Avrupa Parlamentosu ile Avrupa Birliği Konseyi, Avrupa'da bulunan ancak sığınma başvuruları reddedilen kişilerin üçüncü ülkelere gönderilmesini kolaylaştıran yeni düzenleme konusunda anlaşmaya vardı.

İsrail: Mossad'ın dış ilişkilerden sorumlu direktörü istifa etti
İsrail: Mossad'ın dış ilişkilerden sorumlu direktörü istifa etti
İçeriği Görüntüle

AP tarafından yapılan açıklamada, düzenlemenin üye devletlerin üçüncü ülkelerle geri dönüş merkezi anlaşmaları yapabilmesine hukuki çerçeve sağlayacağı belirtildi. Buna göre, hakkında geri gönderme kararı verilen kişiler belirlenen süre içinde ilgili ülkeyi terk etmekle yükümlü olacak.

Yeni kurallara göre geri dönüş merkezleri yalnızca insan haklarına, uluslararası hukuka ve geri göndermeme ilkesine saygı gösteren ülkelerde kurulabilecek. Refakatsiz çocukların ise bu uygulamanın dışında tutulacağı ifade edildi.

Düzenleme ayrıca, geri gönderme kararlarının Şengen Bilgi Sistemi üzerinden tüm Şengen ülkeleri tarafından görülebilmesini öngörüyor. Böylece üye ülkeler ortak bir Avrupa geri gönderme kararı uygulayabilecek veya yeni kararlar alabilecek.

Karara ilişkin değerlendirmede bulunan AB Komisyonu'nun İçişleri ve Göçten Sorumlu Üyesi Magnus Brunner, yeni sistemle birlikte Avrupa Birliği'nin göç yönetimi üzerinde daha fazla kontrol sahibi olacağını belirtti.

Düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için AP ve AB Konseyi'nin nihai onayı gerekiyor. Onay sürecinin tamamlanmasının ardından kararın AB Resmi Gazetesi'nde yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Arnavutluk modeli yeniden gündemde

Yeni düzenleme, özellikle Giorgia Meloni hükümetinin desteklediği geri dönüş merkezi modelini yeniden gündeme taşıdı. İtalya ile Edi Rama arasında 2023 yılında imzalanan anlaşma kapsamında, Akdeniz'de kurtarılan düzensiz göçmenlerin Arnavutluk'taki merkezlerde tutulması planlanmıştı.

Ancak Arnavutluk'ta kurulan merkezlere gönderilen göçmenlerin, İtalyan mahkemelerinin kararları doğrultusunda geri getirilmesi nedeniyle proje tam anlamıyla hayata geçirilememişti. Buna rağmen Avrupa'da düzensiz göçle mücadelede "üçüncü ülke modeli" tartışmaları sürüyor.

Yeni anlaşma, Avrupa Birliği'nin göç ve iltica politikalarında son yılların en kapsamlı değişikliklerinden biri olarak değerlendiriliyor.