ABD sağlık yardımı adı altında Afrika ülkelerine yönelik sömürü anlaşması teklif etti. Aljazeera'den Shola Lawal'ın haberine göre bu teklif bazı Afrika ülkelerinin tepkisini çekerken bazıları ise kabul etmek zorunda kaldı.
2025 yılının sonlarında ABD’nin küresel sağlık yardımlarını askıya alması dünya genelinde büyük yankı uyandırdı. Uzmanlar, bu kararın her yıl çoğu çocuk olmak üzere yaklaşık 700 bin ek ölüme yol açabileceğini belirtirken, Washington yönetimi gelişmekte olan ülkelere yönelik sıra dışı ikili sağlık anlaşmaları önermeye başladı.
Bu yeni model, hem hükümet yetkilileri hem de sağlık aktivistleri tarafından tepkiyle karşılandı.
Afrika ülkeleri anlaşmalara tepki gösterdi
Eleştirmenler, özellikle Afrika ülkeleriyle yapılan bu anlaşmaların “sömürü” niteliği taşıdığını savundu. Sağlık yardımına acil ihtiyaç duyan bazı ülkeler ise bu teklifleri reddetti.
Kasım ayında ABD’nin Zimbabwe’ye 300 milyon dolardan fazla finansman karşılığında hassas sağlık verileri talep ettiği, ancak Harare yönetiminin bu teklifi “dengesiz” bularak görüşmelerden çekildiği ortaya çıktı.
Benzer şekilde, ABD’nin Zambiya’ya 1 milyar dolarlık destek önerisi de tartışma yarattı. Lusaka yönetimi, anlaşmadaki “sorunlu” maddelere dikkat çekerek özellikle ülkenin maden kaynaklarına erişim talebine karşı çıktı ve teklifin gözden geçirilmesini istedi.
Bazı ülkeler anlaşmaları kabul etti
Tüm tepkilere rağmen Nijerya ve Kenya gibi bazı ülkeler sağlık anlaşmalarını imzaladı. Ancak anlaşmaların detayları kamuoyuyla paylaşılmadığı için içerikleri büyük ölçüde belirsizliğini koruyor.
Uzmanlar, sağlık yardımı karşılığında veri veya doğal kaynak talep edilmesinin ABD tarihinde eşi görülmemiş bir durum olduğuna dikkat çekiyor.
Uzmanlardan eleştiri: Pandemi riski artabilir
ABD merkezli düşünce kuruluşu Quincy Institute’ten Sarang Shidore, küresel sağlık yatırımlarının ABD için de doğrudan fayda sağladığını belirterek,
“Pandemilerin önlenmesi ABD’nin de çıkarınadır. Ancak bu yardımların kritik madenlerin çıkarılması gibi karşılıklara bağlanması sömürü izlenimi yaratıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Trump döneminde yardım politikası değişti
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Ocak 2025’te yardımları kesmesi ve United States Agency for International Development kurumunu dağıtması, Afrika başta olmak üzere birçok bölgede ciddi etkiler yarattı.
Verilere göre bu kesintiler, HIV ve tüberküloz gibi önlenebilir hastalıklar nedeniyle yüz binlerce çocuğun ve yetişkinin ölümüne yol açtı. Ayrıca milyonlarca yeni sıtma vakası kaydedildi.
Washington ise bu politikayı “Önce Amerika” yaklaşımıyla savunarak dış yardımların doğrudan ABD çıkarlarına hizmet etmesi gerektiğini vurguladı.
Gizli yürütülen müzakereler tartışma konusu
Yeni anlaşmaların detaylarının sızdırılan belgelerle ortaya çıkması ve sürecin büyük ölçüde gizli yürütülmesi de eleştirilere neden oldu.
Afrika’daki sivil toplum kuruluşları, bu durumun planlama yapmalarını zorlaştırdığını ve kamu kaynaklarının takibini engellediğini ifade etti.
Maden ve veri şartları tepki çekiyor
Özellikle Zambiya örneğinde, ABD’nin 1 milyar dolarlık yardım karşılığında bakır, kobalt ve lityum gibi kritik madenlere erişim talep ettiği ve 10 yıllık tek taraflı veri paylaşımı istediği iddia edildi.
Sızdırılan belgelere göre, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio için hazırlanan notlarda, Zambiya’nın anlaşmayı imzalamaması halinde yardımların tamamen kesilebileceği ifade edildi.
PEPFAR desteği riske girebilir
Anlaşma sağlanamaması durumunda Zambiya’nın, HIV ile mücadelede kritik rol oynayan PEPFAR programından aldığı desteği kaybetme riski bulunuyor.
Ülkede yaklaşık 1,3 milyon kişi bu program sayesinde ücretsiz tedavi görüyor. Ancak son dönemdeki kesintiler ilaç tedarikinde ciddi aksamalara yol açtı.
Zimbabwe anlaşmadan çekildi
Zimbabwe ise ABD’nin epidemiyolojik veriler ve biyolojik örnekler talep etmesi üzerine müzakerelerden çekilen ilk ülke oldu.
Yetkililer, bu verilerden elde edilecek aşı ve tedavi gibi faydaların paylaşılmayacağını belirterek anlaşmayı reddettiklerini açıkladı.
Afrika genelinde yaygınlaşan anlaşmalar
ABD ile Nijerya, Kenya, Senegal ve Etiyopya dahil olmak üzere birçok Afrika ülkesi mutabakat zaptı imzaladı. Rwanda, Uganda ve Liberya’nın da benzer anlaşmalara katıldığı bildirildi.
Afrika dışında ise Panama, Guatemala ve El Salvador gibi ülkeler de bu modele dahil oldu.
Yardım miktarları ciddi şekilde azaldı
Yeni anlaşmalar kapsamında ülkelerin aldığı yardım miktarının da önceki dönemlere kıyasla ciddi şekilde azaldığı görülüyor.
Örneğin Senegal, 2024 yılında ABD’den 200 milyon dolar yardım alırken, yeni modelde beş yıl için 100 milyon doların altında bir destek öngörülüyor.
Küresel sağlık yardımı hayati önem taşıyor
Uzmanlar, dış yardımların yeniden yapılandırılmasının gerekli olabileceğini kabul ederken, küresel sağlık alanının istisna olduğunu vurguluyor.
Shidore, “Küresel halk sağlığı, doğrudan yaşam ve ölüm meselesidir” diyerek bu alandaki desteklerin sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.





