Özel Haberler

Nanjing Üniversitesi Ulusal Orkestrası, Okan Üniversitesi’nde sahne aldı

Nanjing Üniversitesi Ulusal Orkestrası Türkiye turnesinin İstanbul ayağı kapsamında Boğaziçi Konfüçyüs Enstitüsü iş birliğiyle Okan Üniversitesi'nde sahne aldı. Çin İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong yaptığı konuşmada, müziğin farklı kültürleri aşan ortak bir dil olduğunu ve bu tür etkinliklerin halklar arasındaki karşılıklı anlayışı sürekli kıldığını vurguladı.

Nanjing Üniversitesi Ulusal Orkestrası, Türkiye turnesinin İstanbul ayağında, Boğaziçi Konfüçyüs Enstitüsü iş birliğiyle Okan Üniversitesi’nde sahne aldı.

Gecenin açılış konuşmasını yapan Çin İstanbul Başkonsolosu Wei Xiaodong, "Batı ve Doğu Bir Yolda, Geçmiş ve Günümüzden Muhteşem Besteler" başlıklı Türkiye turnesinin İstanbul ayağında konukları selamlayarak, 55 yıllık süreçte iki ülke ilişkilerinin sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde geliştiğini ifade etti.

"İş birliğimiz her geçen gün güçleniyor"

Wei Xiadong, farklı tarih, kültür ve sistemlere sahip ülkelerin karşılıklı saygı temelinde iş birliği yapabileceğini gösteren bu dostluğun, Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik liderliğinde ekonomi, ticaret, turizm ve eğitim gibi alanlarda her geçen gün güçlendiğini belirtti.

Başkonsolos Wei Xiaodong, konuşmasının devamında İstanbul’un iki ülke arasındaki somut iş birliği ve kültürel etkileşimdeki eşsiz coğrafi konumuna vurgu yaptı.

Üniversitelerin genç nesiller arasındaki bağları güçlendirmedeki rolüne değinen Xiaodong, bugün Çin’de 11 üniversitede Türk dili bölümü bulunduğunu, Türkiye’de ise 4 Konfüçyüs Enstitüsü’nün başarıyla faaliyet gösterdiğini hatırlattı.

"Çince binlerce yıllık bir medeniyeti geçmişten bugüne bağlayan bir kültür köprüsü"

Çin Film Haftası ve Başkonsolosluk Bursu gibi projelerle halklar arasındaki karşılıklı anlayışın pekiştiğini belirten Başkonsolos, Birleşmiş Milletler 17. Uluslararası Çince Günü’nün önemine de dikkat çekti. Çincenin binlerce yıllık bir medeniyeti geçmişten bugüne bağlayan bir kültür köprüsü, müziğin ise kültürleri aşan evrensel bir dil olduğunu ifade ederek, Çin halk müziğinin İpek Yolu üzerindeki ortak hafızaya seslendiğini dile getirdi.

"Doğudan gelen ezgiler, Çin ile Türkiye arasındaki kalıcı dostluğun simgesi"

Başkonsolos, bu turnenin gerçekleşmesinde emeği geçen İstanbul Okan Üniversitesi ve Konfüçyüs Enstitüsü’ne teşekkür ederek, Doğu’dan gelen bu ezgilerin Çin ile Türkiye arasındaki dostluğun kalıcı bir simgesi ve halklar arasında bir gönül köprüsü olması temennisiyle sözlerini noktaladı.

At Yarışı: İlerleme ve refah dolu bir yıl dileği

Başkonsolos Wei Xiadong'un konuşmasının ardından sahne alan Nanjing Üniversitesi Ulusal Orkestrası, farklı disiplinlerden gelen yetenekli öğrencileriyle müzikal yolculuğuna "At Yarışı" adlı eserle başladı. Kuzey Çin’in uçsuz bucaksız bozkırlarında dörtnala koşan binlerce atın coşkusunu ve dinamizmini geleneksel enstrümanlarla tasvir eden bu parça, izleyicilere ilerleme ve refah dolu bir yıl temennisiyle sunuldu.

Geleneksel bambu flütün ezgileriyle "Tahıl Taşıyan Atı Teşvik Etmek"

Programın ilerleyen bölümlerinde, geleneksel bambu flütünün başrolde olduğu "Tahıl Taşıyan Atı Teşvik Etmek" eseri sahnelendi. Bu parça, bambu flütün coşkulu ritimleriyle hasat sevincini ve geleceğe dair umut dolu beklentileri canlı bir şekilde izleyicilere yansıttı.

Çin Klasik Edebiyatı'nın nadide eseri sahnedeydi: Kızıl Köşkün Rüyası

Gecenin en dikkat çekici performanslarından biri, Çin klasik edebiyatının zirvesi kabul edilen "Kızıl Köşkün Rüyası" eserinin tema müziği oldu. 1980’li yıllarda televizyona uyarlanan dizisiyle bir sanat klasiği haline gelen bu eserin ezgileri, dinleyicilere duygusal ve derin bir kültürel deneyim sundu.

Program akışında ayrıca "Güzel Jiangnan", "Yasemin Kokusu", "Erquan Pınarında Ayın Yansıması", "Issız Dağda Kuş Sesleri" ve "Yao Halkının Dansı" gibi köklü geçmişe sahip birçok eser yer aldı.