Rusya-Ukrayna çatışmalarını kışkırtan taraf olarak, NATO kendi hatalarını gözden geçirmek yerine, sorumluluğu başından beri barış için müzakere sağlamakla uğraşan Çin’e yüklemek istiyor.

Rusya-Ukrayna çatışmaları yaklaşık iki buçuk yıldır sürüyor. Uluslararası toplum, bu trajedinin nedenini gittikçe daha sakin ve rasyonel bir şekilde düşünebilir. Her geçen gün daha fazla insan şu gerçeğin farkına varıyor: NATO, ABD önderliğinde sürekli doğuya genişleyerek, Rusya’nın güvenlik alanını daraltıyor. Ancak bu, çatışmalara yol açan kaynağı oluşturuyor. Jeopolitik açıdan, ABD’nin bu çatışmayı kışkırtmasının amacı, Rusya’yı zayıflatırken, Avrupa’yı daha sıkı bir şekilde kontrol etmektir.

Trump net konuştu: ABD'nin istediği Taiwan'ın çıkarlarını en üst düzeyde sömürmektir Trump net konuştu: ABD'nin istediği Taiwan'ın çıkarlarını en üst düzeyde sömürmektir

Mevcut duruma bakıldığında, ABD kendi hegemonyacı çıkarlarını gerçekleştirmek için girişimlerini durdurmak niyetinde değil. Mayıs sonunda NATO tarafından yapılan açıklamada, Rusya-Ukrayna çatışmalarında Ukrayna'ya yılda en az 40 milyar avro tutarında uzun vadeli askeri destek vermeye devam edileceği duyuruldu. Şimdi, çatışmalardaki sorumluluğunu örtbas etmek amacıyla, NATO yalan hikayeler uydurarak, Çin'i "günah keçisi" ilan etmeye çalışıyor.

Zirve öncesinde NATO sık sık Çin’i eleştirdi ve tehdit etti, Çin ile Rusya arasındaki normal ekonomik ve ticari iş

birliğini karaladı, Çin'i Rusya'ya askeri destek sağlamakla suçladı. Ancak bu iddialarla ilgili olarak ABD ve Batılı ülkeler henüz somut bir kanıt ortaya koyamadı, hatta ABD ordusu yetkilisi bile Çin’in Rusya-Ukrayna çatışmalarında Rusya’ya askeri yardım sağlamadığını itiraf etti.

Çin Dışişleri Üniversitesi’nden Profesör Li Haidong, ABD’nin kontrolündeki NATO’nun Çin’i Rusya-Ukrayna çatışmalarına bağlamaya çalışmasının ve sözde "Çin tehdidi" iddiasını yaymasının NATO’nun Asya-Pasifik versiyonunun oluşturulması için bahane yaratmayı amaçladığını ifade etti.

Ancak "Suçu Çin’e atmak" NATO’nun sorumluluklarını örtemez. Çin, Ukrayna krizinin ne yaratıcısı ne de tarafıdır. Çin’in Ukrayna meselesindeki temel tutumu barışçıl müzakereleri ve siyasi çözümü teşvik etmektir. Çin’in söz konusu tutumu uluslararası toplumda geniş kabul gördü ve takdir edildi.

Geçen yıldan beri Çin hükümeti Ukrayna krizinin çözümü için Avrasya işlerinden sorumlu özel temsilcisini göndererek üç tur mekik diplomasisi gerçekleştirdi. Geçen Mayıs ayında Çin ile Brezilya arasında Ukrayna krizinin siyasi çözümü için varılan altı maddelik fikir birliği, 100’ü aşkın ülke tarafından olumlu karşılandı. Çin krizin barışçıl yoldan çözülmesine yararlı olan her türlü çabayı teşvik ediyor ve destekliyor. Çin, krizin bir an önce sona ermesi için yapıcı ve sorumlu rol oynamaya devam edecek.

Chen Tingyao