ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı saldırılardan sonra başlayan savaşta geçici ateşkes ile birlikte silahlar bir süreliğine sustu. Ancak İran'ın elindeki en büyük kozlardan birisi olan "Hürmüz Kartı" ABD'yi tedirgin etmeye devam ediyor. İran ABD ve İsrail ile bağlantılı olan ülkelerin gemilerine geçiş izni vermeyeceğini açıklamıştı. Hürmüz'ü kapatan İran bu konuda taviz vermek istemiyor buna karşın da ABD bölgedeki gemilere deniz ablukası uygulamaya çalışıyor.
Savaşın başlamasından sonra Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği 28 Şubat tarihinden önceki verilere göre ciddi şekilde azalmış gözüküyor. Gemi takip verilerine göre, İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı’ndan 279 gemi geçiş yaptı, 22 gemi İran müdahalesi ile karşılaştı.
3 tanker geçiş yaptı
LSEG ve Kpler verileri, salı (14 Nisan 2026) günü en az üç tankerin boğaz üzerinden Basra Körfezi’ne giriş yaptığını ortaya koydu.
Panama bayraklı Peace Gulf tankeri, İran karasularında yer alan Larak ve Hürmüz adaları arasındaki yeni rotayı kullanarak Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Hamriyah Limanı’na doğru ilerledi. Bu rota, İran Devrim Muhafızları’nın (IRGC) tüm gemilere zorunlu kıldığı güzergâh olarak dikkat çekiyor.
Daha önce Rich Starry ve Elpis tankerleri de boğazdan geçti. Söz konusu üç geminin İran limanlarına yönelmemesi nedeniyle, pazartesi günü yürürlüğe giren ABD ablukasından etkilenmedikleri belirtildi.
ABD ablukası yürürlükte
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), pazartesi günü yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump’ın talimatı doğrultusunda İran limanlarına yönelik deniz ablukasının Türkiye saatiyle 17.00’de devreye alındığını duyurdu.
Ablukanın, İran’ın Basra Körfezi ve Umman Denizi’ndeki tüm limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm ülkelere ait gemileri kapsadığı ifade edildi. Tahran ise buna karşılık olarak komşu Körfez ülkelerindeki limanları hedef alabileceği uyarısında bulundu.
İran, 28 Şubat’taki ABD-İsrail saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nı fiilen uluslararası gemi trafiğine kapattı.

Küresel taşımacılıkta kafa karışıklığı
Washington ve Tahran’ın gemilere yönelik çelişkili talimatlar vermesi, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz’de ciddi bir belirsizlik yarattı.
Savaş öncesinde gemiler, boğazda adeta bölünmüş otoyol gibi işleyen iki ayrı şeridi kullanıyordu. Günde dünya petrol ve gaz taşımacılığının beşte birinin geçtiği bu hatlarda, geliş ve gidiş yönleri birbirinden ayrılmıştı.
Ancak 2 Mart’ta IRGC üst düzey danışmanı İbrahim Cebari, boğazın “kapandığını” ilan ederek geçiş yapmaya çalışan gemilerin “ateşe verileceği” tehdidinde bulundu.
IRGC, ana geçiş hattında deniz mayını riski bulunduğunu belirterek eski rotayı “yasaklı bölge” ilan etti. Gemilere, yeni talimat kapsamında Larak Adası’nın kuzeyinden giriş yapıp güneyinden çıkmaları söylendi.

279 gemi geçiş yaptı
Savaşın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği yüzde 95’ten fazla azaldı. Kpler verilerine göre 28 Şubat ile 12 Nisan arasında yalnızca 279 gemi geçiş yaptı; bu sayı savaş öncesi günlük ortalama 100 geminin oldukça altında kaldı.
8 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkese rağmen boğazdan geçen gemi sayısı sadece 45’te kaldı.
Yüzlerce tanker ve geminin Körfez’de mahsur kalması, küresel petrol ve gaz arzında yüzde 20’lik bir düşüşe yol açarak tarihin en büyük yakıt tedarik krizlerinden birini tetikledi.
Savaşın ayrıca bölgedeki enerji üretim tesislerine zarar verdiği, petrol fiyatlarını yaklaşık yüzde 50 artırdığı ve özellikle Asya’daki alıcıları ağır şekilde etkilediği bildirildi.
22 gemi hedef alındı
Kpler verilerine göre savaşın başından bu yana Hürmüz Boğazı ve çevresinde toplam 22 gemi saldırıya uğradı.
Saldırıların 8’i Birleşik Arap Emirlikleri, 6’sı Umman, 2’şer tanesi Irak ve Katar karasularında gerçekleşti. Ayrıca Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan ve İran karasularında da birer saldırı kaydedildi.



