İran Uzmanlar Meclisi, Pazar günü yaptığı açıklamayla ülkenin yeni dini liderinin Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney olduğunu duyurdu .

Bu kritik liderlik değişiminin hemen ardından Pekin'de bir basın toplantısı düzenleyen İran'ın Çin Büyükelçisi Abdolreza Rahmani Fazli, İran'ın bundan sonraki yol haritasına dair önemli sinyaller verdi.

Global Times muhabirinin, "Yeni dini liderin önderliğinde İran, krizi siyasi ve diplomatik yollarla çözmeye devam edecek mi?" sorusuna yanıt veren Fazli, Tahran yönetiminin üç aşamalı kapsamlı bir plan savunduğunu belirtti. Büyükelçi, bu planın üst düzey İranlı yetkililer arasında yapılan telefon görüşmelerinde olgunlaştırıldığını ifade etti.

İran'ın "üç aşamalı" barış planı

Büyükelçi Fazli'nin açıkladığı plan, ateşkesten çok taraflı garantilere uzanan kapsamlı bir diplomatik süreci öngörüyor:

Birinci Aşama: Ateşkes ve saldırıların durdurulması

Laricani'den Trump'a: "İran halkı boş tehditlerinizden korkmuyor"
Laricani'den Trump'a: "İran halkı boş tehditlerinizden korkmuyor"
İçeriği Görüntüle

Planın ilk ve en acil maddesi, savaşın sona erdirilmesi ve ateşkes sağlanması. Fazli, savaşı başlatan tarafın saldırılarına son vermesi gerektiğini vurgulayarak, "ABD ve İsrail'i tüm askeri saldırıları derhal durdurmaya zorlamak için harekete geçilmelidir" çağrısında bulundu.

İkinci Aşama: Garantili müzakereler

İkinci aşama, müzakere masasına dönüşü hedefliyor. Ancak Büyükelçi, bu aşamanın neredeyse imkansız olduğuna dikkat çekti. Bunun gerekçesini ise tek bir cümleyle açıkladı: "Çünkü artık ABD'ye güvenmiyoruz."

Fazli, müzakerelerin başlayabilmesi için "büyük dünya güçleri ve BM Güvenlik Konseyi'nin, müzakereler sırasında daha fazla saldırganlık eylemi yaşanmaması için bağlayıcı ve dokunulmaz garantiler vermesi" gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, varılacak anlaşmayı koruyacak kalıcı ve güvenilir bir mekanizma kurulmasını şart koştu.

Üçüncü Aşama: Çok taraflılık ve ortak direnç

Son aşama ise daha geniş bir uluslararası vizyonu yansıtıyor. Fazli, tüm ülkelerin tek taraflılığa karşı birlikte direnmesi ve çok taraflılığın gelişimini teşvik etmek için işbirliği yapması gerektiğini söyledi.

Büyükelçi, İran'ın bu ilkelere tam olarak saygı gösterilmesi ve uygulanması şartıyla diyaloğu yeniden başlatmaya hazır olduğunu vurguladı.

Çin'in arabuluculuk çabaları ve İran'dan övgü

İran'ın diplomatik girişimi, Çin'in bölgede yoğunlaştırdığı arabuluculuk trafiğiyle eş zamanlı gerçekleşti.

Çin Dışişleri Bakanlığı, Ortadoğu Özel Temsilcisi Zhai Jun'un Pazar günü Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ile görüştüğünü duyurdu .

Zhai Jun, Çin'in barışı aktif olarak teşvik etmek, düşmanlıkları sona erdirmek ve gerilimleri azaltmak için Körfez ülkeleriyle yapıcı rol oynamaya devam edeceğini söyledi.

Büyükelçi Fazli, Pekin'in bu çabalarını açıkça övgüyle karşıladı ve Çin'den beklentilerini dile getirdi. "Çin'in savaşı sona erdirmeye ve daha fazla saldırganlığı önlemeye yardımcı olacak her türlü önlemini memnuniyetle karşılıyoruz" diyen Fazli, "Büyük bir güç olarak Çin'in ilgili tarafları itidal göstermeye teşvik edebileceğine inandıklarını" belirtti. Bu çağrının, ateşkesin sağlanmasında ve saldırganlığın durdurulmasında çok önemli bir rol oynayacağını ifade etti .

Washington'a güven sorunu

Büyükelçi'nin açıklamalarındaki en dikkat çekici vurgu, ABD'ye duyulan derin güvensizlikti.

Fazli'nin "müzakerelerin neredeyse imkansız olduğunu" söyleyerek bunu doğrudan Washington yönetimine duyulan güvensizliğe bağlaması, iki ülke arasında diplomatik bir çözümün önündeki en büyük engeli gözler önüne serdi.

Bu tutum, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin daha önce yaptığı "Amerikalılarla tekrar müzakere etme meselesinin masada olacağını sanmıyorum" açıklamasıyla da örtüşüyor .