YouTube kanalındaki bir yayında sarf ettiği ifadeler nedeniyle “Cumhurbaşkanına tehdit” suçlamasıyla tutuklanan gazeteci Fatih Altaylı, tutukluluğunun 190. gününde, 29 Aralık’ta tahliye edildi. 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılan Altaylı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin yaptığı tutukluluk incelemesi kapsamında serbest bırakılmıştı.
Tahliyenin ardından yayın hayatına devam edip etmeyeceği merak konusu olan Altaylı, yaklaşık bir ay sonra yeni bir video yayımlayarak gözaltına alındığı günü ve cezaevi sürecine dair yaşadıklarını anlattı.
"Evde yaprak sarması yapıyordum"
Gözaltına alındığı günü anlatan Altaylı, olayın Haziran ayının sonlarında yaşandığını belirterek, “Evde Zeynep için yaprak sarması yapıyordum. Ocağa koymuştum. O sırada kapı çaldı” dedi.
Evde aynı zamanda kısa süre önce Türkiye’ye gelmiş Güney Afrikalı bir öğrencinin de bulunduğunu ifade eden Altaylı, öğrencilerle aynı evi paylaşmayı sevdiğini ve sık sık yurt dışından gelen misafirleri ağırladıklarını söyledi.
"Kapıyı açınca polislerle karşılaştım"
Kapıyı açtığında 5-6 polis memuruyla karşılaştığını belirten Altaylı, toplamda 8 civarında polis olduğunu düşündüğünü ifade etti. Polisleri görünce “Hazır mıyım?” diye sorduğunu aktaran Altaylı, giyinmek için içeri girmek istediğini ancak buna izin verilmediğini söyledi.
"Vedalaşma fırsatım bile olmadı"
Telefonunu içerden aldırdığını ancak eşiyle iletişim kurmasına izin verilmediğini belirten Altaylı, evdekilerle vedalaşma imkânı dahi bulamadığını dile getirdi. O sırada eşinin Bodrum’da olduğunu da sözlerine ekledi.
"Reina katili arka koridorumdaydı"
Altaylı, cezaevinde Reina saldırısının failiyle kendi arka koridorunda kaldığını belirterek, “Hiç pişmanlık yoktu, çok ürkütücüydü” ifadelerini kullandı.




