Özel Haberler

YKS öncesi uzman psikolog uyardı: "Sana güveniyorum" demek baskı yaratabilir!

YKS'ye sayılı günler kala Uzman Psikolog Aynur Sayım'dan ailelere kritik uyarı geldi. İyi niyetle söylenen "Sana güveniyorum" cümlesinin gençler üzerinde büyük bir baskı yarattığını belirten Sayım, sınav kaygısını yenmek için hayat kurtaran bir taktik paylaştı.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın yaklaşmasıyla birlikte öğrenci ve velilerde sınav heyecanı doruğa ulaştı.

Kısa süre önce Diyarbakır'da sınav stresi kaynaklı yaşanan üzücü olayın yanı sıra, 5 yanlış yapan kızına sosyal medyada sert tepki gösteren bir annenin videosu gündem oldu.

Uzman Psikolog Aynur Sayım, CGTN Türk Radyo'da Özgür Özbakır ve Kaan Yiğit'in sunduğu "Akşam Raporu" programında ailelere ve öğrencilere kritik tavsiyelerde bulundu.

"Öğrenciler sadece akademik değil, sosyal olarak da yıpranıyor"

Sınavlara hazırlık sürecinin günümüzde 2-3 yıl öncesinden başladığını belirten Uzman Psikolog Aynur Sayım, gençlerin bu süreçte spor, müzik ve arkadaş görüşmeleri gibi sosyal aktivitelerinden feragat etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.

Tam da kişilik gelişimlerinin oluştuğu bu dönemde, meslek seçimi baskısı ve gelecek kaygısının gençler üzerinde yoğun bir stres yarattığını ifade eden Sayım, bu zorlu aşamada en önemli faktörün aile desteği olduğunun altını çizdi.

Duygusal hazırlık ve "koşulsuz kabul" şart

Aynur Sayım, sınava hazırlığın sadece bilişsel (akademik) bir süreç olmadığını, çocuğun ilgi ve yeteneklerine göre bir program yapılarak duygusal hazırlığın da sağlanması gerektiğini belirtti. Çevrenin ve ailenin beklentilerinin çocuk üzerinde büyük bir baskı oluşturduğunu belirten uzman psikolog, ailelerin yargılayıcı veya eleştirel olmaktan kaçınması gerektiğini söyledi. Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin her koşulda aileleri tarafından "koşulsuz kabul edildiklerini" hissetmeye ihtiyaç duydukları ifade edildi.

Sınava sayılı günler kala ne yapılmalı?

Sınava az bir süre kala öğrencilerin kaygılarını tetiklememek adına ailelerin dikkat etmesi gereken önemli noktalar bulunuyor:

Uyku ve beslenme gibi temel sağlık kuralları dışında, sınav öncesi rutinlerin çok fazla dışına çıkılmamalı.

Genç kendisi açmadıkça, "Denemelerden kaç alıyorsun?", "Nereyi düşünüyorsun?" gibi sorularla sınav sürekli gündemde tutulmamalı; aksi takdirde bu durum kaygıyı artırır.

Ailelerin çocuğa iyi niyetle söylediği "Sana güveniyorum" cümlesi, çoğu zaman gençler üzerinde fazlasıyla baskı yaratabiliyor.

Kaygıyı yok eden yöntemi açıkladı

Sayım, öğrencilerin sınav anında yaşadığı "Ya başaramazsam?", "Ya hastalanırsam?", "Aileme, çevreme ne derim?" gibi negatif düşünceler için oldukça pratik bir taktik paylaştı.

Negatif düşünceleri cep telefonu piline benzeten Sayım; arka planda çalışan gereksiz uygulamaların telefonun şarjını tüketmesi gibi, negatif düşüncelerin de öğrencinin sınav anında odaklanması için gereken enerjiyi tükettiğini söyledi.

Öğrenciler bu düşünceler geldiğinde bedenlerinin ve zihinlerinin kendi kontrollerinde olduğunu hatırlamalı, diyafram nefesi alarak komutla yeniden sorulara odaklanmalıdırlar.

Ancak harekete geçmek, odaklanmak ve motivasyon sağlamak için az miktarda stresin (olumlu stres) de herkes için gerekli olduğu unutulmamalıdır.

"Sınav sonucu ne olursa olsun destek olun"

Sınav sonuçları açıklandıktan sonra velilerin tavrının ne olması gerektiğine değinen Sayım, sonucun ne olduğuna bakılmaksızın gence "sen bizim için değerlisin" mesajının verilmesi gerektiğini söyledi.

Sonuçta bir sorun varsa da nerede eksik olunduğunun birlikte değerlendirilmesi, faturanın sadece öğrenciye kesilmemesi ve gerekirse kariyer/rehberlik danışmanlığı alınarak sorumluluğun paylaşılması gerektiği vurgulandı.