Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, İngiliz Financial Times gazetesine verdiği röportajda transatlantik ilişkilerdeki derin krizi gözler önüne serdi.
Kallas'ın açıklamaları, Donald Trump liderliğindeki ABD yönetiminin geleneksel müttefiklik anlayışından uzaklaştığı yorumlarını güçlendirdi.
"ABD Avrupa'yı bölmek istiyor"
Kallas röportajında, ABD'nin Avrupa Birliği'ne yönelik tutumunu çarpıcı ifadelerle tanımlayarak "Herkesin anlaması gereken şey, ABD'nin Avrupa'yı bölmek istediğini çok net bir şekilde ortaya koymuş olmasıdır. Avrupa Birliği'ni sevmiyorlar." dedi.
Washington'un bu yaklaşımını, AB'nin uluslararası rakiplerinin kullandığı taktiklere benzetti. Mevcut ilişkiyi tanımlamak için ise "çok karmaşık bir ilişkimiz var" ifadesini kullandı.
ABD'nin "böl ve yönet" taktikleri
AB yüksek temsilcisi, Washington'un Avrupa'yı zayıflatmaya yönelik izlediği stratejinin çeşitli boyutlarını sıraladı:
Ekonomik baskı ve tarifeler
Trump yönetiminin AB'yi de hedef alan yeni ticaret soruşturmaları başlattığını hatırlatan Kallas, haksız ticaret uygulamaları gerekçesiyle yeni gümrük tarifeleri tehdidinde bulunulduğunu belirtti.
Bu soruşturmaların yaz aylarında yeni tarifelere yol açabileceği ifade ediliyor.
Jeopolitik hamleler: Grönland çıkarması
Kallas, Trump'ın Danimarka'ya bağlı özerk bölge Grönland'ı ilhak etme fikrini yeniden gündeme getirmesini, NATO ittifakını fiilen sona erdirebilecek bir adım olarak değerlendirdi.
Bu hamle, AB üyesi Danimarka'ya yönelik doğrudan bir tehdit olarak yorumlanıyor.
Güvenlik şantajı
ABD'nin, Avrupa'nın kendi güvenliği için Washington'a olan bağımlılığını bir koz olarak kullandığını vurgulayan Kallas, Aralık ve Ocak aylarında yayınlanan ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi belgelerine dikkat çekti.
Bu belgelerde, Avrupa'da "direniş yetiştirilmesi" ve kıtaya yapılan askeri yardımın yeniden "kalibre edilmesi" gerektiğine dair ifadeler yer alıyor.
Siyasi müdahale
Trump'ın Macaristan Başbakanı Viktor Orban gibi AB karşıtı liderlere verdiği desteğin yanı sıra, Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in Almanya'daki aşırı sağcı partilere desteğini de eleştiren Kallas, bu girişimleri AB'yi içeriden bölme çabası olarak nitelendirdi.
Kallas'tan AB üyelerine acil çağrı: "Trump'la tek başınıza uğraşmayın"
Tüm bu gelişmeler karşısında Kallas, 27 üyeli birliğe net bir strateji izlenmesi çağrısında bulunarak "Üye ülkeler ABD ile tek taraflı ikili müzakerelere girişmekten kaçınmalı. Sorunları birlik içinde, ortaklaşa çözmeliyiz. Bir arada olduğumuzda eşit güçleriz." ifadelerini kullandı.
Kallas'ın bu uyarısı, özellikle Almanya, Fransa gibi büyük ülkelerin ABD ile ayrı ayrı pazarlık yapmasının, birliğin genel çıkarlarına zarar vereceği endişesinden kaynaklanıyor.
Savunmada ikili strateji: "ABD'den al, kendin yatırım yap"
Kallas, savunma konusunda pragmatik bir yaklaşım sergileyerek kısa ve uzun vadeli hedefleri ayırdı:
Kısa vadede: Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu askeri kapasiteye sahip olmadığını kabul eden Kallas, "ihtiyacımız olan araçlara sahip olmadığımız için ABD'den satın almaya devam etmeliyiz" dedi.
Uzun vadede: "Tüm yumurtaları aynı sepete koymamak" gerektiğini vurgulayan Kallas, Avrupa'nın kendi savunma sanayisine yatırım yapması ve ABD'ye olan bağımlılığı azaltması gerektiğini söyledi.
Siyasi analistlere göre Kallas'ın açıklamaları, ABD-AB ilişkilerinin Soğuk Savaş sonrası dönemin en düşük seviyesinde olduğunu teyit ediyor.
Kallas'ın "birlik olma" çağrısı, bir yandan ABD baskısına karşı direncin, diğer yandan üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle ortak bir çözüm bulmakta zorlanan bir Avrupa'nın fotoğrafını çiziyor.



