Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterleri ile Türkiye dahil 19 ülkenin Dışişleri Bakanları, 23 Şubat 2026 tarihli ortak açıklamada İsrail’in Batı Şeria’daki son kararlarına sert tepki gösterdi.

Açıklamada, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki “hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten” kararlar aldığı belirtilerek, bu adımların Filistin topraklarını sözde “devlet arazisi” olarak yeniden sınıflandırdığı, yasa dışı yerleşim faaliyetlerini hızlandırdığı ve İsrail idaresini derinleştirdiği ifade edildi.

Bildiride, söz konusu kararların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 tarihli istişari görüşü dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık ihlali olduğu vurgulandı. Bu adımların sahadaki gerçekliği değiştirmeyi ve “kabul edilemez fiilî ilhakı” ilerletmeyi amaçladığı kaydedildi.

“İki devletli çözüme doğrudan saldırı”

Ortak açıklamada, E1 projesinin onaylanması ve ihale sürecinin başlatılmasının İsrail’in yerleşim politikasında benzeri görülmemiş bir hızlanmaya işaret ettiği belirtildi. Bu tür adımların, Filistin Devleti’nin yaşayabilirliğine ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesine yönelik kasıtlı ve doğrudan bir saldırı olduğu ifade edildi.

Venezuela'da Dışişleri Bakanlığı'na yeni atamalar
Venezuela'da Dışişleri Bakanlığı'na yeni atamalar
İçeriği Görüntüle

Bakanlar, 1967’den bu yana işgal altında bulunan Filistin topraklarının —Doğu Kudüs dahil— demografik yapısını ve hukuki statüsünü değiştirmeye yönelik tüm tedbirleri reddettiklerini yineledi ve her türlü ilhaka karşı olduklarını bildirdi.

Yerleşimci şiddeti ve vergi gelirleri

Açıklamada, Batı Şeria’daki tırmanışa dikkat çekilerek İsrail’e Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetine son verme ve sorumluları hesap verebilir kılma çağrısı yapıldı. Ayrıca, Filistin Yönetimi’ne ait alıkonulan vergi gelirlerinin Paris Protokolü uyarınca derhal serbest bırakılması istendi. Bu gelirlerin Gazze ve Batı Şeria’daki temel kamu hizmetleri için hayati öneme sahip olduğu belirtildi.

Kudüs ve bölgesel barış vurgusu

Kudüs’teki kutsal mekânların tarihi ve hukuki statükosunun korunmasının önemine dikkat çekilen açıklamada, özellikle Ramazan ayı bağlamında statükoya yönelik ihlaller kınandı. Haşimi himayesinin özel rolü de vurgulandı.

Ortak bildiride, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde ve Arap Barış Girişimi doğrultusunda iki devletli çözüme dayalı adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşma yönündeki kararlılık yinelendi. İsrail-Filistin ihtilafının sona erdirilmesinin, bölgesel barış ve istikrar için şart olduğu ifade edildi.