Fransız sömürgeciliğini “suç” olarak tanımlayan Cezayir yasası, Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girdi.
Yasa, Fransa’nın 1830–1962 yılları arasında Cezayir’i sömürgeleştirmesini ve bu dönemin “doğrudan ve dolaylı etkilerini” devlet suçu olarak nitelendiriyor. Metinde ayrıca kasten adam öldürme, sivillere yönelik askeri saldırılar ve uluslararası alanda yasaklanmış silahların kullanımı gibi 31 farklı ve zamanaşımına tabi olmayan sömürge suçuna yer veriliyor.
Düzenlemede, Cezayir’in sömürge geçmişinin Fransa tarafından resmen tanınması için hukuki ve yargısal tüm yolların kullanılacağı belirtiliyor. Bu kapsamda, nükleer denemelerle ilgili meselelerin ele alınması ve “çalınan tarihi ve maddi varlıkların iadesi” talebi de gündeme getiriliyor.
Yasa metni ayrıca, Fransız sömürgeciliğini savunan veya bu dönemi suç olmaktan çıkarma ya da meşrulaştırma amacı taşıyan açıklama ve faaliyetlerde bulunan kişilerin hapis ve para cezasıyla cezalandırılacağını hükme bağlıyor.
Cezayir Parlamentosu’nun üst kanadı, Nisan ayında alt meclisin kabul ettiği tasarının ardından yasayı onaylamıştı. Nihai metinde Fransa’ya yönelik kapsamlı tazminat ve resmî özür taleplerine ilişkin bazı maddeler çıkarılırken, Sahra bölgesindeki Fransız nükleer denemelerinden etkilenen kişilerle ilgili hükümler korundu.
Cezayir ile Fransa arasındaki ilişkiler, göç politikaları, tarihsel anlaşmazlıklar ve Fransa’nın Batı Sahra konusunda Fas’a verdiği destek nedeniyle son dönemde daha da gerilmiş durumda. Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun, iki ülke arasındaki sorunların çözümü için tek yolun Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile doğrudan görüşme olduğunu ifade ediyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise 2021 yılında Cezayir’in sömürgeleştirilmesini “insanlığa karşı suç” olarak nitelendirmiş, ancak resmî bir devlet özrü dilemekten kaçınmıştı.