Aslı Ağırdil
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde 27-28 Mart tarihlerinde İstanbul’da düzenlenen STRATCOM Zirvesi, dünyanın dört bir yanından politika yapıcıları, diplomatları, iletişim uzmanlarını ve medya profesyonellerini bir araya getirdi.
37 ülke ve 5 uluslararası kuruluştan 159 üst düzey ismin katıldığı Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nde, küresel iletişim stratejileri ve bölgesel gelişmeler ele alındı.
Zirve kapsamında Sierra Leone Enformasyon ve Sivil Eğitim Bakanı Chernor Abdulai Bah, TÜRKSOY (Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı) Genel Sekreteri Sultan Raev ve Nijerya Haber Ajansı Genel Müdürü Ali Muhammed Ali, CGTN Türk’e özel değerlendirmelerde bulundu.
Katılımcılar, Çin ile iş birliklerinin güçlendiğini vurgularken, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji ve enflasyon üzerinden küresel baskıyı artırdığına dikkat çekti. Ortak mesaj ise netti: Çözüm diplomasi ve diyalog.
Sierra Leone’den Çin’e: Stratejik ortaklık her alanda güçleniyor
Sierra Leone Enformasyon ve Sivil Eğitim Bakanı Chernor Abdulai Bah, ülkesinin Çin ile ilişkilerinin onlarca yıla dayandığını ve iş birliğinin birçok alanda giderek güçlendiğini belirterek şunları söyledi:
'Çin, Sierra Leone’nin en eski ve köklü diplomatik ortaklarından biri olarak öne çıkıyor. Çin ile Sierra Leone arasındaki ilişkiler zaman içinde hemen her sektörde giderek güçlenerek devam ediyor. Bu iş birliğinin somut sonuçları, ülkede yapılan yollar, altyapı projeleri, stadyumlar ve diğer büyük ölçekli yatırımlarda açıkça görülüyor.
Ancak ilişkiler yalnızca altyapıyla sınırlı değil. İki ülke arasında güçlü bir “halktan halka” etkileşim de bulunuyor. Teknik bilgi transferi, uzman değişimi ve özellikle maden sektörü ile tarım alanındaki yatırımlar Sierra Leone’ye önemli katkılar sağlıyor. Bunun yanı sıra sağlık sektörü de iş birliğinin kritik başlıklarından biri. Özellikle Ebola salgını ve COVID-19 pandemisi gibi kriz dönemlerinde Çin’in sağladığı destek ve kaynak mobilizasyonu, bu ilişkinin değerini daha da artırdı. Bu nedenle Sierra Leone açısından Çin ile ilişkiler son derece kıymetli görülüyor ve gelecekte de geliştirilmesi hedefleniyor. Ülke yönetimi ve halkı bu iş birliğini derin bir takdirle karşılıyor.'
Orta Doğu gerilimi Batı Afrika’ya yansıdı: Yakıt krizi ve ekonomik baskı
Orta Doğu’daki gelişmelerin Batı Afrika ülkelerini, özellikle kendi ülkesini nasıl etkilediğini anlatan Bakan Bah, yakıt fiyatlarında ciddi artışlar gözlemlediklerini belirterek şunları söyledi:
'Orta Doğu’daki gelişmeler Batı Afrika ülkelerini, özellikle de Sierra Leone’yi doğrudan etkiliyor. Orta Doğu ve Körfez bölgesi gibi enerji açısından kritik bölgelerde yaşanan her çatışma, Batı Afrika’da ekonomik dalgalanmalara yol açıyor.
Sierra Leone’de son dönemde yakıt fiyatlarında ciddi artışlar gözlemleniyor. Bu durum yalnızca ülkeyle sınırlı kalmayıp tüm alt bölgede benzer şekilde hissediliyor. Sorun yalnızca fiyat artışı değil; aynı zamanda yakıt arzında yaşanan daralma ve tedarik sıkıntıları da önemli bir risk oluşturuyor. Artan maliyetler, ekonominin diğer alanlarına da yansıyor; enflasyon yükseliyor, fiyat istikrarı bozuluyor ve genel bir ekonomik baskı oluşuyor.
Ancak en kritik yaklaşım, küresel ölçekte çatışmaların sona erdirilmesi çağrısı. Sierra Leone, bu tür krizlerin dünya genelinde zincirleme etkiler yarattığını vurgulayarak diplomasiye dönüş çağrısını güçlü şekilde dile getiriyor. Ülke, çözümün ancak diyalog ve diplomatik yollarla mümkün olduğuna inanıyor. Çünkü bu tür çatışmalar, doğrudan tarafı olmayan ülkeleri bile derinden etkileyerek ekonomik ve sosyal açıdan ciddi sonuçlar doğuruyor.'
Nijerya’dan Çin’e güçlü vurgu: Çok boyutlu ortaklık derinleşiyor
Nijerya Haber Ajansı Genel Müdürü Ali Muhammed Ali ise CGTN Türk’e yaptığı açıklamada, ülkesinin Çin ile ilişkilerini son derece olumlu bir ortaklık olarak nitelendirerek, birçok alanda güçlü bağların bulunduğunu ifade etti ve şunları aktardı:
'Çin ile Nijerya arasındaki ilişkiler oldukça geniş bir yelpazeye yayılmış durumda. Bu ilişkiler; kültürel, ekonomik, eğitim ve medya alanlarını kapsayan çok boyutlu bir ortaklık niteliği taşıyor.
Çin, günümüzde Nijerya için önemli bir ortak haline gelmiş durumda. Eğitimden kültürel etkileşime, medya iş birliklerinden ticarete kadar pek çok alanda güçlü bağlar bulunuyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında ise Çin’in Nijerya’daki rolü oldukça belirgin. Ticaret, eğitim ve özellikle altyapı yatırımları ön plana çıkıyor. Çin, Nijerya’daki farklı şehirleri birbirine bağlayan büyük ölçekli demiryolu projeleriyle ülkenin ulaşım altyapısına önemli katkılar sağlıyor. Dünyanın en büyük ülkelerinden biri olan Çin ile Afrika’nın en kalabalık ülkesi olan Nijerya arasında bu nedenle pek çok ortak nokta bulunuyor. Kültürel değişim programları, öğrenci değişimleri ve benzeri girişimler de bu ilişkileri daha da derinleştiriyor. Tüm bu unsurlar, Çin’i Nijerya ekonomisinde önemli bir aktör haline getiriyor.'
Artan maliyetler, büyüyen toplumsal tepki!
ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın Nijerya ekonomisini olumsuz etkilediğini ve bu durumun halk arasında tepkilere yol açtığını belirten Ali Muhammed Ali, şunları söyledi:
Orta Doğu’daki gelişmelerin Nijerya üzerindeki etkileri de dikkat çekici. Bölgede yaşanan çatışmalar küresel ekonomiyi olumsuz yönde etkiliyor. Özellikle petrolün bu krizlerin merkezinde yer alması, Nijerya gibi büyük petrol üreticisi ülkeleri doğrudan etkiliyor.
Küresel petrol fiyatlarının yükselmesi, ülkede yaşam maliyetlerini artırdı. Enflasyon yükseldi, halkın alım gücü düştü ve genel yaşam standartları olumsuz yönde etkilendi. Bu durum Nijerya’da toplumsal tepkilere de yol açmış durumda. Halk, savaşın bir an önce sona ermesini istiyor. Pek çok Nijeryalı, bu çatışmayı gereksiz ve açık bir saldırganlık olarak değerlendiriyor. Genel beklenti, savaşın sona ermesi ve küresel ekonomik baskının hafiflemesi yönünde.
Sonuç olarak, Çin-Nijerya ilişkileri çok boyutlu ve güçlü bir şekilde ilerlerken, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler Nijerya ekonomisi üzerinde ciddi baskı oluşturmaya devam ediyor.
Sultan Raev: Çatışmalar karşısında diplomasi şart
Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı Genel Sekreteri Sultan Raev ise dünyada çatışmaların yoğunlaştığı ve bunun ciddi sonuçlar doğurduğu bir dönemde, kültürel diplomasinin her zamankinden daha önemli bir rol üstlendiğini vurgulayarak şunları söyledi:
'Bugün dünyada birçok bölgede çatışmaların arttığı, krizlerin derinleştiği bir dönemden geçiliyor. Bu tablo, yalnızca güvenlik açısından değil, insani ve ekonomik boyutlarıyla da ciddi sonuçlar doğuruyor.
Bu noktada kültürel diplomasi her zamankinden daha önemli bir rol üstleniyor. Türk Devletleri Teşkilatı gibi yapılar, kültürler arası diyaloğu güçlendirerek toplumlar arasında köprü kurmayı hedefliyor. Kurumun temel amacı; kültürel yakınlaşmayı artırmak, ortak değerleri öne çıkarmak ve ülkeler arasında barış içinde bir arada yaşama anlayışını güçlendirmek. Bu çerçevede yürütülen faaliyetler, raporlar ve iş birlikleri, sadece siyasi değil aynı zamanda toplumsal düzeyde de barışa katkı sunmayı amaçlıyor.
Tüm bu gelişmeler ışığında en kritik çözüm yolu olarak diplomasi öne çıkıyor. Günümüz koşullarında artık askeri yöntemlerin değil, diplomatik girişimlerin ön planda olması gerektiği vurgulanıyor. Barışın tesisi, ancak diyalog ve müzakere kanallarının açık tutulmasıyla mümkün olabilir.'