Japonya'nın başkenti Tokyo'nun merkezinde bulunan Yasukuni Tapınağı, ülkenin en tartışmalı dini mekânlarından biri olmayı sürdürüyor. İkinci Dünya Savaşı'nda hüküm giymiş 14 A sınıfı savaş suçlusunun da anıldığı tapınak, uzun yıllardır Japonya ile Çin ve Güney Kore başta olmak üzere komşu ülkeler arasında diplomatik gerilimlere neden oluyor.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, cumartesi günü başlayan üç günlük sonbahar festivali kapsamında Yasukuni Tapınağı'na, başbakanlık unvanını taşıyan saksı bitkisi şeklinde geleneksel bir adak gönderdi.

Japonya'nın savaş sonrası başbakanları arasında askeri genişlemeyi güçlü biçimde savunan sağcı siyasetçilerden biri olarak değerlendirilen Takaichi, daha önce de tapınağı ilkbahar ve sonbahar festivallerinde ve Japonya'nın İkinci Dünya Savaşı'nda koşulsuz teslim olduğu 15 Ağustos'un yıl dönümlerinde ziyaret etmişti.

Hırvatistan'dan Tek Çin politikası vurgusu
Hırvatistan'dan Tek Çin politikası vurgusu
İçeriği Görüntüle

Çin ve Güney Kore'den Yasukuni tepkisi

Japon liderlerin ve üst düzey hükümet yetkililerinin Yasukuni Tapınağı'na gerçekleştirdiği ziyaretler, Tokyo'nun Asya'daki komşularıyla ilişkilerinde uzun süredir gerilim yaratıyor.

15 Ağustos 2026'da Çin Dışişleri Bakanlığı, Takaichi'nin tapınağa para bağışında bulunması ve bazı kabine üyelerinin Japonya'nın İkinci Dünya Savaşı'ndaki teslimiyetinin 81. yıl dönümünde tapınağı ziyaret etmesi üzerine resmi protestoda bulunmuştu.

Çin Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, söz konusu ziyaret ve bağışlar için, "Bu, tarihsel adalete bir hakaret, medeniyetin temel normlarına bir meydan okuma ve savaş sonrası uluslararası düzene karşı bir provokasyondur" ifadelerini kullanmıştı.

Güney Kore Dışişleri Bakanlığı da gelişmelerin ardından yaptığı açıklamada, Japonya'nın sorumlu liderlerinin tarihi unutmasını ve tapınağa adak göndererek veya saygı duruşunda bulunarak geçmişteki davranışlarını tekrarlamasını kınamıştı.

Yasukuni Tapınağı'nda tarih nasıl çarpıtılıyor?

Japonya'nın savaş dönemindeki saldırgan politikalarından etkilenen ülkelerin tepkileri karşısında bazı Japon siyasetçiler, Yasukuni Tapınağı'nın yalnızca hayatını kaybedenlerin ruhlarını onurlandırmak ve teselli etmek amacıyla kurulmuş bir Şinto ibadet mekânı olduğunu savunuyor.

Ancak tapınakta Japon militarizmi ve ülkenin savaş geçmişiyle bağlantılı çok sayıda sembol bulunuyor.

Tapınaktaki iki büyük taş fenerin kaidelerinde Japonya'nın geçmişte yürüttüğü savaşları tasvir eden kabartmalar yer alıyor. Bunlar arasında 1894-1895 yıllarındaki Birinci Çin-Japon Savaşı ve Japon sömürge yönetimi altındaki Taiwan'da yerli halkın ayaklanmalarının bastırılması da bulunuyor.

Söz konusu olaylar, kabartmalarda Japon ordusunun askeri başarıları olarak öne çıkarılıyor. Bu tasvirlerden bazıları kartpostallarda da kullanılıyor.

Buna karşılık, Japon ordusunun askeri harekâtları sırasında hayatını kaybeden ve ağır acılar yaşayan Asyalı sivillerin deneyimlerine aynı şekilde yer verilmiyor.

CGTN'nin aktardığı verilere göre, yalnızca Çin'de Japon saldırganlığına karşı 14 yıl süren savaşta 35 milyondan fazla Çinli asker ve sivil hayatını kaybetti.

Savaş suçlusu Hideki Tojo, 'Şova Şehidi' olarak anılıyor

Yasukuni Tapınağı'na yönelik eleştirilerin önemli nedenlerinden biri de Japonya'nın savaş dönemindeki başbakanlarından Hideki Tojo'nun burada "Şova Şehidi" olarak anılması.

1941-1944 yılları arasında Japonya Başbakanı olarak görev yapan Tojo'nun yönetiminde Japonya, Asya genelinde milyonlarca insanın hayatını kaybettiği saldırgan bir savaş yürüttü.

Savaş, Doğu ve Güneydoğu Asya'nın büyük bölümüne yayılarak İngiliz kontrolündeki Hindistan sınırlarına kadar ulaştı. Japon ordusu işgal ettiği bölgelerde büyük çaplı katliamlar gerçekleştirdi, zorunlu çalışma uygulamalarına başvurdu ve geniş çaplı yıkıma neden oldu.

Tojo, savaşın ardından Uzak Doğu Uluslararası Askeri Mahkemesi tarafından savaş suçlarından ölüm cezasına çarptırıldı ve 1948 yılında asılarak idam edildi.

Yasukuni Tapınağı'nda anılan 14 A sınıfı savaş suçlusundan 13'ü, Japonya'nın Çin'e karşı yürüttüğü savaşta doğrudan yer aldı veya işgal politikalarının hazırlanması ve uygulanmasında önemli sorumluluk üstlendi.

Nanjing Katliamı müzede tek satırla anlatılıyor

Tapınak bünyesinde bulunan Yushukan Müzesi de Japonya'nın savaş geçmişini ele alış biçimi nedeniyle eleştirilerin odağında yer alıyor.

Müzede Japon İmparatorluğu'nun Asya'daki askeri fetihleri, bölge halklarının kurtuluşu olarak sunulurken savaş sırasında gerçekleştirilen katliamlar ve diğer ağır insan hakları ihlalleri büyük ölçüde göz ardı ediliyor.

Yaklaşık 300 bin Çinlinin hayatını kaybettiği Nanjing Katliamı, müzede yalnızca "sivil kıyafetler giymiş Çinli askerlerin" yargılanmasına ilişkin kısa bir ifadeyle ele alınıyor.

Çok sayıda insanın hayatını kaybettiği Tayland-Burma Demiryolu ise inşası sırasında yaşanan ağır koşullar ve ölümler yerine mühendislik açısından sağladığı faydalar üzerinden anlatılıyor.

Çince ve Korece açıklamalara yer verilmiyor

Japonya'daki diğer birçok tarihi mekânın aksine Yasukuni Tapınağı'nda Çince ve Korece rehberler ile bilgilendirici açıklamalar bulunmuyor.

Bazı Japon sağcı çevreleri ise Yushukan Müzesi için Çince ve Korece tanıtım materyalleri hazırlanmasını savunuyor. Bu öneriler, Çin ve Güney Kore'den gelen ziyaretçilerin Japonya'nın savaş geçmişine ilişkin müzede sunulan tarih anlatısını benimsemesini sağlamayı amaçlıyor.

Bununla birlikte müzeyi ziyaret eden herkes bu tarih anlatısını kabul etmiyor.

Yushukan'ın ziyaretçi defterine İngilizce mesaj bırakan ve kendisini "JD" olarak tanıtan bir ziyaretçi, "Japonya ve Japonların tarih algısı konusunda çok üzgün ve endişeliyim" ifadelerini kullandı.