CGTN Türk Dış Haberler Servisi

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı saldırılarda stratejik hedeflerine ulaşamaması üzerine ilan edilen ateşkes tarafların güç gösterisi ve diplomasi hamleleri ile kırılgan bir atmosferde devam ediyor. ABD’nin Hürmüz’e dönük ablukayı sözde Özgürlük Operasyonu adı altında İran sularının derinliklerine taşıma girişimi Tahran yönetiminin kararlı duruşu ile boşa çıkarıldı. ABD Başkanı Donald Trump, operasyonun ertelenmesini müzakere masasında anlaşma ihtimali üzerine aldığını savunurken, Beyaz Saray’a yakın Axios sitesi de iki ülkenin tek sayfalık “düşmanlığı bitirme” belgesi üzerinde çalıştığını duyurdu.

Müzakere masasından çıkacak sonuç belirsizliğini korurken İran yönetimi ise diplomaside direksiyonu Çin’e kırmış durumda. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Çin’in başkenti Pekin’de Dışişleri Bakanı Wang Yi tarafından ağırlandı. Wang burada yaptığı açıklamada Çin’in İran’ın ulusal egemenliğini desteklediğini vurguladı. Bu egemenliğin bir parçası olarak İran’ın barışçıl biçimde nükleer kullanım hakkında sahip olduğunun altını çizen Wang Yi, Hürmüz Boğazı’nın normalleşmesinin uluslararası toplumun ortak beklentisi olduğunu dile getirdi.

Wang Yi ve Erakçi Pekin’de bir araya geldi
Wang Yi ve Erakçi Pekin’de bir araya geldi
İçeriği Görüntüle

Wang Yi: Bölgesel güvenlik mimarisi kurulmalı

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’ savaşın hissedildiği Körfez ülkelerinin İran ile diyaloğunu desteklediğini söyledi. Wang’ın bölge genelinde ortak bir güvenlik ve kalkınma mimarisi kurulması gerektiğini söylemesi ise dikkat çekti.

Çin yönetimi 2023 yılında İran ve Suudi Arabistan arasındaki normalleşmeye evsahipliği yapmıştı. İki ülke arasındaki normalleşme, Yemen gibi birçok cephede düşmanlıkların son bulmasına vesile olurken Tahran ve Riyad yönetimleri Filistin konusunda koordineli hareket etme kararı almışlardı. Ortadoğu’daki sorumlu diplomatik güç rolünü pekiştirmek isteyen Pekin yönetimi aynı zamanda Hamas ve Fetih başta olmak üzere Filistinli örgütlerinin birleşme müzakerelerin için masa kurmuştu.

Çin ile BRICS ve ŞİÖ gibi platformlarda buluşan İran Dışişleri Bakanı son ziyaretinde de Pekin’in pozisyonunu överek bu zamana kadar gösterilen çabalardan dolayı teşekkürlerini sundu. İran’ın tam kapsamlı ve haklarını garanti altına alan bir barış arzuladığının altını çizen Erakçi “savaş sırasında dahi Çin ile işbirliğinin derinleşerek” devam ettiğini ifade etti.

Çin’in çizdiği 2 yol haritası

ABD Başkanı Donald Trump’ın ziyareti öncesindeki temaslar bir kez daha Çin’in attığı adımları gündeme getirdi. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, nisan ayında krizi bitirmeye dönük 4 maddelik bir genel çerçeve çizmişti. Çin medyasında yer alan bilgilere göre bu maddeler “barış içinde bir arada yaşam ve bölgesel güvenlik mimarisi, egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygı, uluslararası hukukun uygulanması, güvenlik ve kalkınma dengesinin kurulması” olarak sıralanmıştı.

Çin aynı zamanda ABD-İran müzakerelerine evsahipliği yapan Pakistan ile de şu 5 maddeyi içeren bir yol haritası hazırlamıştı:

I. Düşmanlıkların derhal durdurulması:

II. Barış görüşmelerinin mümkün olan en kısa sürede başlatılması: ve barış görüşmeleri süresince güç kullanımından ya da güç kullanma tehdidinden kaçınmasını istemektedir.

III. Askeri olmayan hedeflerin güvenliği

IV. Deniz ticaret yollarının güvenliği

V. Birleşmiş Milletler Şartı’nın önceliği: Çin ve Pakistan, gerçek çok taraflılığın uygulanması, Birleşmiş Milletler’in merkezi rolünün birlikte güçlendirilmesi ve BM Şartı ile uluslararası hukukun amaç ve ilkelerine dayalı kapsamlı bir barış çerçevesinin oluşturularak kalıcı barışın sağlanması.