Machado, Fox News kanalına verdiği röportajda, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesinin ardından ilk kez ekran karşısına çıktı.
ABD'nin askeri müdahalesini tarihsel bir zafer gibi sunarak Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun alıkonulduğu 3 Ocak gününün "adaletin, tiranlığı yendiği gün" olarak tarihe geçeceğini savunan Machado, "Bu bir dönüm noktası, sadece Venezuela halkı ve geleceğimiz için değil, bence insanlık, özgürlük ve insan onuru için de büyük bir adım." dedi.
Muhalefetin iktidara gelmesi halinde Venezuela’yı ABD’nin ana müttefiki ve bölgenin enerji merkezi haline getireceklerini söyleyen Machado, ülkenin geleceğini büyük ölçüde Washington’la kurulacak ilişkiler üzerinden tanımladı
Sosyalist yönetimi “suçlu bir rejim” olarak niteleyen Machado, ülkenin yaşadığı yıkımın tüm sorumluluğunu mevcut iktidara yüklerken, Venezuela’nın dış politika yöneliminin ABD ekseninde yeniden şekilleneceğini vurguladı.
Machado, adil seçimler yapılması halinde muhalefetin oyların çoğunluğunu alacağını savunurken, Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez’e yönelik suçlamalarını da sertleştirdi. Rodriguez’i işkence, yolsuzluk ve uyuşturucu kaçakçılığıyla ilişkilendiren Machado, Rusya, Çin ve İran’la kurulan ilişkileri de eleştirdi.
Trump'ın Nobel Barış Ödülü'nü hala hak ettiğini savundu
ABD Başkanı Donald Trump tarafından Venezuela'nın geçici yönetimi için düşünülmediği iddia edilen Machado, röportajda Trump'a yönelik olumlu ifadeleriyle dikkati çekti.
Machado, Ekim 2025'te kendisine verilen Nobel Barış Ödülü'nü Trump'a adadığını çünkü ödülü onun hak ettiğini düşündüğünü söyledi.
Trump'ın imkansızı başardığını savunan Machado, "Yani, ekimde bunu (Nobel Barış Ödülü'nü) hak ettiğine inanıyorsam, bir de şimdi düşünün." şeklinde konuştu.
Öte yandan, ABD basınında çıkan haberlerde, Trump'ın Machado'ya mesafeli kalmasının nedeninin, Nobel Barış Ödülü'nü Trump'a vermek yerine kendisinin kabul etmesi olduğu iddia edilmişti.




