İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, muhalefetin 40 imza toplayarak yaptığı çağrı üzerine İsrail Meclisi (Knesset) Genel Kurulu’nda konuştu. Netanyahu, konuşmasında ABD ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump ile ilişkiler, Gazze’de ateşkes süreci, İran’a yönelik politikalar ve iç gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump göreve geldikten sonra kendisiyle altıncı kez görüştüğünü belirten Netanyahu, iki lider arasındaki ilişkilerin “çok iyi” olduğunu söyledi. Büyük başlıklarda mutabık kaldıklarını ifade eden Netanyahu, bazı küçük konularda ise görüş ayrılıkları yaşandığını dile getirdi.
Gazze’de ateşkese ilişkin konuşan Netanyahu, Trump’ın da İsrail’in şartlarını benimsediğini savundu. Netanyahu’ya göre bu şartlar, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze’deki son İsrailli esirin cenazesinin teslim edilmesini içeriyor.
İran konusuna da değinen Netanyahu, Trump ile bu başlıkta da aynı çizgide olduklarını belirtti. İran’ın nükleer ya da balistik füze programını yeniden başlatmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Netanyahu, zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması gerektiğini ve bunun yakından izleneceğini ifade etti. İran’daki protestolara işaret eden Netanyahu, “İranlılar kaderlerini kendi ellerine alabilecekleri tarihi günlerin eşiğinde olabilir” dedi. Tahran yönetimini tehdit eden Netanyahu, İran’ın İsrail’e saldırması halinde “sonuçlarının ağır olacağını” söyledi.
Netanyahu, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri operasyonu ve eski Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun alıkonulmasına da değinerek, “İsrail, ABD’nin Venezuela’ya karşı bu hamlesini destekliyor. Bu, özgürlük ve gelişimi destekleyen ülkelerin saldırgan ülkelere karşı attığı bir adımdır” ifadelerini kullandı.
Konuşması sırasında muhalefetin sık sık müdahaleleriyle karşılaşan Netanyahu, hükümetinin en önemli kararının İran’a yönelik Haziran 2025’te düzenlenen saldırı olduğunu savundu. Bu adımın bir “varoluş savaşı” olduğunu ileri süren Netanyahu, muhalefetin eleştirilerini reddetti.
Ultra Ortodoks Yahudi (Haredi) erkeklerin askerlikten muafiyetine ilişkin yasa tasarısına da değinen Netanyahu, düzenlemenin soruna çözüm getireceğini iddia ederek yaklaşık 4 yıl içinde 23 bin Haredi’nin askere alınacağını söyledi.
Hükümetin kontrolünde kurulduğu eleştirileri yapılan 7 Ekim soruşturma komitesine ilişkin olarak ise Netanyahu, “bağımsız” olarak nitelendirilen bazı bürokratların kendilerini korumaya çalıştığını ve kişisel çıkarları uğruna devlete zarar verdiğini öne sürdü.
Muhalefetten sert tepki
Ana muhalefet lideri ve eski Başbakan Yair Lapid ise kürsüde yaptığı konuşmada, Haredi kesimin askerlikten muaf tutulmasının hayatını kaybeden İsrailli askerlerin ailelerini derinden yaraladığını söyledi. Netanyahu hükümeti döneminde ülkede güvenliğin kalmadığını savunan Lapid, kendi hükümetleri döneminde İsrail’in daha sakin ve güvenli bir şekilde yönetildiğini ifade etti.
Lapid, ülkede seçim sürecinin yaklaştığını dile getirirken, İsrail’de erken seçime gidilmemesi halinde bir sonraki genel seçimlerin Ekim 2026’da yapılmasının planlandığını hatırlattı.



