Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda bu hafta, Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda 15 Ekim 2025’te kabul edilen “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” görüşülecek.
Teklifin en dikkat çeken düzenlemeleri, koruma alanlarındaki yapılaşma ve işletme sürelerine ilişkin hükümleri içeriyor.
Buna göre, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ile Turizm Merkezleri dışında kalan milli park ve tabiat parklarında, kamu yararı bulunması ve planlara uygun olması şartıyla turistik amaçlı bina ve tesis yapılmasına izin verilebilecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın görüşü alınarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilecek izinlerle, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri lehine intifa hakkı tesis edilecek.
99 yıla kadar uzatılabilecek
Düzenlemeye göre intifa hakkı süresi 49 yıl olarak belirlenecek. İşletmesinin başarılı olduğu Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belgelenen tesislerde bu süre, Tarım ve Orman Bakanlığı’nca rayiç bedel üzerinden yapılacak değerlendirmeyle 99 yıla kadar uzatılabilecek. Süre sonunda tesisler Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün tasarrufuna geçecek.
Teklif, milli park sınırları içerisindeki altyapı çalışmalarının kapsamını da genişletiyor. Planlara uygun olması, kamu yararı ve zaruret bulunması halinde ulaşım yolları, elektrik iletim ve nakil hatları, petrol ve doğal gaz iletim hatları, trafo ve haberleşme altyapıları ile su, termal su ve atık su tesislerine bedeli karşılığında izin verilebilecek. İçme suyu temini açısından aciliyet taşıyan ve kamu yararı bulunan tesislerde ise uzun devreli gelişme planı şartı aranmayacak.
Teklife göre milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının planları Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanacak. Genel Müdürlük, sulak alanların korunması ve nesli tehdit altındaki türlerin denetimi konusunda yetkili olacak. Korunan alanlardaki suçların takibi, orman muhafaza memurlarının yanı sıra av ve doğa koruma memurları ile saha bekçileri tarafından da yapılabilecek.
Kaçak giriş cezası 14 katına çıkarılıyor
Ekolojik dengeyi bozan, yaban hayatına zarar veren, kaçak yapı kuran ya da orman ürünlerini izinsiz kullananlara yönelik cezalar da düzenleniyor. Bu fiilleri işleyenlere, daha ağır bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası verilebilecek. Giriş ücreti ödemeden milli parka girenlere ise giriş ücretinin 14 katı tutarında idari para cezası uygulanacak.
Tahribat hız kazanacak, denetim zayıflayacak
Kanun teklifi, milli parkların koruma statüsünün zayıflatılacağı ve otel yapımının önünün açılacağı iddiaları nedeniyle tartışmalara yol açtı. İstanbul Barosu Çevre Kent ve İmar Hukuku Komisyonu hazırladığı raporda şu tespitlere yer verdi:
"Teklifte doğayı gerçek anlamda korumaktan çok, tabiat alanlarını kontrol altına almayı ve turizm ile ekonomik getiriye açmayı hedefleyen bir dil kullanılmaktadır. Korunan alanlara dair izin süreçleri özel kişi ve şirketler lehine yeniden düzenlenmektedir... Teklifin yasalaşması halinde tarım alanlarımızda, kıyılarımızda, ormanlarımızda, derelerimizde günden güne artan tahribatla birlikte milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip alanlardaki tahribatlar hız kazanacak, denetim ise zayıflayacaktır."





