Umut TEZERER
CGTN Türkçe Servisi
Bu hafta konuğumuz girişimci Utku Güngör. Kendisi dokuz yıldır Çin'de yaşıyor. Yüksek lisans eğitimi için geldiği Beijing’de halen Tsinghua Üniversitesi'nde doktora çalışmalarına devam ediyor. Aynı zamanda, kurucusu olduğu Zeytin Dalı Danışmanlık ve Ticaret Şirketi aracılığıyla yaklaşık üç yıldır, Türkiye'den Çin'de iş yapmak isteyen veya Çin'den Türkiye'ye yatırım yapmayı planlayan iş insanlarına yatırım danışmanlığı hizmeti sunuyor.

Çin hikâyeniz nasıl başladı?
Hikayem, Beijing Uzay ve Havacılık Üniversitesi'nde 2017-2019 arasında aldığım yoğun bir Çince eğitim programıyla başladı. İkinci yılın sonunda, tercümanlık yapabilecek seviyeye ulaşmıştım. Ardından pandemi patlak verdi ve bu süreçte bir süre Çin'e dönemedim. O dönemde Oppo telefon firmasının İstanbul Tuzla'daki kuruluşu aşamasında, yaklaşık beş ay üretim sorumlusu olarak çalıştım. Burada da Çinli ekipler ile ciddi temaslarım oldu. Daha sonra Çin'in en büyük şirketlerinden Huawei'in İstanbul'daki merkezinde yaklaşık 1,5 yıl çalışma fırsatı buldum. Burada teknik tercümanlık yaptım ve aynı zamanda Çinli ve Türk mühendisler ile birlikte çeşitli projeleri yönettim. Aslında benim serüvenim esas olarak burada başladı ve gelişti. Çünkü günlük yaşamdaki Çince ile iş hayatındaki teknik ve profesyonel Çince çok farklıydı. Pandemi sona erince Çin'e artık gelebilirsiniz” dedi ve zaten çok özlemiştim, Çin'e geri döndüm. Yüksek lisans eğitimimi tamamladıktan sonra Guangzhou'da kendi danışmanlık ve ticaret şirketimi kurdum. Doktora eğitimim halen Çin'in Tsinghua Üniversitesi'nde devam ediyor. Şu anda, Türkiye'den Çin'e gelen iş insanlarına veya Çin'den Türkiye'ye yatırım yapmak isteyen Çinli iş insanlarına yatırım danışmanlığı hizmeti veriyorum.
Çinceyi daha önce biliyor muydunuz?
Hayır, hiç bilmiyordum.
Çince iletişim kurmakta sıkıntı yaşadınız mı?
Evet, başlarda zorlu bir dönem geçirdim. Ancak Türk öğrencilerin gözünü korkutmak istemem; kısa sürede bu süreci aşarsınız. Öncelikle Çince alfabesi olmayan bir dil. Bizim alfabemizde 29 harf var, değil mi? Çincede ise 70.000'den fazla karakter var ve bu karakterler sürekli yenilenir, değişir ve dinamiktir. Dolayısıyla başlangıçta karakterleri okuyamayabilirsiniz. Örneğin bir yerde “tuvalet” yazdığını görürsünüz ama bunun tuvalet anlamına geldiğini bilmezsiniz. Beni ilk zorlayan şey bu oldu.
İkinci olarak, Çincede sesler birbirine çok yakındır. Aynı ses gibi duyarsınız ama tamamen farklı anlamdadır. Aynı zamanda bu seslerin tonları vardır; Çince tonlu bir dildir. İlk defa bunu duyan anlamayabilir. Bu yüzden birisi konuştuğunda, hemen anlayamazsınız. Bunu anlamanız biraz zaman alır. Yazı dili ve konuşma dili olarak en çok zorlandığım iki nokta bunlardı.
Dil dışında Çin’de zorlandığınız başka şeyler oldu mu?
Kültürel açıdan oldu... Çinliler duygularını çok ifade etmeyen bir toplum. Yakın arkadaşlık kurmak zaman alır. Ancak iyi tarafı, Çinlilerle yakın arkadaşlık kurduğunuzda o dostluklar kalıcı oluyor. Ben biraz dışa dönük biriyim ve bu durumu çok hızlı bir şekilde aştım. Şunu da belirtmek isterim Umut Bey; Çin’de Avrupa’da olduğu gibi ırkçılık yoktur. Buraya geldiğinizde bu konuda hiçbir sorun yaşamaz, genel olarak iyi karşılanırsınız. Bence en önemli artılarından biri bu, ikincisi ise ülkenin çok güvenli olması. Bu da olumlu açıdan söyleyebileceğim iki nokta.

Eğitim için Çin'i tercih etmeniz stratejik bir hedef miydi?
Çin, 10 yıl önce de teknoloji ve bilim açısından dünyayı yakalamış ve hızlı bir şekilde ilerliyordu. Özellikle benim alanım olan makine mühendisliğinde dünyanın üst düzey teknoloji şirketleriyle yarışabilecek bir altyapı, bilgi birikimi ve üniversitelere sahip. Benim Çin'e gelme sebebim, motivasyonum buydu... Burada hem 5000 yıllık çok köklü bir uygarlık birikimi, hem de modern hayatı, yüksek teknolojiyi yakalamış, dünyaya önderlik edebilen bir ülke var. Şu an Çin'deki üretim, dünyadaki toplam üretimin yaklaşık %30'unu karşılıyor. Bu çok ciddi bir oran. Gerçekten çok kaliteli ürünler üretiliyor. Eskiden Çin, daha ucuz ve kalitesiz üretimle bilinirdi, ancak son 3 yılda gezdiğim 100'den fazla şehirde şunu gördüm, müthiş bir üretim kapasitesi ile çok kaliteli ve fiyat açısından müşterileri memnun eden ürünler üretiyorlar. Ayrıca Çin, artık dünyanın bilim ve teknoloji merkezlerinden biri. Bu sebeple hem eğitim hayatıma burada devam ettim, hem de sadece Türkiye'den gelen değil, dünyanın farklı yerlerinden insanlara teknoloji ve bilim alanında danışmanlık veren kendi şirketimi kurdum.
Özetle, basit bir ticaret firması kurmadım; buradaki teknolojiyi Türkiye ile buluşturabileceğimiz bir köprü, altyapıyı oluşturdum.
Şirketinizi ileride Türkiye'ye taşımayı düşünüyor musunuz?
Şirketin merkezi Çin'de kalacak. Eskiden insanlar ABD’ye gider, şirket açardı. Çünkü ABD, II. Dünya Savaşı'ndan sonra birçok şeyin merkeziydi ama artık bu merkez Çin. Türkiye'de şirket kurup Çin'den ürün getirebilirsiniz ancak bu pazara gerçekten hâkim olmak için burada yaşamanız gerekiyor.
Çin'de şirket açtığınızda bazı avantajlarınız da var. Örneğin, belirli ürün kategorilerinde ihracat yapıyorsanız Çin devleti vergi indirimi uyguluyor. Pazarı burada daha iyi ve yakından tanıyorsunuz. Daha iyi fiyatlarda, daha kaliteli ürünler alabiliyorsunuz. Bu yüzden burada yatırım yapmak sadece Türkler için değil, Çinliler için de çok değerli.
Firmamız şu avantajı sağlıyor: Türkiye'den satın alınan ve Çin’de üretilen bir ürünü müşteri adına yerinde denetliyoruz. İstenilen kalitede üretilip, üretilmediğini kontrol ediyoruz. Çinli üreticilere yeni, farklı fikir ve önerilerde bulunuyoruz. Bu nedenle şirketi Çin'de kurmak daha avantajlı. Ancak ileriye dönük planlarımız arasında elbette Türkiye'de de firma kurarak, iki ülke arasındaki bağı güçlendirmek var.

Çin'deki eğitim geçmişiniz ve iş tecrübeniz Türkiye'deki müşterilerinize ne tür avantajlar sağlıyor?
Makine mühendisi olmam, Türkiye'deki firmalara sunduğum en önemli avantaj. Türkiye’nin, Çin'den aldığı ürünler arasında özellikle makine ve ekipmanlar ilk sırada. Biz, Çin'de üretilen bir makineyi yerinde test ediyoruz. Doğru basınçta mı çalışıyor? Uygun pompalar kullanılmış mı? O pompalar istenilen verimde üretim yapabiliyor mu? Yerinde numune üretimini ve testleri denetleyip, Türkiye'ye detaylı rapor sunuyoruz. Bu çok önemli, çünkü makine Türkiye'ye geldiğinde istenen performansı gösterecek mi bilmiyorsunuz. Çin'de yerinde denetimler yaparak, makinenin gerçek performansını fabrikada test ederek Türkiye'deki firmalara bu hizmeti sunuyoruz.
Ayrıca teknik tercümanlık hizmeti veriyoruz. Proje bazlı Türkçe-Çince dil desteği veriyor, gerektiğinde fabrikada çevrimiçi toplantılar yaparak müşteriye anlık bilgi sağlıyoruz. Çin'de çok fazla al-sat yapan aracı firma var. Bizim en büyük farkımız; mühendislik birikimimizi işimize entegre ederek Türkiye'deki firmalara katma değer sağlıyoruz.
Peki Çin’de şirket kurmak zor mu?
Çok kolay değil. Belirli evraklar (diploma, sabıka kaydınız, pasaportunuz v.b.) gerekiyor. Eğer spesifik bir sektörde (örneğin medikal) şirket kuracaksanız, ek belgeler istenebiliyor. Ben danışmanlık alanında kurduğum için sürecim biraz daha hızlı oldu, ancak banka hesabı açma konusu biraz sorunlu olabiliyor. Çin'de paranın kontrolü çok sıkı bir şekilde ilerliyor. Kara para aklamaya karşı Çin devleti çok hassas. Hesabın hayali bir hesap olup olmadığından emin olmak istiyorlar. Çin'de yaşadığım için bunu da çok hızlı bir şekilde çözdüm.
Doktora devam ediyor, ne üzerine?
Lityum bataryalar üzerine doktora yapıyorum. Toplamda 4 yıl sürecek, 2 yılını tamamladım.
Çin, lityum bataryalar gibi teknolojilerde Batı ile kıyasladığında hangi noktada?
Lityum batarya üretiminde öncü ülkeler Japonya, Güney Kore ve ABD idi. Çin bu ülkelerle rekabet halindeydi. Ancak şu an dünyadaki Lityum batarya üretiminin yaklaşık %70-%80’ini Çinli firmalar yapıyor. CATL (Ningde Shidai) gibi dev üreticiler var. Doktora ekibimiz de Huawei, Ningde Shidai, BYD, Tesla, iPhone gibi firmalar ile çalışıyor. Araştırma alanımız; Bataryaların ısı güvenliği; yani kaba tabiriyle patlama riskini azaltmak ve yüksek sıcaklıkta verimliliğini artırmak üzerine. Çin'in bu alandaki en büyük araştırma gruplarından biriyiz, 100'e yakın yüksek lisans, doktora ve lisans öğrencimiz var ve şirketler ile doğrudan entegre çalışıyoruz.
Teori ile pratiğin birleştiğini görüyoruz… Şirketler ile öğrenciler, daha eğitim sürecinde tanışıyor...
Evet, Çin'de beni en çok etkileyen şey bu oldu. Bilimsel, teorik eğitim doğrudan pratikle entegre halde. Üniversitemiz (Tsinghua Üniversitesi) dünya sıralamasında 11. sırada ve 4 milyar dolardan fazla ödenek alıyor. Araştırma gurubumuz Otomobil Fakültesi'ne bağlı. Bir proje geldiğinde direkt deneysel sürece başlıyoruz: Bataryayı test ediyor, ısıtıyor, soğutma sistemlerini araştırıyor, tüm bunların simülasyonlarını yapıyoruz. Çin'in bugünkü başarısının arkasında üniversitelerinde teorik ve pratik eğitim bütünleşmesi yatıyor.
Türkiye'den Çin'e gelecek gençlere, üniversite eğitimi ve belki ileride iş kurmak için, hangi alanları hedeflemelerini önerirsin?
Yapay zekâ üzerine Çin'de çok yoğun araştırmalar var. Öte yandan robotlaşma Çin'de çok ciddi bir şekilde artıyor. Ve, tabii elektrikli araçlar… Robotlaşma, yapay zekâ, elektrikli araçlar... Bu alanlarda sayısız fırsat var. Ayrıca, Çin’in bir avantajı daha var. Avrupa veya Amerika'da çok çok zor girebileceğiniz veya yüksek meblağlar ödeyeceğiniz üniversitelere kıyasla Çin'de hem üniversite fiyatları daha uygun, hem de burs fırsatları daha fazla. Kendinizi çok hızlı bir şekilde geliştirebilirsiniz. Araştırma hocanızla aranız iyiyse bilgi paylaşımına çok açıklar.
Türk iş insanlarına ne önerirsiniz?
Türkiye'de iş insanı olsam Çin’i çok yakından takip ederim. Çin'de belirli dönemlerde belirli sektörler çok hızlı gelişiyor. 10-15 yıl önce güneş panelleri konusunda devletin müthiş bir desteği vardı. Türkiye'de 15 yıl önce güneş panelleri sektörüne giren firmalar kazandı. Çin'de her 5 yılda bir belirli alanlarda büyük atılımlar olur. Bu hiç sekmez.
Şimdi ne olacak? Robot endüstri açısından bir atılım olacak. Devlet desteği çok fazla. Vergiler oldukça düşük. Çin'de robot endüstrisi hizmet sektöründe 5 yıldır kullanılıyor. Otellerde, odalara servisler robotlarla yapılıyor. İleride Türkiye'de de böyle olacak. Türk iş insanı olsam bu sektörlerde Çinli partnerler ile işbirliğini geliştirir, bu yeni teknoloji ya da ürünleri Türkiye’ye taşımaya çalışırdım. Devletin vergi indirimi yaptığı, önünü açtığı sektörlere odaklanırdım.

Çin'in dijitalleşmede geldiği nokta, ticaretin önünü nasıl açıyor?
Çin'de dijitalleşme sayesinde ticaret inanılmaz hızlı, güvenilir ve ucuz. Örneğin, 1300 km uzaklıktan bir sipariş, 2-3 günde, çok düşük bir ücretle (yaklaşık 10 Yuan / 60 TL) kapınıza kadar geliyor. Çin’deki bu dijital altyapı ve lojistik ağı, ticareti hem içeride hem de dış dünyada (örneğin Türkiye'ye 45 günde deniz yoluyla ulaşım) son derece kolaylaştırıyor.
Mini Anket
Çin'deki genel yaşam kalitesinden ne kadar memnunsunuz?
8 puan veriyorum.
2 puan kırdınız…
2 puanı çalışma saatleri biraz uzun olduğu için kırdım.
İş ve kariyer memnuniyeti açısından puanınız…
10 veriyorum.
Çin toplumuna tamamen uyum sağladığınızı düşünüyor musunuz?
10. Sağladığımı düşünüyorum. En önemli etkenin Çince olduğunu düşünüyorum.
Ulaşım ve altyapı konusunda memnuniyetiniz nedir?
10. Dünyada gördüğüm en iyi sistem.
Çin mutfağına ve yemek alışkanlıklarına uyum…
Bir Çinli gibi Çin yemeklerini çok seviyorum. 10.
Günlük hayatta Çince iletişim kurabilmekte ne kadar rahatsınız?
Oldukça rahatım. Bir Kuzeyli gibi... Örneğin, taksi çağırıyorum, taksici geldiğinde “ben seni Çinli zannetmiştim” diyebiliyor. Ben de Pekin aksanı var ve Güneylilerden daha iyi konuştuğumu iddia ediyorum.
Çin’de güvenlik…
En ufak bir sorun yaşamadım. Kendimi Çok güvende hissediyorum. 10.
İşiniz dolayısıyla Çin'in birçok şehrine gidiyorsunuz. Güvenlik hissi hepsinde aynı mı?
100'den fazla şehir gezdim. Pekin çok daha güvenli elbette, ama diğer kırsal şehirlerde de hırsızlık gibi sorunlarla karşılaşmadım.
Çin'deki sağlık hizmetlerinden memnuniyetiniz nedir?
6 veriyorum.
Neden 6?
Türkiye'de sağlık sektörünün en sevdiğim yanlarından biri temel hizmetler ücretsizdir ve hızlı ulaşırsınız. Çin'de ise check-up veya bazı tetkikler için ücret ödersiniz. Şu an makul ama öğrenciyken bu durum beni zorlamıştı.
Buradaki Türk toplumuna erişim imkanları açısından puanınız…
Salgından önce 9-10'du. Şu an hem iş yoğunluğum hem de salgın sonrası Türk nüfusun azalması nedeniyle 5 diyebilirim.
Çin'de yaşamayı tavsiye etme puanınız kaç?
Yanlış yönlendirmek istemem. Dışa açık, değişime açık biri için 9-10. Ancak kapalı bir yapıya sahip biri zorlanabilir. Bu biraz da kişiyle alakalı. Kişiden kişiye değişir bence.
Çok teşekkür ediyoruz. Güzel bir söyleşiydi.
Beni ağırladığınız için çok teşekkür ediyorum.




