Özel Haberler

Türkiye-Çin Akademik İşbirliği Toplantısı İstanbul’da yapıldı

Türkiye-Çin Akademik İş Birliği Kitap Tanıtım Toplantısı İstanbul’da gerçekleştirildi. Yayıncılık ve akademik iş birliğinin ele alındığı etkinliğe, Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin ile Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, katıldı. Jin Xin, CGTN Türk’e yaptığı değerlendirmede, Kuşak ve Yol Girişimi ile Orta Koridor’un uyumunun önemli sonuçlar doğurduğunu belirterek, Türkiye ve Çin’in “medeniyet komşuları” olduğunu vurguladı.

Türkiye-Çin Akademik İş Birliği Kitap Tanıtım Toplantısı, İstanbul’da bir otelde gerçekleştirildi. Harici ve Minerva Akademik Yayınevi’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin, Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, Nişantaşı Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Uğur Yozgat, Nişantaşı Eğitim Vakfı (NEV) ve İstanbul Nişantaşı Üniversitesi kurucusu Dr. Levent Uysal ile Beijing merkezli Contemporary World Press’in Direktörü Liu Juanjuan katıldı.

Etkinlikte, Contemporary World Press ile Nişantaşı Üniversitesi arasında “Çin Kalkınma Yolu Çeviri ve Yayıncılık Merkezi” başlıklı araştırma ve iş birliği platformunun kuruluşuna ilişkin tören düzenlendi.

Ayrıca etkinlik kapsamında, Zhu Zhongbo’nun kaleme aldığı, Contemporary World Press tarafından 2025 yılında yayımlanan ve İngilizce çevirisi Minerva Academic tarafından 2026 yılında Londra’da yayımlanacak olan “Dao Zihninin İnce Tezahürleri: Çin’in Birleşik Hanedanlıkları Bağlamında Stratejik Kültür ve Tarihsel Çıkarımlar” adlı eserin tanıtım töreni de gerçekleştirildi.

Medeniyetler arası etkileşim ve ortak kalkınma vurgusu

Açılışını Prof. Dr. Uğur Yozgat’ın yaptığı toplantıda konuşan Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin, Çin ve Türkiye’nin coğrafi olarak uzak olmasına rağmen medeniyetler arası etkileşimin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, iki binden fazla yıl önce Antik İpek Yolu’nun Doğu ile Batı medeniyetlerini birbirine bağladığını, iki ülke medeniyetlerinin karşılıklı öğrenme sürecinde geliştiğini ve derin bir dostluk biriktirdiğini ifade etti. Jin Xin, bu bağın, iki halkın ortak kültürel hafızasının önemli bir parçası hâline geldiğini söyledi.

Günümüzde dünyanın büyük değişimlerin hızlandığı, jeopolitik gerilimlerin arttığı ve kalkınma dengesizliklerinin derinleştiği kritik bir süreçten geçtiğini belirten Jin Xin, Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in “Medeniyetler arası etkileşim ve karşılıklı öğrenme, insanlığın ilerlemesinin önemli bir itici gücüdür” sözünü hatırlattı.

Küresel meydan okumalar karşısında medeniyet üstünlüğü anlayışının ve sıfır toplamlı düşüncenin terk edilmesi gerektiğini vurgulayan Jin, eşitlik, diyalog ve kapsayıcılığın savunulmasının hem Çin hem Türkiye’nin ortak yaklaşımı olduğunu ifade etti.

Jin, Çin’in her zaman barışçıl kalkınma yolunu izlediğini, istişare, ortak inşa ve paylaşım anlayışına dayalı küresel yönetişimi savunduğunu dile getirdi.

Çin-Türkiye iş birliğinde yeni dönem

Çin Komünist Partisi’nin Türkiye’deki dost siyasi partiler ve kuruluşlarla devlet yönetimi deneyimleri üzerine iş birliği ve karşılıklı etkileşimi geliştirmeye hazır olduğunu belirten Jin Xin, Çin ve Türkiye’nin yükselen ülkeler ve Küresel Güney’in önemli üyeleri olarak bağımsızlık ilkesine sahip devletler olduğunu söyledi.

Devletler arası ilişkilerin temelinin halkların yakınlığına dayandığını vurgulayan Jin Xin, iki ülkenin medeniyetler arası etkileşimi güçlendirmesinin ve somut iş birliğini derinleştirmesinin yalnızca iki halkın refahına değil, aynı zamanda küresel ölçekte ortak kalkınmaya da katkı sağlayacağını ifade etti.

Bu yıl Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Jin, bu vesileyle kültür ve medya alanındaki iş birliğini daha da güçlendirmeyi ve iki medeniyet arasında daha fazla etkileşim sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

Çin’den krizin başından bu yana diplomasi mesajı

Çin’in İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong ise konuşmasında, Çin’in Xi Jinping’in Yeni Dönemde Çin’e Özgü Sosyalizm Düşüncesi rehberliğinde hareket ettiğini belirterek, bu yaklaşım doğrultusunda dünya barışına ve küresel kalkınmaya katkı sunduklarını ve uluslararası topluma istikrar ile öngörülebilirlik sağladıklarını ifade etti.

Son dönemde yaşanan gelişmelere de değinen Wei, ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ihlal ederek İran’a yönelik gerçekleştirdiği askeri saldırıların bölgesel ve küresel istikrar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Çin’in, krizin başından bu yana gerilimin azaltılması ve çatışmaların sona erdirilmesi için aktif diplomatik çaba yürüttüğünü kaydeden Wei Xiaodong, bu kapsamda Wang Yi’nin ilgili ülkelerin mevkidaşlarıyla 26 ayrı telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini, Çin Hükümeti Orta Doğu Özel Temsilcisi’nin de Körfez bölgesinde temaslarda bulunduğunu aktardı.

Çin’in Pakistan ile birlikte bölgede barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik beş maddelik bir girişim ortaya koyduğunu söyleyen Wei, Çin’in Orta Doğu ve Körfez’de yapıcı rolünü sürdüreceğini ve istikrarlı kalkınmasıyla dünyaya yeni fırsatlar sunmaya devam edeceğini belirtti.

15. Beş Yıllık Plan’da halk odaklı kalkınma öne çıkıyor

Wei Xiaodong Çin’de kısa süre önce tamamlanan “İki Toplantı” sürecinde kabul edilen 15. Beş Yıllık Plan’ın, önümüzdeki döneme ilişkin ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerini ortaya koyduğunu ifade etti. Çin’in halk odaklı kalkınma anlayışını sürdürdüğünü, reform ve yönetişim arasında dengeli bir ilerleme sağlandığını, teknoloji destekli yönetişimin teşvik edildiğini ve bağımsız inovasyon ile medeniyetler arası etkileşimin güçlendirildiğini vurguladı. Bu yaklaşımın hem halkın refahını artırdığını hem de küresel kalkınmaya katkı sunduğunu dile getirdi.

Konuşmasının sonunda, Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıl dönümüne dikkat çeken Wei Xiaodong, iki ülke liderlerinin stratejik rehberliği doğrultusunda iş birliğinin daha da güçlenerek yeni bir aşamaya taşınacağına inandığını ifade etti.

Kuşak ve Yol ile Orta Koridor’un uyumlaştırılması önemli kazanımlar sağladı

Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Dış İlişkiler Bakan Yardımcısı Jin Xin, toplantı kapsamında CGTN Türk’e de değerlendirmelerde bulundu.

Çin ve Türkiye’nin tarih boyunca kendi kalkınma yollarını keşfederken karşılıklı öğrenme ve fayda temelinde ilerlediğini belirten Jin, günümüzde Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi ile Türkiye’nin Orta Koridor girişiminin uyumlaştırılmasının önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Türkiye ve Çin ‘medeniyet komşuları’

Türkiye’nin medeniyetler arası etkileşim ve karşılıklı öğrenme alanında uluslararası düzeyde önemli katkılar sunduğunu kaydeden Jin Xin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler çerçevesinde önerdiği Medeniyetler İttifakı girişiminin bu alanda önemli bir rol oynadığını hatırlattı.

Söz konusu girişimin medeniyetler arası diyalogu teşvik ettiğini ve “medeniyet üstünlüğü” anlayışına karşı önemli bir duruş sergilediğini ifade etti. Jin, üç yıl önce Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından ortaya konulan Küresel Medeniyet Girişimi’ne de değinerek, bu girişimin günümüzde artan medeniyetler arası gerilimlere karşı önemli bir yaklaşım sunduğunu belirtti.

Çin ve Türkiye’nin coğrafi olarak uzak olsa da kültürel açıdan birbirini anlayan iki ülke olduğunu ifade eden Jin, iki ülkenin “medeniyet komşuları” olarak nitelendirilebileceğini söyledi. İki ülkenin yalnızca ikili düzeyde değil, uluslararası platformlarda da iş birliğini güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Jin Xin, Küresel Medeniyet Girişimi’nin somut projelerle hayata geçirilmesinin önemine dikkat çekti.

Bu kapsamda, katılımcı, somut ve paylaşılabilir medeniyet iş birliği projelerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Jin Xin, hükümetler, siyasi partiler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasında eşgüdüm sağlanarak ortak bir anlayış oluşturulabileceğini belirterek, “küçük ama etkili” projelerin bu süreçte daha fazla somut sonuç üretmesini temenni etti

Program, başlıklı panel ile devam etti. Nişantaşı Üniversitesi’nden Doç. Dr. Efe Can Gürcan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Barış Doster, Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Altay Atlı ve Gedik Üniversitesi ASEAN Merkezi Müdürü Sibel Karabel’in değerlendirmeleriyle önemli başlıklar ele alındı.

Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleşen panelin ardından program sona erdi.