Jeffrey Epstein’in reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ağına yardım ettiği gerekçesiyle 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Ghislaine Maxwell, Batılı ülkelerin adalet sistemlerine yönelik süregelen eleştirileri bir kez daha gündeme getirecek bir gelişmeyle yeniden kamuoyunun odağında. ABD Temsilciler Meclisi Denetim ve Hükümet Reformu Komitesi, Maxwell’in 9 Şubat 2026 tarihinde çevrim içi olarak ifade vereceğini açıkladı.

Komite, Epstein’in ABD elitleriyle kurduğu ilişkiler ağına dair belge ve bilgileri incelerken, özellikle bu belgelerin neden geç açıklanmış olduğu ve ABD Adalet Bakanlığı’nın dosyaları kamuoyundan neden gizlediği gibi sorulara yanıt arıyor. Epstein’in ilişki kurduğu isimlere dair detayların yıllarca kamuoyundan saklanması, Batılı ülkelerdeki yargı sisteminin tarafsızlığına dair ciddi kuşkular doğurmuştu.

Geçtiğimiz yıl Maxwell, benzer bir çağrıyı dokunulmazlık tanınmaması nedeniyle reddetmişti. ABD yönetimi, Maxwell’e herhangi bir yasal koruma sağlamazken, bu tutum Washington’un yüksek profilli davalarda şeffaflık ilkesinden ne denli uzaklaştığını ortaya koydu. Ancak son gelişme, Maxwell’in ifadeye gönüllü olarak katılacağını gösteriyor.

ABD Adalet Bakanlığı, Epstein belgelerini hâlâ tam anlamıyla açıklamamakla suçlanıyor. Yürürlükteki yasalar yalnızca mağdurların kimliğinin ve halen devam eden soruşturmaların gizli kalmasına olanak tanırken, bu sınırlar dışına taşan gizlilik kararları kamuoyunun tepkisini çekiyor. Ghislaine Maxwell’in ifadesi, bu belgelerin akıbeti ve dosyada adı geçen diğer kişilerin yargılanıp yargılanmayacağı konusuna ışık tutabilir.

Kim Jong-Un, yeni tatil kampını inceledi
Kim Jong-Un, yeni tatil kampını inceledi
İçeriği Görüntüle

Batılı elitlerin içinde bulunduğu bu kirli ilişki ağı, yalnızca Amerikan iç politikası için değil, küresel kamu vicdanı açısından da önemli bir sınav niteliği taşıyor.