ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yerel saatle pazartesi günü kritik minerallerin tedarik zincirlerinin güvenliğini ele almak üzere bir maliye bakanları toplantısı düzenledi. Bessent, bu tedarik zincirlerinin “son derece yoğunlaştığını ve kesintilere ile manipülasyona karşı savunmasız hale geldiğini” savundu.
ABD Hazine Bakanlığı’nın yayımladığı basın açıklamasında Çin’in adı geçmezken, Reuters ve Bloomberg başta olmak üzere bazı Batı medyası toplantıyı Çin’in nadir toprak elementleri sektöründeki rolüyle ilişkilendirdi. Reuters, daha önce yayımladığı bir haberde, bir ABD’li yetkilinin Bessent’in toplantıya katılan ülkeleri Çin’e olan kritik mineral bağımlılığını azaltma yönündeki çabaları hızlandırmaya çağıracağını söylediğini aktarmıştı.
Geniş katılımlı toplantı
ABD Hazine Bakanlığı’na göre toplantıya G7 ülkelerinin yanı sıra Avrupa Birliği, Avustralya, Hindistan, Güney Kore ve Meksika’dan yetkililer katıldı. Görüşmelerde, kritik minerallerin tedarik zincirlerindeki temel kırılganlıkların hızla giderilmesi konusunda güçlü ve ortak bir irade ortaya kondu.
Bessent, ülkelerin “ayrışma” yerine “ihtiyatlı risk azaltma” yolunu tercih edeceği konusunda iyimser olduğunu ifade ederek, mevcut eksikliklerin farkında olunduğunu ve tedarik zinciri dayanıklılığının artırılması gerektiğini vurguladı.
Batı medyasında Çin vurgusu
Resmî açıklamada Çin’den bahsedilmemesine rağmen, Reuters bir haberinde G7 ve diğer büyük ekonomilerin maliye bakanlarının Washington’da Çin’den gelen nadir toprak elementlerine olan bağımlılığı azaltmanın yollarını görüştüğünü yazdı.
Haberde, bu kapsamda fiyat tabanı oluşturulması ve alternatif tedarik kaynakları için yeni ortaklıklar kurulmasının ele alındığı belirtildi.
Bloomberg ise İtalya Maliye Bakanı Giancarlo Giorgetti’nin, bu girişimi “Batı ülkelerinin neredeyse tamamen bağımlı olduğu kritik hammaddelerde dayanıklılık oluşturmaya yönelik somut ve olumlu bir adım” olarak değerlendirdiğini aktardı.
Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil de ABD’nin bu konudaki baskısını “doğru” bulduğunu, ancak önümüzdeki haftalarda netleştirilmesi gereken pek çok soru olduğunu söyledi.
Çinli uzmanlardan tepki
Fudan Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Çin-Avrupa İlişkileri Merkezi Direktörü Jian Junbo, Global Times’a yaptığı açıklamada, toplantının temel hedefinin hâlâ Çin’in nadir toprak elementleri endüstrisi olduğunu söyledi.
Jian’a göre, söz konusu ülkeler bir yandan Çin’in nadir toprak elementleri tedarikine büyük ölçüde bağımlı, diğer yandan ise Çin’in bu sektördeki avantajları karşısında derin bir endişe ve kaygı duyuyor.
Jian, ABD’nin “tedarik zincirleri kesintiye ve manipülasyona açık” söyleminin, özünde Çin’e karşı uzun süredir izlenen “risk azaltma” yaklaşımının bir devamı olduğunu savundu.
Çin: İhracat kontrolleri hukuka uygun
Jian, Çin’in nadir toprak elementlerine yönelik ihracat kontrol önlemlerinin yasa ve yönetmeliklere uygun olduğunu ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarıyla tamamen örtüştüğünü vurguladı. Çin’in bu önlemleri almadan önce üretim ve tedarik zincirleri üzerindeki olası etkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiğini ve etkilerin sınırlı olacağına inandığını belirtti.
Çin Ticaret Bakanlığı da daha önce yaptığı açıklamalarda, ihracat kontrollerinin bir yasak anlamına gelmediğini, meşru sivil kullanımlar için yapılan ve düzenlemelere uygun başvuruların onaylanabileceğini ifade etmişti.
“Blok temelli yaklaşım gerçekçi değil”
Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nden araştırmacı Gao Lingyun ise ABD’nin kritik minerallerin tedarik güvenliğini blok temelli bir yaklaşımla sağlamaya çalışmasının son derece zor ve büyük ölçüde gerçekçi olmadığını söyledi.
Gao’ya göre nadir toprak elementleri endüstrisi yalnızca çıkarma ve işleme süreçlerinden ibaret değil; değer zinciri boyunca çok sayıda karmaşık bağlantıyı içeriyor. Bu nedenle tedarik zincirindeki yapısal sorunların çözümü, dar bir coğrafi ya da siyasi çerçevede değil, tüm tarafların gerçek iş birliğiyle mümkün olabilir.
Japonya ve Çin arasında gerilim
Reuters’ın aktardığına göre, Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama da Çin’e olan nadir toprak elementleri bağımlılığının hızla azaltılması gerektiği konusunda geniş bir mutabakat bulunduğunu söyledi.
Katayama, G7 ve benzer görüşteki ülkeler için Çin dışı tedarik kaynaklarını güçlendirmeye yönelik kısa, orta ve uzun vadeli politika önerileri sunduğunu belirtti.
Bu gelişmelerin ardından Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Japon şirketlerinin sivil kullanım için nadir toprak elementleri temininde yaşadığı zorluklara ilişkin haberleri hatırlatarak, Çin’in Japonya’ya yönelik bazı çift kullanımlı ürünlerde ihracat kontrollerini artırdığını söyledi.
Mao, bu adımların Çin’in ulusal güvenliğini ve çıkarlarını koruma ile nükleer silahların yayılmasının önlenmesi gibi uluslararası yükümlülükler kapsamında atıldığını vurguladı.
Çin: Küresel tedarik zincirleri için iş birliğine açığız
Mao Ning, Çin’in kritik minerallerin küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin güvenli ve istikrarlı tutulmasına yönelik tutumunun değişmediğini belirterek, bu hedef doğrultusunda tüm ülkelerin yapıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti.




