Umut TEZERER
CGTN Türkçe Servisi
Çin’de yaşayan Türkler ile röportajlarımız sürüyor… Bugünkü konuğumuz Sedat Karakaş, bir işletmeci. Çin’de iş ve ticaret hayatı ile özellikle yemek sektörü üzerine uzun yıllara dayanan önemli bir deneyime sahip.
Sedat Bey, hangi iş ile meşgulsünüz.
Ben, 30 yıllık aşçıyım. Kız kardeşim 2009 yılında burada bir restoran açtı. "Ağabey, bizimle çalışır mısın?" dedi, ben de bu teklifi kabul ettim ve 2010 yılında Çin’e geldim. 2019 sonunda Türkiye'ye döndüm. Pandeminin ardından 2024 başından bu yana Sultan Restoran ailesinin Beijing şubesini işletmeye devam ediyorum.
Mesleki açıdan Çin'de nasıl bir ortamla karşılaştınız?
Türkiye ile Çin arasında bayağı bir kültürel fark var. Türk mutfağını Çin'e tanıtmak için elimizden geleni yaptık ve başardık. Çin halkı yemek yemeyi gerçekten çok seviyor ve ağzının tadını iyi biliyor. Nerede, hangi restoran, hangi kalitede lezzetli çok iyi biliyorlar. 2010 yılında Çinli müşterimizin oranı %10'u geçmiyordu. Şu an müşterilerimizin %50’sini Çinliler, %50’sini yabancılar oluşturuyor.

Çinliler dışında kimler restoranınızı tercih ediyor?
Genelde Ortadoğu ülkeleri. Bu %50'nin, yaklaşık %30'unu Orta Asya'dan gelenler, Arap ülkeleri ve Türki Cumhuriyetler… Yani, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan v.b. Kalan %20'sini ise Türkler ile Avrupalılar oluşturuyor.
Restoranınız, Beijing’de yaşayan Türkler için adeta bir buluşma noktası….
Evet, Sultan Restoran Beijing'de bir köprü görevi üstleniyor. İnsanların buluşma noktası... Çinliler bile Türk misafirlerini bizde ağırlıyor. Gelen Türkler de şaşırıyorlar. Onlara,"Gerçek Türkiye'ye hoş geldiniz" diyoruz. "Neden?" diye soruyorlar, “Yiyince anlarsınız” diyoruz. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim, birçok müşterimiz “Türkiye'de biz bu lezzeti bulamıyoruz" diyor. Sultan Restoran olarak kaliteden kesinlikle ödün vermiyoruz. Biber salçamız, mercimeğimiz, pirincimiz, yağımız… Yemeklerimizde kullandığımız birçok ürünü Türkiye'den getiriyoruz. Ayrıca daha lezzetlisini nasıl yaparız diye sürekli AR-GE içerisindeyiz.

Peki, Çinli müşterinin şaşırdığı, onlara değişik gelen lezzetler var mı?
Tabii, tatlılar özellikle... Bizim tatlılarımızı çok şekerli buluyorlar. Biz, bol şerbetli severiz. Ancak Çinliler o kadar şerbetli tatlı yiyemiyorlar. Biz de Çinlilerin damak tadına uyarlayarak ürünlerimizde şerbetin şekerini azalttık. Yine, Türk kültürünün vazgeçilmezi; yoğurdumuz ve ayranımız var. Yoğurdumuz sade bir tat olduğu için önceleri garip geldi Çinlilere. Biz de yoğurdun ballı ve meyvelisini çıkardık. Sade yerine, ballı ve meyveliyi daha çok tercih ediyorlar. Cacıkta salatalık olduğu için sade yoğurttan daha çok cacığı tercih ediyorlar. Ve, sarımsağı çok sever Çin halkı. İçerisinde hafif de sarımsak olduğu için cacığı daha çok tercih ediyorlar.
Başka benzer ya da farklı lezzetler var mı? En çok sipariş edilen favori yemek ne?
Evet, fark var. Çinliler genelde kuzu etini, kuzu yağını biraz ağır buluyor. Dana etini daha çok seviyorlar. Bizim dönerimiz dana etinden yapıldığı için, daha çok döner tercih ediyorlar. Dana steakleri ve kebap olarak bonfileden yapılan külbastıyı çok seviyorlar. Makarnayı, yumurtayı çok seviyorlar. Yumurtayı çok sevdikleri için menemenimizi ve yumurtalı pidelerimizi çok sipariş ediyorlar.

Pirinç Çin toplumunda çok seviliyor ve tüketiliyor. Peki, ya sütlaç?
Çinliler Sultan Restoran deyince hemen “sütlaç yemeye gidelim” diyorlar. Sütlacımızı içinde pirinç olduğu için çok seviyorlar. Sütlaçlarımızda Çin pirinci kullanıyoruz. Bu çok hoşlarına gidiyor. Türkiye'den farklı olarak, burada şeker miktarını biraz düşürdük. Önceden pek yemiyorlardı şimdi sütlaç bazen erken bitiyor, hatta yetiştiremeyip yok dediğimiz günler oluyor.
İşyerinde iletişim kurarken sorun yaşıyor musunuz?
İlk geldiğimde tabii ki dil problemi vardı. Tabak, bıçak, domates, biber nasıl söylenir bilmiyordum…. O yüzden temel kelimeleri, her gün 3 kelime olacak şekilde ezberledim. 3 ayda bayağı bir mutfak dilini öğrendim. 3 ay sonunda hiçbir zorluk çekmedim. Şu anda hayatımı idame ettirecek kadar Çincem var.
Aileniz de burada yaşıyor. Eşiniz ve çocuklar Çin’de nasıl zaman geçiriyor?
Kızım burada üniversitede İşletme Yönetimi okuyor. 2. sınıfa geçti. Okulunu ve arkadaşlarını çok seviyor, çok mutlu. Dersleri de gayet güzel. Oğlum ise özel bir okulda liseye gidiyor. Eşim ev hanımı. Ara sıra bana yardıma geliyor. Burada Türk arkadaşlarımız var, hanımları var. Sağ olsunlar hep birlikte güzel zaman geçiriyorlar.

Tamam, mutfağı taşımışsınız. Buna rağmen Türk kültürüne özgü özlediğiniz şeyler var mı?
Tabii ki, özlüyor insan memleketini... Özellikle sokak lezzetlerini özlüyorum. Mesela bir dönercinin önünde durup ekmek arası döneri yanında ayranıyla yemek... Ya da bir simit- ayran... Biz burada da yapıyoruz ama memleketin havası illaki farklı oluyor.
Çin'in misafirperverliği nasıl sizce?
Çin'in misafirperverliği bence çoğu ülkeden daha iyi. Yüksek derecede misafirperverler. Bir Çinlinin masasına oturun, "Karnım aç, bana yemek ısmarlar mısınız?" deyin, "Lütfen buyurun" der. Ben Çin'de bunu gördüm. Çin Halk Cumhuriyeti'ndeki insanlar sizi eğer çok sevdiyse ilk sorduğu soru; "Karnınız aç mı?". Önce yemek ısmarlamak istiyor size. Gerçekten misafirperverlikleri çok üst seviyede.
Peki siz Çin yemeği yiyor musunuz?
Benim en çok Lamian hoşuma gidiyor. Hot potları hoşuma gidiyor. Beijing ördeği güzel. Bunları seviyorum.
İşletmenizde kaç kişiye istihdam sağlıyorsunuz?
Beijing şubemizde şu an 60’ı Çinli, toplam 64 kişi çalışıyor. Çin genelinde diğer şubeler ile birlikte toplam personel sayımız 760. Çin’de 13 şubemiz var ve bu sayıyı arttırmaya devam ediyoruz. Haziran ayına kadar Hangzhou'da, Şanghay'da ve Yiwu'da yeni şubeler açacağız. Personel sayısı yaklaşık 1000 olacak. Yönetim Kurulu Başkanımız Özcan Bey ile ağabeyleri Halil ve Nevzat Beylerin hedefi 2030'a kadar Çin genelinde 50 şube açmak. Diğer şehirlerde görüşmeler devam ediyor.

Çin’de bürokrasi ve denetim sistemi nasıl?
Diğer şubelerimize nazaran Beijing şubemizde güvenliğinden hijyenine kadar yapılan denetimler daha fazla. Bu konuda Çin yönetimi çok iyi bir noktada. Biz gayet memnunuz bu uygulamalardan. Testler ve denetimlerden rahat bir şekilde geçiyoruz, geçtik. Zaten işinizi yaparken evrakından, dosyasına tüm süreç ile ilgili devlet hangi yolu izlememiz gerektiğini gösteriyor. O yoldan ilerlediğinizde hiçbir sıkıntı çekmiyorsunuz.

Gıda güvenliği konusunda Çin'in artıları ne sizce?
Haftalık periyodda sürekli kontrol ediliyoruz. Son kullanma tarihlerini kontrol ediyorlar. Mutfağımızdan numuneler alıp laboratuvarlarda teste tabi tutuyorlar. Gıda güvenliği üst seviyede. Bu konuda Çin gerçekten çok güvenilir bir ülke.
Burada iş kurmak isteyenlere ne tavsiye edersiniz? Bürokratik zorluklar var mı?
Öncelikle herkes kendi bildiği işi yapmalı. Bu, dünyanın kuralı. Mesleğiniz lokantacılık ya da aşçılık ise kesinlikle Çin'i tavsiye ederim. Çin'de bu sektör gerçekten geçerli bir sektör. Ticaret konusunda da Çin gerçekten üst seviyede. Ticaret yapmak isteyenler Çin'den dünyaya ticaret yapabilirler. Bürokratik bir sıkıntı çekmezler. Sadece, şirket evrakları düzgün olsun. Her girişimci burada ticaret yapabilir. Çin ticarete açık bir ülke.
Çin'deki sosyal hayat, ulaşım ya da sağlık ile ilgili gözlemleriniz neler?
Sağlık konusunda hastaneleri çok iyi. Ben çok memnunum. Örneğin MR çektiriyorsunuz. “Bir saat sonra gel sonucunu al” diyorlar. Sağlık konusunda kesinlikle çok ilerideler. Ulaşım konusunda da çok iyiler. Beijing'in altı komple metro sistemi... İstediğiniz her yere metroyla ulaşabiliyorsunuz. Didi diye bir uygulama var ve nerede olursanız olun çağırdığınızda iki dakika sonra taksi ayağınıza geliyor. Ulaşım konusunda kesinlikle aşmışlar.

Bizim ülkemizde de "keşke olsa" dediğiniz ne var Çin'de?
Yani, "keşke olsa" diyebileceğim iki şey var. 1- Metro ulaşımı. Keşke, istediğimiz her yere metroyla gidebilsek. 2- Hastaneler. Keşke, hastaneye gittiğimizde uzun süre beklemesek.
Ben de “paylaşıma açık bisikletleri” söyleyebilirim. Keşke, bizim ülkemizde de bol bol bisiklet kullanılsa...
Aynen, trafik... Yani belki trafiği rahatlatır, çözer diye düşünüyorum. Bir de sağlıklı bir şey bisiklete binmek.
MİNİ ANKET
Çin’de genel yaşam kalitesinden ne kadar memnunsunuz?
10 diyebilirim.
İş ve kariyer açısından memnuniyetiniz nedir?
Bu işi burada yapıyorum… Bir hasretlik var işte Türkiye'ye. Memnunum ama 9 diyebilirim bu soruya.
Neden 9?
Hasretlikten dolayı…
Çin toplumuna uyum sağladığınızı düşünüyor musunuz?
Evet, burada birçok arkadaşım var. Kültür farkımız var ama 10 üzerinden 8 gibi bir oranla uyum sağladım diyeyim.
Çin'deki ulaşım sistemi, altyapı konusundaki puanınız kaç olur?
Kesinlikle 10.
Çin mutfağını uyum sağlama memnuniyetiniz?
8 derim. Niye? Çünkü bizim damak tadımıza uymayan bazı sosları var. O sosları katmasalar yani 10 diyebilirim. Ama o soslar bazen bize değişik ve farklı geliyor.
Çince iletişim?
Bazı business kelimeler var. Genelde işimiz ile alakalı kelimelerini bildiğim için bazen söyleneni anlayamayabiliyorum. 9 diyebiliriz.
Çin'de güvenlik konusunda memnuniyetiniz nedir?
Kesinlikle 10. Çin o konuda çok güvenli bir ülke. Her köşe başında kameralar olsun... Güvenlik konusunu aşmışlar. Gece saat 2-3 olsun, sabaha kadar bir bayan tek başına caddelerde, sokaklarda hiç korkmadan yürüyebiliyor. Güvenlik önlemleri Çin’de hat safhada.
Sağlık hizmetlerine notunuz kaç olur 1 ile 10 arasında?
10.
Türk kültürüne erişim ya da Türklerle bir araya gelme memnuniyetiniz ne?
10 diyebiliriz. Çok rahatız bu konuda. Bir araya geliyoruz, oturuyoruz, sohbetlerimiz her şeyimiz yerli yerinde.
Türkiye'den buraya geleceklere Çin'i tavsiye etme olasılığınız ne?
Kesinlikle tavsiye ederim. Çin önü açık, geleceğe parlak bakan, her gün yenilikler içerisinde olan ve her gün değişik ürünler çıkaran bir ülke. Ticaret yapmak isteyenlere kesinlikle Çin'e gelmelerini tavsiye ederim. Çin gerçekten kayda değer bir ülke. Burada ticaret yapmak isteyenler büyük başarılar sağlayabilir. Önü açık.
Bu güzel sohbet için çok teşekkür ediyoruz.
Ben, teşekkür ederim.





