ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kongre'de yaptığı açıklamada, Çin'in Latin Amerika genelindeki liman ve uzay projelerinin tamamının "potansiyel çift kullanımlı askeri varlıklar" olarak görüldüğünü iddia etti.
Çinli analistler ise Washington'un bu söylemini, ABD'nin bölgedeki kendi hegemonik çıkarlarını koruma çabası olarak yorumluyor.
Kongre'de 'Çin tehdidi' anlatısı
Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde düzenlenen oturumda konuşan General Donovan, Çin'in Latin Amerika'daki yatırımlarını hedef alan dikkat çekici iddialarda bulundu. Donovan, "Çin'in kritik altyapı, kilit limanlar ve liman tesislerine yaptığı yatırımlar, Pekin'e bölgede bir dayanak noktası sağlıyor" dedi.
Komutan, bu yatırımların "istihbarat toplama, siber güvenlik açığı gibi potansiyel çift kullanımlı altyapı endişelerini artırdığını" öne sürdü. Ayrıca 2025 yılı sonları itibarıyla Çinli kuruluşların Güney Amerika ve Karayipler'de en az 12 uzay sahasında varlık gösterdiğini veya bu sahalara erişim sağlamaya çalıştığını iddia etti.
23 liman tesisi ve uzay üsleri iddiası
Washington Times gazetesinin aktardığına göre Donovan, güçlerinin Güney Amerika genelinde 23 liman tesisinde ve "uzay faaliyetlerini mümkün kılan" üslerde Çin'in faaliyetlerini izlediğini belirtti. Amerikalı komutan, bu tesislerin Çin'in Batı Yarımküre'deki uyduları izlemesine, ABD askeri varlıkları hakkında bilgi toplamasına ve hassas bilgileri ele geçirmesine olanak sağlayabileceğini savundu.
Çinli analistlerden sert tepki: "İkiyüzlülük"
Çinli askeri işler uzmanı Song Zhongping, Global Times'a yaptığı açıklamada Washington'un bu iddialarını sert bir dille eleştirdi.
Song, ABD'nin Çin'in Latin Amerika ülkeleriyle normal uzay ve altyapı işbirliğini sözde güvenlik endişesi olarak göstermesinin, Pekin'i bölgeden dışlamak için bir gerekçe oluşturma çabası olduğunu belirtti.
Zamanlama dikkat çekici
Song, ABD'nin bu söylemlerinin özellikle dikkat çekici bir dönemde ortaya çıktığına işaret etti:
-
ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu zorla ele geçirmiş olması
-
ABD Başkanı'nın açıkça "Küba'yı bir şekilde ele geçirmenin şerefi"nden bahsetmesi
Song, bu bağlamda ABD'nin söylemleri ve eylemlerinin çelişkili olduğunu, bunun içsel hegemonik mantığı ortaya koyduğunu ifade etti.
Çin'den yanıt: "Etki alanı arayışında değiliz"
Çin, Latin Amerika ile işbirliği konusunda ABD'nin suçlamalarına daha önce de yanıt vermişti. Geçen yıl Ağustos ayında Arjantin'deki Çin Büyükelçiliği Sözcüsü, dönemin ABD Güney Komutanlığı Komutanı Amiral Alvin Holsey'in saldırılarına yanıt olarak şu açıklamayı yapmıştı:
"Çin, her zaman eşitlik ve karşılıklı yarar ilkelerini izlemekte, uluslararası kurallar ve hukuk çerçevesinde Latin Amerika ülkeleriyle normal alışveriş ve işbirliği yürütmektedir. Çin asla sözde etki alanları aramaz, jeopolitik çatışmaya girmez ve hiçbir üçüncü tarafı hedef almaz."
Sözcü ayrıca, ABD'nin Latin Amerika ve Karayipler'i uzun zamandır "arka bahçesi" olarak gördüğünü, sık sık gümrük vergileri uyguladığını, zorla sınır dışı etmeler gerçekleştirdiğini, asker konuşlandırdığını ve gözetim yaptığını, bunların hepsinin ticareti aksattığını ve ulusal egemenliği tehdit ettiğini vurgulamıştı.
ABD'nin yeni stratejisi: Batı Yarımküre'yi korumak
South China Morning Post'ün haberine göre, Aralık ayında Beyaz Saray, Batılı olmayan güçlerin batı yarımküredeki nüfuslarını genişletmesini önlemeyi amaçlayan bir ulusal güvenlik stratejisi yayınladı.
Savunma Bakanlığı'nın batı yarımküreden sorumlu kıdemli sivil yetkilisi Joseph Humire, Salı günü bu anlatıyı yineleyerek Washington'un yaklaşımının "Alaska ve Grönland'dan Panama Kanalı ve çevre ülkelere kadar kilit bölgelere düşmanların erişimini engellemeyi" amaçladığını belirtti.
"ABD ikna edici bir alternatif sunamıyor"
New York Times'ın 10 Mart'ta yayınladığı "Latin Amerikalıların Zaten Ciddi Bir Ortağı Var - ve Bu Trump Değil" başlıklı makalede şu dikkat çekici değerlendirme yer aldı:
"Amerikalı yetkililer, sözde borç tuzağı diplomasisi ve Çin yapımı altyapının potansiyel çift kullanımlı askeri uygulamalarına atıfta bulunarak, Pekin ile ilişki kurmanın yarattığı riskler konusunda sık sık uyarıyorlar. Ancak Washington, ikna edici bir ekonomik alternatif sunmakta veya Latin Amerika ülkelerinin Çin'den uzaklaşmaktan nasıl fayda sağlayacağını açıklamakta zorlanıyor."
"Sömürge dönemi zihniyeti"
Song Zhongping, ABD'nin yaklaşımını daha geniş bir perspektiften değerlendirdi:
"ABD, etki alanı düşüncesinin yeniden canlanmasına doğru ilerliyor. Bu yaklaşım, modern yönetimden ziyade sömürge dönemi güç politikalarını anımsatıyor. 'Önce Amerika' zihniyetiyle aslında ABD'yi geriye götürme riski taşıyor ve diğer ülkeler arasında şüphe ile yabancılaşmayı derinleştiriyor."



