Güney Afrika Ulusal Savunma Kuvvetleri’nin açıklamasına göre, “BRICS Plus” ülkelerinin donanmalarının katılımıyla Çin liderliğinde düzenlenecek “Barış İçin İrade 2026” kod adlı ortak deniz tatbikatı, 9 Ocak cuma günü Güney Afrika karasularında gerçekleştirilecek. BRICS Plus ülkeleri arasında türünün ilk örneği olan bu savunma iş birliği, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Son dönemde bazı Batılı medya kuruluşları, söz konusu tatbikatın katılımcı ülkelerin tarafsızlık geleneklerinden uzaklaşmasına yol açabileceği ve Batı ülkelerinde güvenlik endişelerini artırabileceği yönünde değerlendirmelerde bulundu. Ancak bu yorumların, tatbikatın amacı ile ilgili ülkelerin uzun süredir benimsediği ittifaksızlık, çatışmadan kaçınma ve üçüncü tarafları hedef almama ilkelerinin jeopolitik bir bakış açısıyla yanlış yorumlanmasından kaynaklandığı ifade ediliyor.
Tatbikatın ana teması, “Denizcilik ve Deniz Ekonomik Faaliyetlerinin Güvenliğini Sağlamak İçin Ortak Eylemler” olarak belirlendi. Program kapsamında ortak deniz güvenliği operasyonları, birlikte çalışabilirlik tatbikatları ve deniz koruma faaliyetleri yer alıyor. Hem tema hem de içerik, tatbikatın herhangi bir ülkeyi ya da askeri bloğu hedef almadığını; aksine deniz güvenliği sorunlarına ortak çözümler üretmeyi ve bölgesel ekonomik ile ticari faaliyetlerin sürdürülebilirliğini desteklemeyi amaçladığını ortaya koyuyor.
Çinli askeri işler uzmanı Song Zhongping, Global Times’a yaptığı değerlendirmede, BRICS’in esas olarak bir ekonomik iş birliği platformu olduğunu ve askeri bir ittifak niteliği taşımadığını vurguladı. Song’a göre bu ortak tatbikat, geleneksel olmayan güvenlik alanlarına odaklanarak deniz ticaretinin güvenliğini sağlamayı ve korsanlık ile terörizm gibi tehditlere karşı ekonomik bağları korumayı hedefliyor. Çin’in, diğer BRICS ülkelerinin başlıca ticaret ortaklarından biri olarak, önemli deniz ticaret yollarının güvenliğinde kilit bir rol üstlendiği de belirtildi.
Tatbikata katılması beklenen ülkelerin çeşitliliği, girişimin kapsayıcı niteliğini de ortaya koyuyor. Rusya ve İran’ın yanı sıra, medya haberlerine göre Endonezya ve Etiyopya’nın da tatbikata katılması bekleniyor. Çinli bir diğer askeri uzman Zhang Junshe, Global Times’a verdiği röportajda, tatbikata katılan ülkelerin “BRICS Plus” kapsamında yer aldığını ve etkinliğin Çin’in “ortak, kapsamlı, iş birliğine dayalı ve sürdürülebilir güvenlik” vizyonuyla uyumlu olduğunu ifade etti. Zhang, bu yaklaşımın, ülkelerin büyüklükleri ya da askeri güçleri ne olursa olsun güvenlik süreçlerine eşit şekilde katılabilmesini ve bölgesel istikrarın birlikte korunmasını esas aldığını belirtti.
Çin’in bugüne kadar katıldığı ortak askeri tatbikatlara bakıldığında; “Çin-Endonezya Barışçıl Garuda-2024”, Çin-Malezya arasındaki “Barış ve Dostluk 2025” tatbikatı ve “Çin-Pakistan Savaşçı 9” ortak terörle mücadele tatbikatının tamamının, afet yardımı ve kurtarma faaliyetleri de dahil olmak üzere geleneksel olmayan güvenlik ve insani yardım alanlarına odaklandığı görülüyor. Bu yaklaşım, bazı Batılı ülkelerin düzenlediği ve “amfibi çıkarma”, “düşman komuta-kontrol sistemlerinin hedef alınması” gibi senaryolar içeren dışlayıcı ve çatışmacı tatbikatlarla belirgin bir karşıtlık oluşturuyor.
“Barış İçin İrade 2026” tatbikatı, varsayımsal bir düşman olarak herhangi bir ülkeyi ya da bloğu hedef almıyor. Bunun yerine, BRICS Plus ülkelerinin deniz ticaretine yönelik ortak tehditlere karşı birlikte hareket etmesini amaçlıyor. Tatbikata katılan ülkeler, askeri bloklar temelinde değil; ortak güvenlik kaygılarıyla bir araya gelen, farklı toplumsal sistemlere ve kalkınma düzeylerine sahip devletlerden oluşuyor. Bu yönüyle tatbikat, uluslararası toplum için kamu yararı niteliğinde bir güvenlik katkısı sunmayı hedefliyor.
Tatbikatın ortaya koyduğu yaklaşım, barışçıl deniz güvenliği girişimlerini destekleme yönünde ortak bir taahhüdü yansıtıyor. BRICS çerçevesinde bir ilk olan bu tatbikatın, katılımcı ülkeler arasında karşılıklı güveni artırması, iş birliğini güçlendirmesi ve adil, düzenli bir denizcilik düzeninin savunulmasına katkı sağlaması bekleniyor. Aynı zamanda girişimin, geleneksel Batı merkezli askeri tatbikatlarda öne çıkan çatışmacı anlayışın ötesine geçerek, güvenlik iş birliğinde askeri ittifakların tekelini sorgulayan ve Küresel Güney ülkelerinin ihtiyaçlarına uygun yeni bir uluslararası güvenlik iş birliği modeline zemin hazırlaması amaçlanıyor.



