Vietnam, 2025 yılında karşılaştığı çok sayıda zorluk ve engelin ardından, 2026 yılına yeni bir kalkınma anlayışı ile adım atıyor. Hükümetin elektronik gazetesinde yer alan bir analizde, bu yılın, kahraman bir ulusun yeniden doğuşunun başlangıcı olduğu ifade edildi.

Eski bakanlık danışmanı ve siyaset bilimci Nguyen Si Dung’un kaleme aldığı makalede, 2025 yılının kurumsal hazırlık ve stratejik yönelimlerin belirlenmesi açısından kritik bir dönem olduğu belirtilirken, 2026 yılının planlamadan uygulamaya geçiş yılı olarak şekilleneceği vurgulandı.

Komünist Parti Kongresi belirleyici olacak

Bu ay düzenlenmesi planlanan Vietnam Komünist Partisi (ÇKP) XIV. Ulusal Kongresi, kalkınmanın kalitesini ve ulusal rekabet gücünü artırmayı hedefleyen kararlar açısından büyük önem taşıyor. Kongrede alınacak kararların, tüm siyasi sistemin ve toplumun hareket planını belirleyeceği ifade edildi.

Putin’in konutuna saldırı dosyası ABD’de: Rusya verileri teslim etti
Putin’in konutuna saldırı dosyası ABD’de: Rusya verileri teslim etti
İçeriği Görüntüle

Nguyen Si Dung’a göre, 2026 yılı yalnızca ekonomik büyüme değil, aynı zamanda kalkınmanın niteliği, iş gücü verimliliği ve ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi açısından bir dönüm noktası olacak. Gelişmenin artık sadece hızlı büyüme ile değil, aynı zamanda istikrar, sosyal adalet ve sürdürülebilirlikle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Dijital dönüşüm ve özel sektör vurgusu

Makale, 2026 yılında kalkınmanın temel dinamiklerinin yalnızca bir faktöre bağlı olmayacağına dikkat çekiyor. Bunun yerine, kurumsal reformlar, dijital dönüşüm, bilim ve teknoloji, inovasyon ve özel sektörün rolü gibi çok sayıda yapısal unsurun bir araya gelerek yeni bir kalkınma sinerjisi oluşturması bekleniyor.

Nguyen Si Dung, yeni dönemin “toplumsal güvene açılma yılı” olacağına da dikkat çekti. Vatandaşların devlet politikalarına duyduğu güven, yatırımcıların şeffaf ve yasal güvenceye sahip bir ortam beklentisi ve toplumun genelinde çaba ve yaratıcılığın takdir edilmesi gerekliliği, kalkınmanın sürdürülebilirliği açısından kilit faktörler olarak gösterildi.