28 Şubat'ta İsrail ile İran' yönelik saldırı başlatan ABD, 2 aylık süre zarfında ekonomik ve askeri açıdan ciddi zarar gördü. Savaşın faturasının kabarık çıkması ve artan Brent petrol fiyatları Trump'ı ateşkes yapmaya zorladı. Buna rağmen Trump, İran'a yönelik kurduğu baskıyı da sonlandırmak istemedi.
Ateşkesin ardından abluka kararı alan ABD bunu daha da ileri taşımaya karar verdi.
Baskıyı sürdürmek istiyor
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, Trump, İran yönetimini nükleer programından geri adım atmaya zorlamak amacıyla ülkenin petrol gelirlerini ve ekonomik kaynaklarını hedef alan baskıyı sürdürme kararı aldı.
Yetkililer, Trump'ın, Tahran'ı uzun süredir reddettiği nükleer tavizleri kabul etmeye zorlamak amacıyla danışmanlarına İran'a yönelik uzun süreli bir abluka için hazırlık yapma talimatı verdiğini belirtti.
Trump'ın yeniden hava saldırılarına başlama ya da çatışmadan tamamen çekilme seçeneklerini, mevcut ablukayı sürdürmeye kıyasla daha riskli bulduğuna işaret eden yetkililer, Başkanın son görüşmelerde İran'a ait limanlara yönelik deniz trafiğini kısıtlayarak petrol ihracatını baskı altında tutmayı tercih ettiğini aktardı.
Haberde, Trump'a yakın bazı isimlerin Tahran üzerindeki baskının sürdürülmesini önerdiği, bazı isimlerin ise Hürmüz Boğazı'nın kapanması ya da savaşın derinleşmesinin ekonomi ve siyasi açıdan risk oluşturmasından endişe duyduğunu belirttiği aktarıldı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, 28 Şubat'taki ABD-İsrail saldırılarının ardından, 2 Mart'ta, Hürmüz Boğazı'nın geçişlere kapatıldığını duyurmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la Pakistan'da düzenlenen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını belirtmişti.
Söz konusu açıklamanın hemen ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan'da İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıklamıştı.




