Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde, Boğaziçi Üniversitesi Konfüçyüs Enstitüsü, Tsinghua Üniversitesi Xiuzhong Koleji ve Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü iş birliğiyle “Türkiye-Çin Sürdürülebilir Kalkınma Gençlik Diyaloğu” başlıklı toplantı gerçekleştirildi.
Akademisyenler ve gençlerin katılımıyla düzenlenen etkinlikte, sürdürülebilir kalkınmanın sosyal, çevresel ve eğitsel boyutları üç eş zamanlı oturumda ele alındı.
Varoluşsal krizlerle yüzleşmek
Birinci oturum, Dr. Tamer Atabarut’un moderatörlüğünde “İklime dayanıklı yaklaşımların entegrasyonu” başlığıyla gerçekleştirildi. Oturumda, iklim krizine karşı dirençli politikaların ve sürdürülebilir çözümlerin kalkınma stratejilerine nasıl entegre edilebileceği ele alındı.

Adalet için Temellerin İnşası
İkinci oturum, Dr. Altay Atlı’nın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda, “Kaliteli eğitim ve insana yakışır iş, küresel barış ve adaletin katalizörleri olarak nasıl bir rol oynar?” sorusu çerçevesinde eğitim, istihdam ve adalet arasındaki ilişki çok boyutlu bir perspektifle ele alındı.

Toplumsal bölünmeleri aşmak
Toplumsal bölünmeleri aşmak başlığıyla gerçekleştirilen üçüncü oturumun moderatörlüğünü Cao Jie üstlendi. Oturumda, “Sağlık ve refahın herkes için bir ayrıcalık değil, temel bir hak olmasını sağlamak amacıyla toplumsal sistemleri nasıl yeniden tasarlayabiliriz?” sorusu çerçevesinde kapsayıcı sosyal politikalar ve eşitlikçi yaklaşımlar kapsamlı biçimde ele alındı.
Toplantı, Türkiye ve Çin arasında sürdürülebilir kalkınma alanında akademik iş birliğini güçlendirmeyi, gençler arasında diyalog ve ortak anlayışı artırmayı hedefleyen önemli bir platform olarak öne çıktı.
Çin–Türkiye Gençlik Diyaloğu kalıcı bir iş birliğine dönüşmeli
Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Fatih Usluer, toplantıya ilişkin CGTN Türk’e yaptığı değerlendirmede, Çin’deki Tsinghua Üniversitesi ile Boğaziçi Üniversitesi arasında gerçekleştirilen etkinliğin, her iki üniversitenin öğrencilerini bir araya getirdiğini söyledi.
Usluer, program kapsamında iklim, çevre ve sosyal bilinç gibi farklı başlıklarda kapsamlı fikir alışverişleri yapıldığını ve bu konuların çeşitli oturumlarda ele alındığını belirtti.

Etkinliğin oldukça verimli geçtiğini vurgulayan Usluer, program aralarında öğrencilerden alınan geri dönüşlerin de bunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Bu nedenle etkinliğin süreklilik kazanmasının ve mümkünse her yıl düzenli olarak organize edilmesinin bir ihtiyaç hâline geldiğini dile getirdi.
Her iki ülkeden katılım sağlayan öğrencilerin bu sayede birbirlerini tanıma fırsatı bulduğunu aktaran Usluer, aynı zamanda karşılıklı kültürel etkileşimin de güçlendiğini kaydetti. Usluer, asıl önemli noktanın ise iklimden sosyal politikalara kadar dünyanın karşı karşıya olduğu temel sorunlara, kültürel farklılıklar dikkate alınarak çözüm üretme çabası olduğunu belirtti.
Bu tartışmaların gençler tarafından yürütülmesinin son derece değerli olduğuna dikkat çeken Usluer, söz konusu oturumların ve fikir alışverişlerinin ilerleyen dönemde siyasi liderler açısından da yol gösterici olabilecek nitelikte çıktılar üretebileceğini ifade etti. Usluer, bu çalışmaların gelecekte kayıt altına alınarak kitaplaştırılmasının da değerlendirilebileceğini belirterek, programın devam etmesi temennisinde bulundu.
Etkinlik, Çin’in küresel yönetişim vizyonu ve ikili ilişkilerin 55. yılına dayanıyor
Tsinghua Üniversitesi öğretim üyesi Jie Cao ise yaptığı değerlendirmede, Çin–Türkiye Gençlik Diyaloğu etkinliğinin ilk kez Türkiye’de düzenlenmesinin arkasında önemli diplomatik ve küresel gelişmelerin bulunduğunu söyledi.
Cao, 2025 yılında düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (SCO) Zirvesi sırasında Çin tarafından Küresel Yönetişim Girişimi’nin ortaya konduğunu hatırlatarak, bu çerçevede ve Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 55. yıl dönümü vesilesiyle, iki ülke gençleri arasındaki değişim ve diyaloğun güçlendirilmesinin özellikle arzu edildiğini ifade etti.

Cao ayrıca, bu yıl Türkiye’nin COP31 Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapacağının öğrenildiğini belirtti. Tsinghua Üniversitesi Xiuzhong Koleji’nin temel hedefinin sürdürülebilir kalkınma alanında öncü bilimsel ve teknolojik liderler yetiştirmek olduğunu vurgulayan Cao, bu doğrultuda sürdürülebilir kalkınma gibi küresel meselelerin daha geniş ölçekte tanıtılmasını ve tartışılmasını amaçladıklarını dile getirdi.
Öğrencilerin, Türkiye toplumunun Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SDG’ler) konusundaki farkındalığı ve algısına büyük ilgi duyduğunu aktaran Cao, tüm bu ortak hedefler ve koşullar doğrultusunda söz konusu etkinliğin hayata geçirildiğini kaydetti.
Sürdürülebilir kalkınma deneyimleri gençler arasında ortak bir dil oluşturuyor
Tsinghua Üniversitesi öğrencisi Mingjian Zhang ise, üniversitede sürdürülebilir kalkınma odaklı bir araştırma dersi aldıklarını ifade etti.
Zhang, bu ders çerçevesinde Çin’in farklı bölgelerinde yeşil kalkınma alanında önemli ilerlemeler kaydeden merkezleri ziyaret ettiklerini ve çevre dostu inşa ile yeşil kalkınma alanlarında elde edilen somut başarıları yerinde görme imkanı bulduklarını söyledi.
Zhang, söz konusu deneyimleri hazırladığı bir video aracılığıyla bir araya getirerek Türkiye’deki öğrencilere sunduğunu, bu çalışmayla Çin’in sürdürülebilir kalkınma alanındaki mevcut kazanımlarını ve geleceğe yönelik gelişim perspektifini tanıtmayı amaçladığını ifade etti.

Tsinghua Üniversitesi’nde edindiği bu deneyimlerin, Türkiye’deki öğrencilerle kurduğu iletişimde ortak bir bağ oluşturduğunu vurgulayan Zhang, bu sürecin karşılıklı anlayışı güçlendirdiğini ve ortak tartışma başlıklarının artmasına katkı sağladığını kaydetti.
Çinli ve Türk gençlerin sürdürülebilir kalkınma konusunda benzer hedeflere ve dünyayı dönüştürmeye yönelik ortak bir vizyona sahip olduğunu belirten Zhang, gelecekte Türkiye’deki gençlerle daha fazla iletişim kurmayı, daha yoğun fikir alışverişinde bulunmayı ve birlikte daha derinlemesine düşünmeyi umut ettiğini sözlerine ekledi.



