belirtti. Taiwan konusunun Çin’in iç işi olduğunu vurgulayan Wang, ABD’nin kendi yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini söyledi.

Bu konunun doğru yönetilmemesi halinde iki ülke arasında ciddi gerilimler yaşanabileceği uyarısında bulunan Wang Yi, ABD’nin somut adımlarla ikili ilişkilerin istikrarlı gelişimini ve Taiwan Boğazı’ndaki barış ile istikrarı desteklemesi gerektiğini ifade etti.

Wang Yi, görüşmeler sırasında ABD tarafının Çin’in tutumunu anladığını, Çin’in hassasiyetlerine önem verdiğini ve Taiwan’ın bağımsızlığına yönelik girişimleri desteklemediğini ifade ettiğini aktardı. Taiwan Boğazı’ndaki barış ve istikrarın iki ülkenin ortak çıkarı olduğunu vurguladı.

Xi’den Orta Doğu mesajı

Wang Yi, Xi ile Trump’ın uluslararası ve bölgesel meselelerde yakın temaslarını sürdürdüğünü belirtti.

Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin olarak Xi Jinping’in Çin’in tutumunu yinelediğini aktaran Wang, Xi’nin diyalog kapısının açıldıktan sonra yeniden kapatılmaması gerektiğini ve bölgedeki sorunların çözümünün kapsamlı ve kalıcı barıştan geçtiğini vurguladığını söyledi.

Ukrayna krizine ilişkin olarak ise Wang Yi, Çin ile ABD’nin savaşın en kısa sürede sona ermesi yönündeki temennilerini dile getirdiğini ve tarafların bu konuda temaslarını sürdürmeye hazır olduklarını kaydetti.

Wang Yi, Çin’in ABD ile stratejik istikrara dayalı yapıcı ilişkiler geliştirmeye, iki ülke halklarına ve dünyaya daha fazla katkı sağlamaya hazır olduğunu belirterek açıklamalarını tamamladı.